|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
 
GÜNCEL

‘Evet’ten korkan yargı Öcalan’a sarıldı

6 Eylül 2010 / NURSEL DİLEK,
Yargıda ortaya çıkan yeni ses kayıtları gündemi sarstı. Ses kayıtlarında hâkimlerden biri, iki yargıca referandumun iptali için her yolu denediklerini anlatıyor. Yine aynı ses, başvurulacak son bir senaryodan bahsediyor: Referandumda hayır için Abdullah Öcalan’dan yararlanmak...

 

‘Yapabileceğimiz nelerse, bize getirebilirsiniz. Geçen sene Ömer Bey (Faruk Eminağaoğlu) dosya getirmişti. O kararlarda Ömer Bey’in, YARSAV’ın büyük katkısı oldu! Biz buradan ayrılmadan, bunları gerçekleştirebiliriz. Bizim en büyük eksikliğimiz bir altyapının olmaması. Bize böyle araştırma geliştirme konularında bilgi verecek bir desteğin olmaması. Siz anlayamazsınız bunları. Dosyalara bakarsanız bunlar çok başarılı. Hakikaten fevkalade. Başsavcıların sicillerine baktık fevkalade. Ama dediğim gibi, biraz soruşturunca, aha işte…’

Bu sözler Ergenekon hâkim ve savcılarını görevden aldırmak istemesiyle gündemden düşmeyen Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyesi Ali Suat Ertosun’a ait. Ertosun, YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan’la konuşmalarında hâkim ve savcıları fişleyecek altyapı kurmalarını istiyor. Ayrıca eski başkan Eminağaoğlu’nun fişlediği hâkim ve savcılarla ilgili 6-7 karar aldıklarını itiraf ediyor.

Ertosun’a ait bu ses kaydı aslında geçen haftaki Aksiyon dergisinin ‘Yüksek Yargı Kulübü’ başlığıyla verilen haberinin en önemli ispatı. Zira haberde, hâkim ve savcılar ile başsavcı atamalarında liyakat, başarı, disiplin gibi konuların değil, daha çok fişlemelerin etkili olduğuna dikkat çekiliyordu. Ayrıca yüksek yargıya seçilebilmenin YARSAV’lı olmaktan geçtiğinden bahsediliyordu. Tarhan ve Ertosun arasındaki konuşmalar da HSYK kararlarında YARSAV’ın etkinliğini gözler önüne seriyor. Ertosun, YARSAV Yönetim Kurulu üyesi Fetih Sayın’ın “Benim yakinen haberim var efendim” diye onayladığı YARSAV listesini şu şekilde anlatıyor: “Fiilen de olsa bunları gerçekleştirmemiz lazım. Ama bir yerden başlamak lazım. Yani o açıdan bizden talepleriniz olursa. Geçen yıl onların bazıları oldu. Yani, benim şimdi kafamda bazı şeyler var. Akademide (Türkiye Adalet Akademisi) behemehâl etkili olmak lazım.”

Ertosun ve Tarhan’a ait son konuşmaların yanı sıra asıl skandal konuşma “Referandumda Öcalan’a çok ihtiyacımız var.” diyen Yargıtay 8. Dairesi üyesi Hamdi Yaver Aktan’a ait. Aktan daha önce de internete düşen ses kayıtlarında Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’i kurtarma planı yapmasıyla gündeme gelmişti. Son ortaya çıkan ses kaydında ise BDP’nin referandumdaki önemine dikkat çekerek boykot kararını aralarında geçen görüşmeler neticesinde aldıklarını söylüyor. Ayrıca, BDP’nin Kürtlerin yobaz bölümü olmadığını, yöneticilerinin solcu olduğunu, referandum sürecinde CHP’nin BDP’nin elinden tutması gerektiğini anlatıyor! Aktan, konuşmalarında teröristbaşı Öcalan’la ilgili de şok ifadelere yer veriyor. Referandumdan ‘hayır’ çıkması için teröristbaşı Öcalan ve PKK ile işbirliğine gidilmesi gerektiğini anlatıyor. Aktan’ın konuşmalarında yer alan bir diğer husus Ergenekon sanığı Başsavcı İlhan Cihaner’in avukatı Turgut Kazan’ın Selahattin Demirtaş’la KCK operasyonlarını konuşması.

Sesin sahibi Aktan, “O ses bana ait” diyor fakat değişik zamanlardaki konuşmalarının montajlandığını iddia ediyor. Teröristbaşı Öcalan’la ilgili söylediklerini ‘gündelik sohbet, analiz’ olarak nitelendiriyor! Turgut Kazan’ı BDP’ye gönderdiği iddiasını ise kabul etmiyor: “Bunlar Yargıtay’daki ortam dinlemeleri. Değişik zamanlardaki konuşmalar sanki tek bir konuşmaymış gibi montajlanıyor. Tahminime göre Mart ya da Nisan ayında. Turgut Kazan’ı BDP’ye gönderdiğim mümkün değil.” Aktan iddiaları reddederken Kazan, Demirtaş’la görüştüğünü ve KCK operasyonlarını konuştuklarını doğruluyor. Ancak konuşmanın Aktan’ın yönlendirmesiyle olmadığını belirtiyor.

Yüksek yargının Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yargılanabilmesi için üniversite hocalarına nasıl mütalaa hazırlattığı da internete düşen ses kayıtları arasında.  Aktan ile Erzincan’daki Ergenekon soruşturmasının 1 numaralı sanığı EDOK Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’in avukatı olduğu ileri sürülen kişi, üniversite hocalarının hangi amaçlarla kullanıldığını anlatıyor. Aktan, Galatasaray Üniversitesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Ümit Kocasakal hakkında şu ifadeleri kullanıyor: “Bu İstanbul’daki Ümit Kocasakal. Yav konuşması da iyi ya, miting konuşmacısı. Cesaretli, çarpıcı lafları var. Polemiği de iyi yapıyor. Polemik yapan o tür adam gerekiyor.” Aktan, istediklerini yapmayan akademisyenleri ise şöyle eleştiriyor: “Ya birkaç hoca daha

var da şeye çıkmıyorlar. Mesela İzmir’de Mustafa Ruhan Erdem var. Çok parlak bir profesör. Olmuyor herhâlde. Konuşmuyorlar ya işte. Ersan Şen biraz şey yapıyor. Ama Şen’dense Ümit Kocasakal çok istikrarlı, çok cesaretli. Askerler de çok seviyor.”

 

Yargıtay onursal üyesi Cevdet İlhan Günay:

‘ORDUYLA İŞBİRLİĞİ TUTMADI, SIRA PKK’DA’

 

Yasa dışı dinleme yapılmasını hoş bulmuyorum; ama böyle bir konuşma yapılmışsa, onu da çok talihsiz bir durum olarak görüyorum. Aslında çok şaşırtıcı bir şey değil, vaka-i adiyeden benim için; ama kamuoyu öyle görmez. Doğu Perinçek, Yalçın Küçük, Abdullah Öcalan’ın aynı safta olması ve onlarla ittifak yapılması normal. Kişiler yargıdaki egemenlikleri sona ermesin diye, ülkeyi bölmek isteyenlerle ittifak kuruyor demek ki. Sohbette dahi söylenmeyecek sözler. Bunlar teröristleri yargılayan ve ulusalcı geçinen arkadaşlar. Bölücülerle işbirliğine giriyorlar, demek ki memlekette çok tehlikeli oluşumlar var. Ben de 13 yıl üyelik yaptım. Ben böyle çözüm düşünemedim. Cumhuriyet mitinglerine bakın, ondan önceki aydın hareketlerine, üniversite rektörlerinin orduyu göreve çağıran afişlerine bakın. Orduyla işbirliği yaparak sonuca varamadılar. Şimdi PKK ile işbirliği yaparak sonuca varmaya çalışıyorlar. Son çare diye görüyorlar. Hatta referandumu yaptırmama amaçları var. Evet çıkacağını kuvvetle muhtemel biliyorlar. Bu olaylar yok oluşu gösteriyor, artık mızrak çuvala sığmıyor. PKK’nın bitirilmeyişinin sebebi de bazı çevrelerin devlet içinde bunlarla işbirliği yapması.

 

Reşat Petek (Emekli Başsavcı):

“ERGENEKON’UN YARGI AYAĞI ARAŞTIRILSIN”

 

Gerçekten vahim bir durum. Hâkimler tarafsızlıklarına gölge düşürecek eylem ve işlemlerde bulunamazlar, bu yönde açıklama yapamazlar. Hamdi Yaver Aktan’ın daha önce de bazı Ergenekon sanıklarının tahliyesi konusunda ismi gündeme geldi. Ama hiçbir işlem yapılmadı. Yüksek yargı, siyasi iktidarı başarısız kılmak, referandumda hayır oylarının çıkması için PKK terör örgütü lideriyle işbirliğini dahi düşünür hâle gelmişse hem ortada bir suç vardır hem de gerçekten Türkiye yargısını bir daha masaya yatırıp düşünmek zorundayız. Çünkü güvenlik birimleri PKK terör örgütüyle mücadele edecek, şehit verecek, şehit cenazeleri gelecek ama yüksek yargı, derin devlet yapılanmasında, siyasi irade ile mücadelesinde terör örgütüyle dahi işbirliğini göze alacak. Konuşmalardan ortaya çıkan anlam bu. Hukuken suç, ahlaken ayıp, siyaseten de asla yargının bulaşmaması gereken bir konu. Konuşmaları disiplin suçu olarak görmek kifayet etmez. Burada gerçekten Öcalan ile dahi işbirliğini gündeme getiren konuşmalar olduğuna göre, bu sesin sahipleri her kimler ise Ergenekon Terör Örgütü bağlantıları dâhil olmak üzere tüm bağlantılarının araştırılması lazım. Çünkü Ergenekon Terör Örgütü’nün yargı ayağı ve bürokrasi ayağı deşifre edilmedi Türkiye’de.