DOSYALAR

İstanbul'un orta yeri işporta

İstanbul'un orta yeri işporta
İstanbul'un önemli mekanlarından biri Eminönü. Hergün yüzlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Topkapı Sarayı, Mısır Çarşısı, Kapalı Çarşı ve Yeni Cami gibi tarihi dokusuyla vazgeçilmez bir semt. Hergün yüzlerce insanın uğrak yeri olan semt ticari olarak da İstanbul'un kilit noktalarından biri. Eminönü semtinin hergün kalabalık bir insan yığınını ağırlaması semti yıllardır işportacılar için vazgeçilmez bir hale getirmiş. Vapurdan, tramvaydan ya da herhangi bir otobüsten indiğinizde sizi geniş bir alana yayılmış ve birilerine birşeyler satmak için uğraşan işportacı kalabalığı karşılıyor. Geçimini işportacılıktan kazanan binlerce kişi için ekmek kapısı olmuş Eminönü.

Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bundan üç yıl önce başlattığı Topkapı Çevre Düzenleme Projesi kapsamında önce Anadolu ve Trakya otogarlarını kaldırması ve ardından otogarda bulunan çarşıları yıkması ile birlikte burada bulunan işportacılarla mücadele başlatması sonucu bu işportacıların bir çoğu kendilerine yeni çalışma mekanları buldu. Topkapı'yı düzenleme projesi çerçevesinde işportacıların buradan kaldırılması sonuçta kendilerine başka imkanlar sağlanmayan geçimini işportacılıktan kazanan binlerce insanı bu işi yapmaktan vazgeçirmedi. Yıllardır mesken tuttukları bu bölgeden ayrılmak zorunda kalan işportacılar kendilerine yeni mekanlar buldular. Ekonomik sistemdeki bozuklukların sonucunda geçimini sağlayabilmek ve evine ekmek parası getirebilmek için işportacılık yapmak zorunda kalan bu insanlar aynı zamanda dar gelirli ve geçinme sınırının altında kazanç sahibi vatandaşlar için de bir alışveriş kapısı oluşturuyor. Temelde tek tek bireysel bakıldığında insani pek çok yönden hak verdiğimiz işportacılar genelde toplum için büyük bir sorun oluşturuyor.

Topkapı'dan sonra

İşportacıların İstanbul'da en yoğun olarak bulundukları bölge Eminönü. Özellikle Topkapı'da barınmalarına imkan verilmeyen işportacıların daha sonra İstanbul'un değişik bölgelerine dağılırken büyük bir çoğunluğu Eminönü'ne yönelmiş. Resmi olarak kayıt altında tutulmayan işportacıların sayıları Eminönü Belediyesi'nin tespit ettiği rakamlara göre şu anda yaklaşık 3 bin 500. (Bu rakam İTO Başkanı Mehmet Yıldırım'a göre 50 bin civarında). Eminönü'nün işlek caddelerini ve meydanlarını kaplayan işportacılar beraberlerinde görüntü kirliliğinin yanı sıra pek çok sorunu da getiriyor. Yıllardır belediyeler ve zabıtalar tarafından işportacılara karşı yürütülen çalışmalar da işportacı sayısının azalmasına ya da ortadan kalkmalarına olanak sağlayamadı. Eminönü Belediyesi Başkanlık Danışmanı Ramazan Aydın, her gün sayıları artan işportacıların Eminönü'nde büyük bir görüntü kirliliğine neden olduğunu söylüyor; "Eminönü İstanbul'un en önemli mekanlarından biri. Hergün yüzlerce turist bu bölgeyi ziyarete geliyor. Eminönü'nde onları ilk karşılayan şey ellerindeki malları birilerine satmaya çalışan bir yığın işportacı. Şu anda Eminönü'nün en işlek yerlerinde yüzlerce işportacı var. Bunlar görüntü kirliliğine neden oldukları gibi gürültü kirliliği de oluşturuyorlar. Bu insanlara ülkemizdeki ekonomik zorluklardan dolayı pek çoğumuz hak veriyoruz ama bunlar sonuçta çok büyük bir sorun teşkil ediyorlar. İşportacıların oluşturduğu yoğun kalabalık dolayısıyla vatandaşlarımızın mal güvenliği tehlike altına giriyor. Hergün yüzlerce hırsızlık vakaları yaşanıyor. Kalabalıktan faydalanan eli uzun uyanıklar vatandaşın parasını çalıyor. İnsanlar artık işportacı kalabalığından ve işportacıların ısrarla kendilerine birşeyler satmaya çalışmalarından rahat yürüyemiyorlar. Arabalar rahat hareket edemiyorlar çünkü her yerde işportacılar var. Aslında bunlara rağbet de var. Sonuçta kazandığı parayla mağazadan alış—veriş yapma imkanı olmayan pek çok vatandaş gelip işportacılardan alış—veriş yapıyor. Sonuçta ucuza aldıkları pek çok ürün de kısa sürede bozuluyor ve yine vatandaş zararlı çıkıyor. İşportada satılan malların bir mağazadaki kadar iyi olmasını kimse bekleyemez zaten. Vatandaş bunu bildiği halde ekonomik imkansızlıklardan dolayı işportacıları tercih ediyor."

Kayıt dışı ekonomi

Gıda ürünlerinden tekstile, bilgsayar parçalarından hediyelik eşyalara kadar pek çok ürünü satan işportacılar aynı zamanda yurt dışından kaçak yolla Türkiye'ye getirilen malları da bu yolla pazarlıyorlar. İşportacılar kayıt dışı ticaret yaptıklarından kayıt dışı ekonomide de önemli yer tutuyorlar. Dükkan kirası vermeyen, sigorta parası ödemeyen ve vergi vermeyen işportacılar ülke ekonomisi içinde önemli bir problemi teşkil ediyorlar. Seyyar satıcılar ve işportacılar artık ülkemizde vergi kaybınında en önemli nedenlerden biri. 26—12—1999 tarihinde yaptığı bir konuşmada İTO Başkanı Mehmet Yıldırım işportacıların ekonomi için büyük bir sorun teşkil ettiğini ve artık işportacıların yalnızca zabıtayı değil aynı zamanda maliyeyi de ilgilendirmesi gerektiğini söylüyordu: "Seyyar satıcılar ve işportacılar önemli miktarda vergi kayıbına neden oluyorlar. İstanbul'da şube açma şansı olmayan Anadolu'daki fabrika sahipleri 40—50 işportacı ile anlaşarak ürünlerini pazarlıyor. Bu ülke ekonomisi için önemli bir tehlike."

İşportacılarla mücadelede belediyeler ve zabıtalar yetersiz kalıyor. Eminönü Belediyesi Başkanlık Danışmanı Ramazan Aydın, Eminönü Belediyesi'nin mevcut çalışanlarıyla yılların büyüyen ve kronikleşen sorunu olan işporta sorununu çözmenin imkansız olduğunu söylüyor. Aydın "Şu anda Eminönü Belediyesi'nin 840 tane personeli var ve bu personelin yaklaşık 300'ü zabıta görevi yapıyor. Belediye personel sayısının büyük bir çoğunluğunu zabıta hizmetlerinde kullanmak zorunda kalıyor. Bugün Bahçelievler Belediyesi personelinden 70'ini zabıta hizmetlerinde kullanırken biz büyük bir çoğunluğunu zabıta hizmetlerine ayırıyoruz. Belediyemiz ciddi bir personel sıkıntısı çekiyor. Yine de işportacılara karşı yürütülen faaliyetlerden yeterli sonuçlar alınamıyor."

Zabıtalar yetersiz

Zabıtalar her gün yüzlerce işportacıyla karşı karşıya geliyor. Yıllardır işportacı ve zabıta arasında bir kovalamacadır sürüp gidiyor. Malını satmaya çalışan işportacı kaçıyor, zabıta da yılmadan, bıkmadan kovalıyor. Zabıtanın bütün gün kovaladığı işportacıya karşı uyguluyacağı ceza yaptırımı da çok etkili değil. Sadece ceza yazma yaptırımı var. Kimlik sorma yetkisi olmayan zabıta işportacının verdiği adres, isim gibi bilgilerin doğruluğunu teyit edemiyor. Yıllardır aldığı cezayı yatıran işportacı ise yok. Bir çoğu isim, adres olarak yanlış bilgiler veriyorlar. Sonuçta hiç bir işportacı uğradığı ceza sonucu bu işi yapmaktan vazgeçmiyor. Ramazan Aydın; "Zabıtaların elinde hiçbir şey yok. Can güvenliklerini sağlayabilmeleri için silah kullanma şansları yok. Ayrıca karşılarındaki kişilere kimlik sormak gibi bir yetkileri de yok. Yıllardır zabıta cezayı yazar, işportacı da ödemez. Ben yıllardır cezasını ödemek için gelen işportacıya rastlamadım." diyor.

Yıllardır işportacılarla mücadeleye sahne olan Eminönü'nün işportacılardan temizlenmesinin ancak işportacıların kayıt altına alınarak gerçekleşeceğini söyleyen Eminönü Belediye Başkanı Lütfi Kibirlioğlu işportacıların sayılarını azaltarak ve bizzat kendilerinden yararlanarak bu sorunun halledileceğini söylüyor. Eminönü Belediyesi işportacı sayısının 3 bin 500 olduğunu farzederek bir proje gerçekleştirdi. İlk olarak bugün işporta faaliyeti yapılan yerlerle alakalı olarak iyi bir etüd çalışması yapıldı. Bu yerlerdeki işportacı sayısının 3'te biri oranında bir azaltma öngörülerek, işportacı ve seyyar satıcı sayısının 3 bin 500'den 1000'e düşürülebileceği tespit edildi. 30 işportacının bulunduğu bir alanının tarihi dokuya zarar vermemek, bir başkasına zarar vermemek ve geliş—gidişlere hiç bir suretle engel olmamak kaydıyla 10 kişiye zimmetlenebileceği düşünüldü. Önce bu kişilere, bireysel ve bulundukları yerlerin ölçüsünde gruplar halinde zimmet protokolü imzalatmak amaçlandı. İşporta yeri tahsisi yapılan bu kişilerden işgaliye bedeli adı altında her ay belediye tarafından belli bir ücret alınacak ve işportacılara vergi kaydı yaptırmaları şart koşulacak. Böylece hem kamu maliyesine yeni 1000 vergi mükellefi kazandırılması hem de belediyeye yeni gelir kaynakları sağlanması planlanıyor. Protokolde, 10 kişi için belirlenen yerde ilave tek bir kişinin varlığı ve tezgah açtığının tespiti halinde, topluca yer tahsisinin iptal edileceği hükme bağlanır. Bu yere ve çevresine yeni bir kişinin sokulmamasının sorumluluğu o yerin tahsis edildiği gruplara yüklenebilir. Böylece söz konusu yerler ve yakın çevresi kendilerine o yerlerin tahsis edildiği kişiler tarafından korunacağından belediye zabıtasının da yükü hafifleyecektir. Yıllardır işportayla mücadele eden Eminönü Belediyesi bir anda bütün işportacıları yok edemeyecekleri için böyle bir projeyle işportacıları denetim altına alarak sayılarını azaltmayı amaçlıyor. Bunun için İstanbul Büyükşehir Belediyesini'nde desteğini isteyen Eminönü Belediyesi böyle bir sorunu ancak ortak bir çalışmanın sonucu olarak çözebileceklerini vurguluyor.

Bu projeyi hazırladıklarında valilik arafından kendilerine destek verilmediğini söyleyen Ramazan Aydın valiliğin işportacıları birden ortadan kaldırmak istediğini ancak bunun da mümkün olmadığını belirtiyor. Aydın; "Valilik bizim projemize destek vermiyor. Beyazıt ve Eminönü'nde meydanlarda çevik kuvvet polisini görevlendirdiler ve buralara işportacıların girmesini engelliyorlar. Ama polisin böyle bir yetkisi yok. Üstelik işportacıların meydanlara girmemesi işportacıları yok etmiyor, bunlar bu sefer sokak aralarına gidiyorlar ve buralarda satışlarına devam ediyorlar" diyor.

Yıllardır çözülemeyen sorunlardan biri işporta. İşportacıların sayıları her geçen gün artıyor. Geçimini sağlayabilmek için kendine sokakları, caddeleri mesken tutan işportacılar dar gelirli vatandaşların alış—veriş için vazgeçemediği kişiler. Yılların büyüyen yarası olan işportacılar konusunda kalıcı bir çözüm ise yıllardır bulunamıyor.

e—mail: [email protected]

ÖNERİLEN YAZILAR