|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Dosyalar
  |  
Kara Kutu
  |  
Ekonomi
  |  
Spor
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
 
OTOMOTİV

Otomobil alırken nelere dikkat etsem?

31 Mayıs 2010 / ALPAY SEVİM
Havalar ısındı, yaz yaklaştı, tatil planları yapılıyor. ‘Çoluk çocukla otomobilsiz de tatil yapılmaz ki’ diyenler bugünlerde galerileri, oto pazarlarını dolaşıyor. Peki, otomobil alırken nelere dikkat etmek gerekiyor?

Yaz geldi, okulların kapanmasına az kaldı. Birçok aile tatil planlarını yapmaya çoktan başladı. Önce memlekete gidilecek, oradan hanımın köyüne geçilecek, dönüşte bazı dostlara uğranacak. Ya da önce deniz kenarında bir otel veya pansiyonda tatil yapılacak, sonra kışın kimselerin olmadığı baba ocağına uğranıp eski günler hatırlanacak, köyde kalan üç-beş yaşlı akraba ziyaret edilecek, dalları kırılmak üzere olan elma, erik, armut, kiraz, kayısı, şeftali ağaçlarından meyveler toplanıp kasalara doldurulacak, bir kısmıyla dönüşte reçel yapılacak… Veya şehir dışına çıkılmayacak ama akşam üstleri ve hafta sonları yakın yerlere gidilip yazın tadı çıkarılacak. Bu güzel planları gerçekleştirmek için de bir otomobil gerekecek.

Evet, şu dönemde ikinci el oto pazarları ve galeriler hareketli günler yaşıyor. Güzel bir yaz tatili için kimi ilk aracını almak, kimi de aracının modelini yükseltmek istiyor. Peki, araç alırken nelere dikkat etmeli?

Öncelikle ‘0’ km ve ikinci el otomobil tercihinde değişik kriterleri göz önünde bulundurmak gerekiyor. Şu sorulara vereceğiniz cevaplar, tercihinizi etkileyecektir: Aracınıza şehir içinde mi, uzun yolda mı, çok sıkışık trafikte mi bineceksiniz? Kalabalık mı, yoksa yalnız mı seyahat edeceksiniz? Yük mü taşıyacaksınız, sportif sürüş mü yapacaksınız? Aracınızı kaç yıl kullanacaksınız? Aracınızda hangi konfor, güvenlik ve estetik ekipmanların olmasını istiyorsunuz?

Peki, otomobil markaları arasında nasıl tercih yapılmalı? Yani marka ne kadar önemli? İSTOÇ Oto Ticaret Merkezi’nde otomobil ticareti ile uğraşan Günaydın Güzel, “Günümüzde araç tercihi, markadan çok sınıfa göre yapılmalı.” diyor. Bazı markaların araçları sorunsuz ve taş gibidir. Diğerleri o kadar iyi değildir.”  gibi bir anlayışın artık geride kaldığını belirten Güzel, “Tüketici, ihtiyacı olan sınıfı belirlemeli ve o sınıfta bütçesinin yettiği en genç aracı almalı. Böyle bir tercih, uzun vadede en kârlı ve en makul tercih olacaktır.” ifadesini kullanıyor. Güzel, tavsiyelerini sıralamaya devam ediyor: “Eski araçlar daha çok bakım, masraf ve zaman gerektirir. Bunlarla uğraşmak istemeyen alıcı, alabileceği en yeni otomobili almalı.”

 

 ACABA BANA HANGİ SINIF ARAÇ UYAR?

Otomobiller, istisnaları olmakla beraber, hatları çok net olarak belirlenmiş sınıflarda üretiliyor. Her marka, satış stratejisine göre, bu sınıfların birçoğunda bazen bir, bazen birkaç modelle yer alıyorr. Peki, nedir bu sınıflar?

A Sınıfı (şehir otomobilleri): Şehir içinde kullanıma uygun, iki yetişkin-iki çocuk ve bir büyük-bir küçük valizle seyahat edebileceğiniz araçlardır. Ortalama 3,5 metre uzunlukta olup 1.0 litre motorlarla üretilirler. Otoban seyir hızlarına ulaşabilirler ancak kullanım amaçları bu değildir. Yeterli konforu sağlayamazlar. Genel olarak ABS, klima ve iki veya dört hava yastığı ve otomatik kilit bulundururlar. Bu sınıfa örnek olarak Ford Ka, Fiat Panda, Renault Twingo, Peugeot 107, Citroen C1, Kia Picanto, Hyundai İ10 verilebilir.

B Sınıfı (ekonomik araçlar): Bu sınıf, Avrupa’da ‘süpermini’, Amerika’da ise ‘minik otomobil’ olarak adlandırılır. Hatchback formları 3,9 metre, sedan ve station wagon formları 4,2 metre uzunluğundadır. 4 yetişkini seyahat ettirebilecek özelliklerde olup 1.0 litreden 1.6 litreye kadar dizel ve benzinli motorlarla donatılırlar. Şehir içinde kullanımı kolay, uzun yolculuklarda da A sınıfı araçlara göre daha performanslı ve konforlu oldukları için, Avrupa’nın ve ülkemizin en çok tercih edilen araçlarıdır. Ülkemizde en bilinen örnekleri Hyundai Getz ve Accent Era, Renault Clio ve Symbol, Fiat Palio, Punto ve Albea, Opel Corsa, Peogeot 206 ve 207, Citroen C2 ve C3, Kia Rio, VW Polo, Honda Jazz ve City, Toyota Yaris, Skoda Fabia, Ford Fiesta, Dacia Logan, Chevrolet Aveo, Mitsubishi Colt, Seat İbiza, Nissan Micra, Mazda 2 örnek olarak verilebilir.

C Sınıfı (küçük aile aracı): Beş yetişkine yolculuk alanı sunabilecek genişlikte araçlardır. Hatchback formları 4,25 metre, sedan ve station formları ise 4,5 metre uzunluktadır. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda en çok tercih edilen araçlardır. 1.4 litreden 2.0 litreye kadar motorlar tercih edilebilir. Ülkemizde en çok tercih edilen iki sınıftan biridir. Şehir içi ve uzun yol kullanımı için uygun olup özellikle sedan formları dar sokaklı şehirlerde park ve manevra konusunda sizi biraz yorabilir. Ülkemizde en yaygın örnekleri Renault Megane ve Fluence, Toyota Corolla ve Auris, Ford Focus, Opel Astra, Peogeot 307 ve 308, Citroen C4, Fiat Linea ve Bravo, Hyundai i30, Kia Cee’d ve Cerato, Honda Civic, Chavrolet Cruze, VW Golf ve Jetta, Skoda Oktavia, Seat Leon, Mitsubishi Lancer, BMW 1 serisi, Audi A3, Volvo C40, Mazda 3 ve Dacia Sandero’dur.

D Sınıfı (aile araçları): Beş yetişkine konforlu bir yolculuk ve geniş bir bagaj hacmi sunabilen, diğer sınıflara göre uzun yolculukların çok daha ferah ve konforlu yapılabileceği araçlardır. Sedan ve station formunda olurlar. Altı silindirli motorların en çok kullanıldığı sınıftır; ancak ülkemizdeki vergi ve yakıt pahalılığı sebebiyle düşük hacimli motorları daha yaygındır. Ortalama 4,7-4,8 metre arası uzunluklarda üretilirler. Ülkemizde en çok bilinenleri Ford Mondeo, Renault Laguna, Toyota Avensis, Citroen C5, Peugeot 407, Opel Vectra ve İnsignia, VW Passat, Hyundai Sonata, Honda Accord, Mazda 6’dır. Bu sınıf ayrıca, lüks araçların başlangıç sınıfıdır. Bu sınıf boyutlarında olan ama lüks otomobil olarak adlandırılan BMW 3 serisi, Mercedes C serisi ve Audi A4, D sınıfının üst segmentini oluştururlar.

E Sınıfı (geniş aile aracı): Bu sınıf daha çok ABD, Avustralya ve Orta Doğu’da gelişmiştir. Avrupa’da bu sınıfı orta-lüks araçlar temsil eder. Makam aracı veya yönetici otomobili olarak da bilinirler. Aile araçlarından daha geniş, uzun, güçlü motorlarla donatılmış sportif ve daha yüksek konfor standartlarına sahiptirler. Ülkemizde en yaygın örnekleri Mercedes E serisi, BMW 5 serisi, ve Audi A6’dır.

 BÜTÇENİZİ NEYE GÖRE OLUŞTURMALISINIZ?

Araç alırken krediye ihtiyacınız varsa, şartları önce internetten araştırın ve size önerilenlerle karşılaştırın. Nakit ödeme miktarı, kâr payı oranı ve miktarı, aylık ödemeler ve kefil gibi diğer kredi geri ödeme koşulları ile ilgili ayrıntıları inceleyin. Nakit ödeyeceğiniz kapora veya depozito gibi tutarların, aracı almaktan vazgeçmeniz durumunda ne olacağını yazılı bir anlaşma hâline getirin. Sigorta, vergi, bakım, onarım ve kullanma masrafları da dâhil olmak üzere ayıracağınız parayı belirleyin. İnternet üzerinden gerçekleştireceğiniz ön araştırmada tercihlerinizi belirleyip fiyat karşılaştırması yapabilirsiniz.

 

 ALACAĞINIZ ARAÇTA NELER KONTROL EDİLMELİ?

 Aracın hasar görüp görmediğini anlamak için boyasını inceleyin, kaportanın içindeki ve dışındaki boyaların aynı olup olmadığını kontrol edin. Şasi ve motor numaralarını mutlaka kontrol edin. Araç çalıntı bir araç olup klonlanmış olabilir. Sahte ruhsat çıkarılan aracı kontrol etmeden satın alırsanız bu durumdan ancak orijinal araç bir satış işlemine giderse haberdar olursunuz ki aracınız elinizden alınır. Şasi ve motor numarasında oynama var ise o araçtan ve satıcıdan uzak durmanız menfaatinizedir.

 Araçlarda periyodik olarak değişen en hayati ve en pahalı parça olan triger setinin ne zaman değiştiğini emin olana kadar sorgulayın. Satıcı malını güzel göstermek için değişti diyebilir ama siz nerede, ne zaman ve kaç para ücret karşılığında değiştiğini sorgulayıp emin olmaya çalışın. Triger kayışının kopması size çok pahalıya patlar.

 Kaportanın üzerinde darbe izleri ya da pas olup olmadığına bakın. Lastiklerin üzerindeki aşınmayı inceleyin. Yedek lastiği de gözden geçirin.

 Kapıların standart açılış ve kapanışlarını inceleyerek, sürtünme olup olmadığına bakın. Değişen bir çamurluk araç için sorun çıkarmasa da değişen kapı sacı yalıtım ve kapanma problemleri oluşturabileceği gibi kabinin dış gürültüyü almasına neden olabilir.

 Camlar ve farlar üzerindeki çizgi ve çatlakları araştırın.

 Aracın şasisini kontrol edin. Tamir gördü ise o araçtan uzak durun. Sorun çıkarma ihtimali yüksektir ve olası kaza durumlarında araç normal bir araç gibi direnç gösteremez.

 Aracın farlarını, sinyallerini, fren lambalarını, iç aydınlatmayı ve silecekleri deneyerek kontrol edin.

 Radyatörün içindeki sıvıyı kontrol edin. Eksilme varsa radyatörde delik veya çatlak olabilir.

 Vites geçişlerini kontrol edin. Geçişlerde zorlanma veya takılma var mı bakın.

 Otomobilin altına bakın, motorun bulunduğu yerde herhangi bir akıntı olup olmadığını kontrol edin.

 Isıtma sistemi, havalandırma ve radyoyu deneyerek kontrol edin.

 İç döşemeyi kontrol edin. Aşırı yıpranmış koltuklara rağmen, kilometre saati az bir kilometreyi gösteriyorsa, saatle oynanmış demektir. Vites topuzu ve direksiyon simidindeki aşınmalar km açısından koltuklardan daha iyi göstergelerdir. Aracın yaptığı km’nin en önemli göstergesi motor testidir. Pistonlardaki aşınmanın miktarını bilgisayarlı ölçümlerle belirleyen testler Bosch servislerinde 100 liraya yapılmaktadır ve motor hakkında en doğru verileri buradan elde edip aracın km’si hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.

 Muayeneden geçemeyecek özelliklerde olan araçları almayın. Muayeneden geçirebilmek için çok para ve zaman harcamanız gerekebilir.

 Aracın plakasını 5664’e mesaj atarak tramer kayıtlarını sorgulayabilir ve sigorta kapsamındaki kazalarını öğrenebilirsiniz.

 

  TEST SÜRÜŞÜNÜ NASIL YAPMALISINIZ?

Test sürüşü, aracı tanımanızı sağlar ve bu sürüşte araca ısınmanız çok önemlidir. Her şeyiyle ısınamadığınız bir aracı almamanız genellikle hayrınızadır. Bu sürüşte aşağıdakileri yapmalısınız.

 Aracın motorunun kolay ve gürültüsüz çalıştığına, motor ısındıktan sonra sesine dikkat edin.

 Girintili çıkıntılı bir yolda sürüş yaparak farklı bir titreşim, ses veya koku olup olmadığını kontrol edin.

 Değişik hız seviyelerinde fren yaparak tekrar hızlanın. Aracın kolay bir şekilde hızlanması ve titreşimsiz bir şekilde sürüklenmeden, sağa sola çekmeden ve savrulmadan durması gerekir.

 Değişik hızlarla dönüş yapmayı deneyin. Aşırı yatma veya tutukluk, amortisörlerde veya ön takımlardaki bozukluktan kaynaklanabilir. Dönüşlerde gelen küçük vurma sesleri aracın aks, rot başı, rotil ve askı kolları gibi parçalarında yıpranma olduğunun göstergesidir. Aracı rot balans ustasına göstermeniz gerekir.

 Ön ve arka lastik izlerinin aynı hizada olması gerekir. Eğer arka lastikler ön lastiklerin izinin dışına çıkıyorsa kasada, şaside, torsiyonlarda veya dingilde ciddi problemler olabilir.

 TEMİZ GÖRÜNEN HER ARAÇ ALINIR MI?

Bir aracı beğendiniz. Peki, temiz görünen her araç alınır mı? Bununla ilgili de aşağıdakilere dikkat etmelisiniz.

 Araçla ilgili onarımları, bunların tutarlarını ve ne kadar bir sürede yapılabileceğini hesap edin.

 Boyalı oluşu, aracın büyük bir kaza yaptığını göstermez. Araç çizikler ya da küçük hasarlar nedeniyle boyanmış olabilir. Değişim yapılmış olması daha önemlidir. Yetkili olmayan servislerde yapılan değişimler genelde ilk günkü performansı vermez. Asıl, aracın tabanı ve şasisinde önemli hasar olmamasına dikkat etmeli.

 Almayı düşündüğünüz aracın belgelerinde eksik olup olmadığını kontrol edin. Ruhsat, garanti belgesi ve vergi makbuzları çok dikkatli ve titizlikle incelenmeli.

 

 SATICIYA HANGİ SORULAR SORULMALI?

 Aracı neden satıyorsunuz? Bu soru karşısında satıcının tepkisi, sakladığı bir şeyler olup olmadığını anlamak için önemlidir. Satma nedeni ekonomik bir sorun mu, yenileme isteği mi, yoksa aracın rahatsızlık veren bir yönü mü var? Bunları anlamanızı sağlar.

 Bugüne kadar kaç km yaptınız? Yeni teknolojili otomobillerin bakımları düzenli yapıldığında yüz binlerce km sorunsuzca çalışabilirler. Aracın km’si ne kadar kullanıldığının ve ne gibi bakımlara ihtiyaç duyacağının en önemli göstergesi ve bir pazarlık unsurudur. Kilometrenin orijinal olmaması ihtimaline karşı servise girdiği zamanlar kontrol edilmelidir. Eğer aracın km’sinden şüphe duyuyorsanız o aracı kesinlikle almayın.

 Aracın genel durumu nasıl? Bu soruyu sormak satıcının yaşadığı problemleri ve sizin yaşabileceklerinizi öğrenmek için gereklidir. Satıcının yaşadığını söylediği problemlerin çözümünü servis kayıtlarından kontrol etmeyi deneyin. Eğer araç servis bakımlı değilse güvendiğiniz bir serviste bunları doğrulamaya çalışın. Düzenli servis kayıtları olan araçlar özen gösterilmiş araçlardır.

 Aracın ilanda belirtilenler dışındaki özellikleri neler? Genellikle ilanlarda araçların tüm özellikleri eksiksiz biçimde belirtilmez. İlanda belirtilenlerin dışında ilave edilmiş veya olmayan özellikleri bir de siz gözden geçirin.

 Aracın kaçıncı sahibisiniz ve sizle birlikle kimler kullanıyor? Bir aracı özenli birçok kişi kullansa bile özensiz bir kişi aracı çok yıpratabilir. Az kullanıcısı olan araçları ve özenli kullanıcıların araçlarını tercih etmeniz çok yararlıdır.

 Araç büyük veya küçük bir kazaya karıştı mı? Bu en önemli sorudur. Araçlar kaza yapar. Küçük kazalar özenle onarıldığında aracın eskisinden bir farkı olmaz. Boya ile halledilebilen kazalar aracın değerini düşürmez. Büyük kazalar genelde değişim ve boya, bazen de şasi düzeltmeleri gerektirebilir. Büyük kazalı araçlar sorun çıkarmaya daha eğilimdir. Satıcının büyük kazadan haberdar olmama ihtimali yoktur. Bunu size söylemeyip servis bunu tespit ettiyse dürüst olmadığı için ve aracın sorun çıkarma potansiyeli daha yüksek olduğu için o kişiyle alışveriş yapmamalısınız.

 Aracın servis kayıtlarını düzenli tuttunuz mu? Günümüzde araçların bakım kayıtları servisler tarafından tutulduğu gibi kullanıcıları da faturalarını saklayarak veya not alarak kendi kayıtlarını tutuyorlar. Kendi kaydını tutan kullanıcı, özenli bir kullanıcı demektir ve tercih edilebilir. 100 bin kilometreyi geçmiş ve garantisi bitmiş araçların servis bakımlı olmasını beklemek ülkemiz için fazla iyimserlik olur. 200 bin kilometrede ve 8 yaşında bir araç için servis bakımlı mı diye sormak otomobilden hiç anlamadığınızın göstergesidir ve bunu satıcıya hissettirmeseniz iyi olur.

 Pazarlık payınız var mı? Aracı görmeden pazarlık yapmanız hoş değildir ancak satıcının çok olduğu ve bütçenize yakın her aracı görmeye gidemeyeceğinize göre tatlı dille bir ağız yoklamanın zararı olmaz.

 

  ÇALINTI OLMA İHTİMALİNE KARŞI NE YAPILMALI?

 Güvenilir kurumsal firmalar yerine açık oto pazarlarından ve şahıslardan araç satın almanın risklerinden biri de aracın çalıntı olma ihtimalidir. Aracı alırken ruhsat üzerindeki motor-şasi numaralarını araç üzerinden kontrol etmek gerekir.

 Herhangi bir sorun karşısında kurumsal muhatap bulabilmek ve ikinci el aracınız için garanti kapsamından yararlanabilmek açısından da güvenilir firmaları tercih edebilirsiniz.

 Alacağınız aracın daha önceki sahip ve kullanıcısının kim olduğu da önem taşımaktadır. Aracı yıpratan yol değil, bakımsız, yanlış ve hor kullanmaktır.

 “Araç kaçıncı sahibi tarafından, neden satılıyor? Daha önce hangi amaçla ve nasıl kullanılmış?” soruları önem arz etmektedir. Aracın servis kayıtlarını gözden geçirmeli, ruhsatında haciz ya da rehin şerhleri bulunup bulunmadığını da kontrol etmelisiniz.

 

 NOTER SATIŞI İLE TÜM RİSKLER KALKAR MI?

 Her şeyden önce, bürokratik işlemlerin aracı satan kişi tarafından yapıldığına dikkat edin. Yeni yapılan düzenlemeler sonrasında noter satışı yapıldığında tüm riskler ortadan kalkmaktadır. Haciz, rehin gibi problemler artık sizi ilgilendirmez.

 Size söylenen, garantinin ve ilgili diğer özelliklerinin imzalayacağınız dokümanın içinde olup olmadığını araştırın.

 Garanti süresini sadece yıllara göre değil, kilometre sınırlarına göre de sorgulayın.

 

İkinci el otomobil alma aşamaları

Otomobilinizi internetten beğenin. Sahibine mesajla veya telefonla ulaşıp aracın durumunu bir kez daha teyit edin.

İlanda plakası görünmüyorsa plakasını öğrenip sigorta acentelerinden kaza geçmişini kontrol ettirin. Araçla ilgili tutulmuş kaza tutanağı veya sigorta kapsamında tamirat varsa öğrenebilirsiniz. Varsa kazanın yeri, günü, saati, hasarlı parçalar ve onarımda yapılan işlemleri çıkartabilirsiniz.

Araç kabul edebileceğiniz kadar temiz ise satıcı ile oturup pazarlık yapmak gerekiyor. Pazarlık sonrası fiyatın aracın yetkili serviste bilinenin dışında bir arızası olmaması kaydı ile geçerli olduğunu belirtip servise gidebilirsiniz.

Servisler size aracın kaza ve boya durumunu, değişen parçalarını ve araçta oluşabilecek arızaları yazılı rapor ile sunarlar. Raporu da beğendiyseniz geriye noter satışı ve ruhsat işlemleri kaldı.

Alıcı ve satıcı, notere araç ruhsatı ve vergi ilişik kesme belgesi ile gider. Satış işlemi yapılır. Ruhsatta ilgili bölüme satışı yapılmıştır yazılır ve mühürlenir. İki nüsha halinde hazırlanan satış tutanağının biri alıcıya, diğeri satıcıya verilir.

Noter satışı sonrası araç alıcınındır ve ödemeyi burada yapmanız en uygun durumdur. Satıcı ile işiniz bitti. Bundan sonra, yeni hazırlanan evraklar, MERNİS sisteminde kayıtlı olan ve noter satışında kontrol edilen adresinize bir ay içinde gelecektir.