|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Dosyalar
  |  
Kara Kutu
  |  
Ekonomi
  |  
Spor
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
 
DOSYALAR

Masonlar gizli, rotaryenler şeffaf çalışır

21 Mart 2005 / HÜSEYIN SÜMER
Guvarnör Erhan Çiftçioğlu, rotaryenleri 10 milyonluk bir aile olarak tanımlıyor. Görüşlerini Aksiyon'a anlatan Erhan Çiftçioğlu, SSCB'nin son lideri Mihail Gorbaçov'la dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan'ı dünyada ilk kez rotaryenlerin buluşturduğunu söylüyor.
Türkiye'de rotary kulüplerinin başında bulunanlar bugüne kadar basına çok fazla açıklama yapmadı. Rotaryenlerin Türkiye'de üç bölge guvarnörü var. 2430. Bölge Guvarnörü Erhan Çiftçioğlu'nun kapsama alanı Antalya'dan başlıyor, Eskişehir üzerinden Adapazarı'nı içine alacak şekilde Zonguldak'a kadar bir çizgi çektiğimizde bütün doğu bölgesini içine alıyor. Yurtdışında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan,Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan da onun sorumluluğunda. 2420. Bölge Guvarnörü Prof. Dr. Atilla Gönenli'nin görev sahası İstanbul bölgesini kapsıyor, Trakya'ya kadar uzanıyor. 2440. Bölge Guvarnörü Altan Doğu ise Ege Bölgesi'nden sorumlu. Masonlukla aralarındaki farkı, "Onlar gizli biz ise açık ve şeffaf çalışıyoruz." sözleriyle özetleyen Erhan Çiftçioğlu, Aksiyon'a önemli açıklamalar yaptı.

-Rotaryenlerle masonlar arasında nasıl bir ilişki var. Çünkü Türkiye'de rotary ve mason aynı anlamı çağrıştırıyor?

Neden böyle bir intiba oluşuyor onu bilemiyorum. Ancak, şunu söyleyebilirim, masonlar kendi içine dönük bir topluluk. Rotaryenler ise iş adamlarından oluşan, yüzleri topluma dönük insanlar. Her şeyleri açık. Diğer Müslüman ülkelerde masonlarla aynı kefeye konmuyoruz. Sadece Türkiye'de böyle bir düşünce hakim. Acaba Türkiye'ye rotary'yi getiren ilk kurucular mason kökenli miydi ki ülkemizde böyle bir şey yaygınlaşıyor diye merak ettik. Ancak ilk kurucuların da masonlukla bir alakasının olmadığını anladık.

-Neden böyle bir yükleme var peki?

Elli yıldır Türkiye'de faaliyetteyiz, ben bunun 25 yılına tanıklık ettim, bunu anlayabilmiş değilim. Rotaryenlerin bütün toplantıları topluma açık. İstediğiniz toplantıya başkanın misafiri olarak katılabilir, çıkan kararları da görebilirsiniz.

-Madem bu kadar şeffafsınız rotary'ye üye olmak o kadar kolay mı?

Üye olabilmek için öncelikle bir rotaryen tarafından tavsiye edilmeniz gerekiyor. Ayrıca, iyi bir meslek sahibi veya iş adamı olmalısınız. Ondan da öte o kimsenin bölgesinde saygın, dürüst olarak anılan bir kişi olması gerekiyor. Dolayısıyla sadece tavsiye edilmek yetmiyor, tabii ki.

-Bunlar dünyadaki bütün insanlarda olması gereken, özellikle dinlerin vurgu yaptığı genel kabul görmüş ilkeler. Sizi farklı kılan ne?

Rotary, iş ve meslek adamları organizasyonu. İyi ahlaklı kimseleri almalıyız ki topluma hizmet etsinler.Menfaat temin etmek için aramıza katılanlar, kısa süre sonra ayrılmak zorunda kalır.

-Bildiğimi kadarıyla kadınlar mason localarına üye olamıyor. Sizin masonlardan farklı yanınız kadınların da üye olabilmesi mi?

Masonlar kapalı bir yapıya sahip. Rotary ise daha açık bir organizasyon.

-O halde rotary kendisini nasıl tanımlıyor?

Rotary, dünyanın en büyük sivil toplum örgütü. Dünyada 1 milyon 250 bin rotaryen, 800 bin rotaract (18-30 yaş arası), 270 bin ise interact (14-18 yaş arası) üyesi var. Köylerde ve varoşlarda kurulmuş 500 bin toplum birliği var. Yani dünyada 10 milyon nüfuslu bir aileden söz ediyoruz.

-Bu rakamlar bana az geldi. Daha yüksek bekliyordum. Türkiye'deki durum ne?

Bir kişi üye oldu mu ailenin tümü rotary'ye hizmet eder. Ailenin diğer bireylerini saymıyoruz. Türkiye'de 8 bin rotaryen, 2 bin civarında rotaract, bin civarında ise interactımız var. Köylerde ve varoşlarda kurduğumuz bin civarında toplum birliği mevcut. Bunlarla birlikte Türkiye'de yaklaşık 50 bin kişilik bir aileyiz.

-Üye profiliniz toplumun hangi kesimlerinden oluşuyor. Böyle bir istatistiğiniz var mı?

İş ve meslek adamlarından oluşuyor. Bayan üyelerimizin oranı yüzde 22. Bir meslek grubundan aynı kulüpte en fazla iki kişi bulunur.

-Sol, sağ, ortanın solu, muhafazakar gibi tanımlamalar yapılır. Üyeleriniz ağırlıklı olarak bu saydıklarımdan hangisine yakın?

Kesinlikle böyle bir ayrım yok. Rotary ırk, din, dil ayrımı yapmaksızın direkt insana hizmet eder.

-Muhafazakarlar da size üye oluyor mu?

Mesela, kendimi dindar olarak görüyorum. Ben guvarnörüm. Cuma namazlarını kılar ramazanlarda orucumu tutarım. Kendime göre vazifelerimi yerine getiririm. Rotary'de Hıristiyanı da Musevisi de var. Türkiye'deki profil ne ise benzer oranlarda rotary'nin içerisinde yer alır. Ben Müslümanım ancak 2 yıl önceki guvarnör Hıristiyandı.

-Son zamanlarda üye sayılarını artırmaya dönük çalışmalar yapıyorsunuz. Artık dışa açılma zamanı geldi mi diyorsunuz?

Rotary'nin beş yılda bölgemizde 30 bin üyeye ulaşması gerekir. Benim bu yıl koyduğum hedef bu. Söz konusu sayıya ulaştığınızda uluslararası rotary, sizin dilinizi kabul ediyor. Böylece dünyanın en büyük sivil toplum örgütünün resmi dili Türkçe oluyor. Bu amaçla üye sayısını artırmak için uğraşıyoruz. Bir de ben Türki cumhuriyetleri Türkiye'ye bağlamak için çok uğraştım. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan bu yıl bize bağlandı.

-Türkiye'de sosyal sorumluluk çerçevesinde ne tür işler yapıyorsunuz?

Kısa adı KOY olan proje ile 60 saatte insanlara okuma yazmayı öğretiyoruz. Özellikle Güneydoğuda uygulamaya koyduğumuz bu projeyle insanlar aynı zamanda Türkçeyi de öğreniyor. Bugüne kadar 52 bin kişi okuma yazma öğrendi. Bu yıl sonunda bu sayı 82 bine çıkacak. Ayrıca Çankırı ve Kastamonu'da 5 bin 543 kişiye ve 15 köye temiz su sağladık. Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte yürüttüğümüz projeyle okullarda, içme sularını tuvaletlerden koridorlara taşıyoruz. Bu yöntemle çocukları elliye yakın hastalıktan korumuş oluyoruz. Aslında biz bir fikir üretiyoruz, bu fikri model haline getirip toplumun hizmetine sunuyoruz.

-Tanıtım sorunu yaşıyor musunuz?

Aslında yanlış anlaşılıyoruz. Biz şimdiye kadar basının huzuruna nasıl çıktığımıza baktık. Bir balo düzenliyoruz. Oraya gelen basın bizim sadece balolarda yemek yediğimizi zannediyor. Oysa projeler yapılmıştır, bitmiştir; onun bağ bozumunu yapıyoruzdur. Bunun sorumlusu biziz. Artık toplumla bağ kuracağız, daha profesyonel yaklaşıyoruz. Bu ülkenin rotary'e çok ihtiyacı var. Mutlaka devlet politikasının içerisinde rotary'nin olması lazım.

Adapazarı'nda rotary çok iyi tanınır. Çünkü deprem bölgesinde harika işler yaptık. Bartın ve Diyarbakır'da çok iyi bilinir. Her kulüp bir sürü proje üretiyor. Bakın size ilginç bir tanesini aktarayım. Adana'da rotary kulübü bir park yaptı. Bir örneği İngiltere'de var. Başka yerde bulamazsınız. Görme özürlü bir çocuk özel bir giysi giydirilerek bir odaya sokuluyor. İçerdeki ışıklardan çocuk elini görüyor, vücudunu tanıyor. Bu olağanüstü bir şey. Ultraviyole ışınlarıyla, giydiği bir elbise sayesinde odanın içinde kendisini görüyor.

-2005 için ne tür projeleriniz olacak?

Bu yıl dünya barışına yönelik projeler ürettik. Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinde 150 bin e-mail gönderdik. Konuyla ilgili 200 rotaryen görevlendirilip Türkiye'nin AB'ye girmesiyle Avrupa'nın neler kazanabileceği anlatıldı. Avrupa rotary kulüplerinde Türkiye lehine kamuoyu oluşması için çabaladık. Gençlik mübadele programları düzenleyeceğiz. Rusya Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov ile ABD Başkanı Ronald Reagan'ı Finlandiya'da ilk kez bir araya getiren bir rotary barış konferansıdır. Bu dünyanın şeklini değiştirmiştir. Bütün rotaryenlerin hayali dünya barışıdır.