|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Kara Kutu
  |  
Dosyalar
  |  
Ekonomi
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
Hayat Bilgisi
  |  
 
Editör 19 Temmuz 2010, Pazartesi 0 0 0 0
Bülent Korucu
b.korucu@aksiyon.com.tr

Anayasa paketinin esasına girmek...

Referanduma giden değişikliklerin ne getirdiği veya ne götürdüğünü konuşmalıyız. Neyi getirmediği gibi ucu açık tartışmalarda ise sonuca ulaşmak imkânsız.

 

Sıcak bir yaz daha geçirmeye hazırlanıyoruz. Anayasa Mahkemesi’nin kısmi iptaline rağmen engelli koşusuna devam eden anayasa değişiklik paketi, 12 Eylül’de halkoyuna sunulacak. ‘Evet’ ve ‘hayır’ cephesini oluşturan partiler, teşkilatlarına yönelik salon toplantılarıyla başlama vuruşunu yaptı. Mitinglerle herkes kendi haklılığını anlatmaya çalışacak. Anayasa Mahkemesi üzerinden yürütülen şekil tartışmalarını noktalayıp esasa girme vaktidir. Kim yaptı ve nasıl yapıldı sorularına takılıp kalmanın faydası yok. Artık ‘ne’ sorusuna cevap aramalıyız. Referanduma giden değişikliklerin ne getirdiği veya ne götürdüğünü konuşmalıyız. Neyi getirmediği gibi ucu açık tartışmalarda ise sonuca ulaşmak imkânsız.

Açık söylemek gerekirse bu münazarada hayırcıların işi zor. O sebeple esastan ziyade şekil etrafında dolaşmayı tercih ediyorlar. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gazilere yapılacak pozitif ayrımcılığa ‘hayır’ demek kolay olmayacak. Özel hayatın korunmasına ilişkin kazanımlar sarfınazar edilebilecek gibi değil. 12 Eylülcülerin yargılanmasını istemeyenler bunu dillendiremeyecek. Aynı işkolunda birden fazla sendikaya üye olma, memurların toplu sözleşme yapma ve disiplin cezalarını yargı denetimine götürme haklarından feragatini kim sağlayacak? Kamu denetçisi ve Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı vatandaşın elini güçlendirecek. Bugüne kadar olaylara hep devlet açısından bakan AYM, bireysel hakları düşünmek zorunda kalacak. Bir engizisyon giyotinine dönen Yüksek Askeri Şura kararları yargı denetimine açılacak. Askeri yargıçlar, hâkimlik teminatına kavuşacak. Aynı zamanda askeri mahkemelerin görev alanı daralacak, anayasal düzene karşı suçlarda sivil mahkemelerin konumu güçlenecek. Anayasa Mahkemesi 17 üyeden oluşacak, TBMM üye seçebilecek, üyeleri 12 yıl görev yapacak. İki bölüm ve Genel Kurul halinde çalışacak. Siyasi parti kapatma ile Yüce Divan yargılamalarına Genel Kurul bakacak. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda yargı camiasının bel kemiğini oluşturan ilk derece mahkemeler seçme ve seçilme hakkına kavuşacak.

CHP, Anayasa Mahkemesi ve HSYK dışındaki maddeleri destekleyebileceğine dair pazarlık yapmıştı. MHP hangi maddeleri yanlış bulduğunu söylemiyor. Büyük ihtimalle cevap ‘hiç birini’ şeklinde. BDP de muhtevaya ilişmiyor. Keşke ‘hayır’larını somut gerekçelerle açıklayabilseler. AYM için itiraz etmiştik ama partilerin esasa girmesinde mahzur yok, bilakis faydası var. Bakalım nasıl bir kampanya olacak.