|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Kara Kutu
  |  
Dosyalar
  |  
Ekonomi
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
Hayat Bilgisi
  |  
 
SAĞLIK

Kosova, savaşın yaralarını çocuklarla saracak

19 Temmuz 2010 / NURSEL DİLEK
Kadın sağlığı ve tüp bebek tedavilerinde hizmet veren Bahçeci Grubu; Azerbaycan, Kıbrıs ve Erbil’den sonra Balkanların ilk kadın sağlığı ve tüp bebek merkezini Kosova’da açtı.

‘Buradaki hikâyemiz çok hüzünlü. Bomba, silah sesleri, huzursuzlukla geçen 11 yıl. Her an bir şey olacak korkusuyla ölümü beklemek. Sırpların katliamından çıktı bu halk. Soykırımdı burada yaşadıklarımız. Hâlâ binlerce insan kayıp! Biliyoruz ki onların hepsi ölü. Kolay değil yaralarımızın tamir olması. Neyse ki savaş bitti.”

Bu sözlerin sahibi Major Afrim Veseli, savaşın tam ortasında bulunmuş bir Kosovalı. 15 yıldır Kosova ordusunda binbaşı rütbesiyle görev yapıyor. Eşi Sevdiye ile 14 yıldır evli. Savaş yüzünden evlat sahibi olmayı yıllarca erteleyen çift, 4 yıl önce aileye katılan çocuklarıyla yepyeni bir hayata başlamış. Tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelen Malsor, artık ailenin yeni umudu. Onlara savaşı unutturmak için en iyi ilaç.

Kosova’ya geliş amacımız Malsor gibi birçok tüp bebeğin hikâyesine tanık olmaktı. Kadın sağlığı ve tüp bebek konusunda Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden Bahçeci Grubu’nun açtığı hastane sayesinde hem savaştan sonraki Kosova’yı gözlemledik hem de yıllar sonra bebek sahibi olan ailelerin heyecanına tanıklık ettik.

Daha iki yıl önce kavuştu bağımsızlığına Kosova. 1999 Sırp saldırılarında binlerce kişi katledildi bu ülkede. Bağımsızlığın ilanına kadar Birleşmiş Milletler kontrolünde yaşadı. Çalkantılı bir geçmişin ardından yeni bir geleceğe adım atsa da savaşın izlerini görmek mümkün başkent Priştine’de.

Üç devlete minnet duyuyor Kosova halkı: Amerika, İngiltere ve Türkiye... Sırp katliamına karşı NATO’nun mücadele etmesini sağlayan iki lider, Bill Clinton ve Tony Blair, ayrı bir öneme sahip. Şehrin merkezindeki dev Clinton heykeli, caddeye de adını vermiş. Bilboardlarda ise Blair dikkat çekiyor.

Kosova’daki savaşta yaklaşık yüz bin kişi hayatını kaybetti, iki bin kişi ise hâlâ kayıp! Savaş sadece ağır kayıplar verdirmekle kalmamış bu topraklarda. Çocuk özlemlerini de ileri tarihlere atmalarına sebep olmuş. Bu yüzden Veseli ailesi gibi yüzlercesi var Kosova’da. Savaş yıllarında kendi geleceklerini bile kestiremeyen halk, böyle bir ortamda çocuk dünyaya getirmeyi düşünmemiş. 11 yıl süren Sırp katliamında, çoğu aile bebek sahibi olma fikrini savaşın akıbetine bırakmış. Bağımsızlığın ardından çocuk sahibi olmaya karar veren aileler, yaş ilerleyip, normal yollarla çocuk sahibi olamayınca tüp bebek yöntemine başvurmuş. Tedavi içinse Türkiye’yi seçmişler.

Adres olarak çoğu aile Mustafa Bahçeci’yi tercih etmiş. Kosova’dan gelen 5 bin çiftin tüp bebek sahibi olmasına yardımcı olmuş Bahçeci. Artan taleplerin üzerine yurt dışı yatırımlarına Balkanları da eklemiş. Altıncı merkez olarak Kosova-Priştine’yi seçen Bahçeci, artık ailelerin çocuk sorununu yerinde giderecek. Halk da savaşın acısını çocuklarıyla unutacak.

Mustafa Bahçeci, Kosova’da hastane açma gerekçelerini şöyle anlatıyor: “Savaşın devam ettiği yıllarda bize çok fazla hasta geliyordu. Bu yıllar içerisinde artarak devam etti. Aylık, 40-50 kişi gelmeye başladı ve çoğu aile maddi imkânsızlıklardan gelemediğini söylüyordu. Biz de burada bir özel dal hastanesi açmayı uygun gördük.”

Pervin Vırkfeeyi, Mustafa Bahçeci’nin Kosova’dan gelen ilk hastası. Kendisi Priştine Üniversitesi Kimya Bölümü’nde öğretim görevlisi. Eşi Sülen Vırşevci ise Priştine Hastanesi’nde Nöroloji doktoru. Aile dokuz yıl çocuk sahibi olamamış. Türkiye’deki akrabalarının Mustafa Bahçeci’yi tavsiye etmesiyle son çare olarak İstanbul’a gelmiş. 20 yıllık evliliklerinin ardından tedavi sonucu tüp bebek yöntemiyle hamile kalmış Pervin Hanım. Ancak ailenin yıllarca beklediği bu mutluluk, savaşla gölgelenmiş: “Savaş tam doğum zamanına denk geldi. Ben İstanbul’da tedavi görürken eşim Kosova’daydı. Günlerce birbirimizden haber alamadık. Artık umudumu kaybetmiştim. Çocuklarımı dahi düşünemiyordum.”

Eşini doğum sırasında yalnız bırakmak istemeyen Sülen Vırşevci, daha fazla dayanamayıp kaçarak gelir Türkiye’ye. Her şeyi göze almasının tek bir sebebi vardır, çocukları babasız doğmasın ister. Çocuklar dünyaya geldiğinde yanlarında olur Sülen Vırşevci. Sonrasında ise aileyi Türkiye’de bırakarak Kosova’ya döner. Eşi Pervin Hanım ikiz çocuklarıyla Türkiye’de kalır. Kosova’ya dönmek istememesinin nedeni savaş neticesinde yayılan radyasyondur: “Burası çok bombalandı. Radyasyon yayılımı çok fazlaydı. Bilimsel olarak etkisinin olduğunu bilmiyorum; ama radyasyon tüp bebek sayısını arttırmış olabilir.”

Pervin Hanım’ın bebekleri 12 günlükken, Marmara Depremi yaşanır bu kez. Eşini daha fazla yalnız bırakamayan Pervin Hanım, Kosova’ya döner. Savaştan dolayı her şeyini kaybetmiştir aile. Ancak yeniden toparlanmayı başarırlar. Bunda en büyük pay Bahçeci ve ekibi tarafından dünyaya getirilen Savaş ve Barış adlı çocuklarıdır.