|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Dosyalar
  |  
Kara Kutu
  |  
Ekonomi
  |  
Spor
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
 
DOSYALAR

Gökyüzü ressamı akrobat pilotlar

8 Mayıs 2006 / SERTAÇ DALGALIDERE
Türkiye'deki ilk 9'lu jet gösterisini yapan Emekli Yarbay Necati Artan ve ilk sivil akrobasi pilotu İsmet Öztürk, gökyüzünü Aksiyon'a anlattı.
Baharla birlikte gökyüzü de şenleniyor. Kuşlar özgürce uçuyor, uçurtmalar havada nazlı nazlı salınıyor. Geçtiğimiz hafta gökyüzünde arz-ı endam edenler sadece kuşlar ve uçurtmalar değildi. Akrobasi pilotları da şenlendirdi gökyüzünü. Bazen izleyenlerin yürekli hopladı, bazen de gözleri ışıldadı. Yürekleri gururla kabartanlar ise Türk Yıldızları ile Türkiye'nin ilk sivil akrobasi pilotu olan Ali İsmet Öztürk'ün yaptığı hava gösterisiydi.

Şüphesiz Türkiye, "Airshow" olarak nitelendirilen ve dünyanın hemen her ülkesinde ciddi bir uğraş haline gelen bu tür gösterilere oldukça yabancı. Gerçi ülkemiz akrobasi pilotluğunu askerî alanda 1914 yılından bu yana tanıyor; ama sivil anlamda akrobasi uçuşlarına hayli uzak olduğumuz da bir gerçek. Bugün Avrupa'da her yıl 200'ün üzerine 'Airshow' gösterisi yapılıyor. Hatta bu şovlar köylere kadar inmiş durumda. Son dönemde Türkiye'de de Avrupa'dakine benzer gösteriler giderek artmaya başladı. Bu gelişmede önemli rol üstlenen isimlerden biri de Ali İsmet Öztürk.

Öztürk, Türkiye'de sivil alanda ilk defa 2003'te İstanbul Hezarfen Havacılık Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen 'Airshow'da minik bir gösteri yapmış ve organizasyonun koordinatörlüğünü üstlenmişti. Yaklaşık 24 senedir gökyüzünde uçan ve 4800 saat uçuşu bulunan Ali İsmet Öztürk, ilk akrobasi deneyimini 1988 yılında hiç tecrhaberi yokken gerçekleştiğini söylüyor: "İlk akrobasi denememi Tayfun Atılgan hocamla yaptım. Tayfun hoca herhangi bir bilgi vermemişti. Aniden oldu. Çok korktum. Resmen ödüm patladı. Hocamın bacağına yapışıp 'yapma' diye bağırdım."

Gökyüzünde uçakla yapılan akrobatik hareketler en çok izleyicilerin yüreklerini ağzına getiriyor. Peki, o hareketleri yapan pilotlar hiç mi korkmuyor? Ali İsmet Öztürk'e göre korku olmadan cesaret olmaz. Bir insan ne kadar korkuyorsa o kadar cesurdur. "Eğer tehlikeli bir iş icra ederken korkmuyorsanız bu aptallıktır ve ölürsünüz. Korku insanı disipline eder, tedbir almasını sağlar. Bir insan ben çok cesurum diyorsa, o aynı oranda korkmalıdır. Bu, sizi kontrol altına alan korku değil, sizin kontrol altına aldığınız bir korkudur. Korku yoksa cesaret de olmaz zaten." görüşünü savunuyor.

HELİKOPTERİYLE DÜŞTÜĞÜ YERDEN HAVALANDI

Öztürk'ün uçuş macerası bu görüşünü destekler nitelikte. Çünkü, hocası ile yaptığı uçuşun dördüncü saatinde kaza geçirmesine rağmen hiçbir yılgınlık göstermeden eğitimine devam etmiş. Yine 1990 yılında İstanbul İkitelli'de helikopter uçuşu sırasında teknik bir arıza nedeni ile geçirdiği büyük kaza da onu yolundan döndürmemiş. Yaklaşık bir yıl "yatalak" kaldığı bu dönemi anlatırken, "Bu sırada değil uçmak yürümek bile benim için büyük bir hayal gibi görünüyordu." diyor Ali İsmet Öztürk.

Gösterdiği azim ve sebat kazadan sonra işine sıkı sıkıya bağlanmasından belli. Yeniden uçmaya kaza yaptığı İkitelli'den başlar: "Kimin ne kadar yaşayacağını Allah bilir. Aynı yerden havalandığımda sanki motor yine duracak gibi hissettim; ama durmadı. Yeniden uçtum." İçindeki uçma duygusunu profesyonellikle birleştiren Ali İsmet Öztürk, 2000 yılında dünyanın en iyi akrobasi pilotlarından biri olan Amerikalı Rauf Ride ile anlaşır. Ondan eğitim almaya başlar. Dersler ilerledikçe akrobasi pilotluğunu daha çok sever.

İlk akrobasi gösterisi teklifi de Hezarfen şenliklerini düzenleyenlerden gelir. Gösteriye basın ve halk yoğun bir ilgi gösterir. "Ne de olsa bir ilkle karşı karşıyaydı insanlar. Çok şaşırdılar." diyen Öztürk'e bu gösteri sonrası Türkiye'nin birçok yerinden teklifler gelir. Bunun üzerine 2003 yılında tamamen Türk mühendisliğinin bir eseri olan ve 'Mor Menekşe' adını verdiği uçağını tasarlar. 'Mor Menekşe' ile dünyanın birçok ülkesinde gösteriler yapan Öztürk, 2005 yılında İngiltere Kraliyet ailesinin düzenlediği ve yaklaşık 1 milyon kişinin seyrettiği 'RIAT' isimli 'Airshow'da en iyi akrobasi pilotu seçilir. Öztürk, yaptığı işte her zaman bir adım daha önde olabilmek ve yapılan işi en profesyonelce yapabilmek adına çaba göstermesinin kendisine bu başarıyı getirdiğine inanıyor.

BOĞAZ'DA GÖSTERİ

Geçtiğimiz haftalarda İstanbul'da düzenlenen 'GP' motor yarışlarında yaklaşık 40 bin kişiyi, yaptığı gösterilerle büyüleyen Ali İsmet Öztürk, 20 Mayıs'tan itibaren Avrupa'da yaklaşık 20 farklı 'Airshow' gösterisi yapacak. Bütün bu gösterilere rağmen Ali İsmet Öztürk'ün hâlâ en önemli hayali İstanbul Boğazı'nda bir türlü gerçekleştiremediği gösteri. Eylül 2001'de planlanan ve gerçekleşmeyen gösteri için Öztürk şunları söylüyor: "Uçak, köprünün etrafında uçarken bir kanadı Asya yakasında oluyor bir kanadı Avrupa… Dünya üzerinde Bering Boğazı'ndan başka böyle bir mekân yok. Bütün dünya bunun bir Türk pilotu ve Türk tescilli bir uçakla yapıldığını bilsin istemiştim. Tamamen millî duygularla düşündüm."

Proje, dönemin ulaştırma bakanına ve Sivil Havacılık kurumuna götürülür ve onaylanır. Proje büyük ilgi görür. Devletin kasasından tek kuruş çıkmadan yapılacak bu organizasyonu CNN International, Eurosport, Euronews canlı yayınlayacaktır. Ancak, gösteriden üç gün önce gazeteci Erdal Bilaller'in Sabah Gazetesi'nde "Valimiz uyuyor mu? Durdurun bu çılgını." diyerek yazdığı bir yazı projenin sonunu getirir. Organizasyon komitesi, valilik ve bakanlıkla sorun yaşanmaması için gösteriyi iptal eder.

Ali İsmet Öztürk'e göre bu projeyi gerçekleştirmemek için ortada hiçbir sebep yok. Öztürk, "Eğer istenirse yeniden yapabilirim, böylelikle hem Türkiye'nin tanıtımı yapılır hem de bütün dünya Türk pilotunun gücünü görür." diyor ve kendisine, "hadi" denildiğinde bu görevi seve seve yapabileceğini belirtiyor.

HEZARFEN, AKROBASİ UÇUŞLARI İÇİN DAİMA HAZIR

Türkiye'nin ilk ve tek sivil akrobasi yarışmasına ev sahipliği yapan Hezarfen Havaalanı'nın genel müdürü Ahmet Tezman, bu sene haziran ayında düzenleyecekleri havacılık şenliklerinde küçük çaplı bir "Airshow" gösterisine de yer vereceklerini söylüyor. Tezman, amaçlarının sivil havacılığın gelişimine katkı sağlamak olduğunu belirterek, "Akrobasi uçuşlarının sivil havacılıkta ayrı bir yeri var. Türkiye bu konuda sivil anlamda çok iyi sayılmaz. Ama biz bu alanda akrobasi gösterilerinin artması için elimizden gelen teknik desteği vermeye hazırız. Yeter ki bu tip gösteriler yapılsın " diyor.

GÖKYÜZÜNÜN AKROBASİ CAMBAZLARI: TÜRK YILDIZLARI

Türk akrobasi takımı 1970'lerden sonra yaklaşık 20 sene bir duraklama dönemi yaşar. 1993'te, Konya 3. Ana Jet Üssü'nde "Türk Yıldızları" adıyla bir akrobasi takımı kurulur. Kurulduğu günden bu yana 250'nin üzerinde gösteriye imza atan Türk Yıldızları geçtiğimiz haftalarda İstanbul Kadıköy semalarında 8 uçakla yaptıkları şovda halkın takdirini kazandı. Türk Yıldızları'ndan Pilot Yüzbaşı Bülent Savaş, yaptıkları gösterilerin Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil ettiğini, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türk Hava Kuvvetleri'nin etkinlik ve disiplininin anlatılmasına katkı sağlamayı amaçladığını belirtiyor. Türk Yıldızları, 9 Mayıs'ta da Selçuk Üniversitesi tarafından düzenlenecek Bahar Şenlikleri kapsamında Konya semalarında bir akrobasi gösterisi yapacak.