|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Kara Kutu
  |  
Dosyalar
  |  
Ekonomi
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
Hayat Bilgisi
  |  
 
Sınır Dışı 30 Ocak 2012, Pazartesi 0 0 1 0
Selim Savaş Genç
s.genc@aksiyon.com.tr

Mısır’ın demokrasi adımları

Tahrir devrimi artık bir yaşında. Normalleşme adına iki turlu parlamento seçimlerini geride bırakan Mısırlılar, son olarak olağanüstü hâli de kaldırdılar. Haziran ayında Mısır’da başkanlık seçimleri gerçekleştirilecek. Askerler bir devlet başkanı seçtirip tıpkı bizdeki ‘12 Eylülcüler’ gibi orduyu sistemin içine entegre etme planları yapıyor.  Askerin pes etmeyen ve geri adım atmayan performansına baktığımızda Mısırlıların, Tahrir zaferinin sene-i devriyesini çok da coşkulu kutlayamadıklarını söyleyebiliriz. 30 senelik Mübarek dönemi üç haftalık gösteriler neticesinde kapanmış olsa da yerine  eskisinden daha muteber bir alternatif ikame etmek o kadar çabuk olamayacak.

Demokratikleşme sürecine adım adım ve aylara yayılan seçim sistemi ile başlayan Mısır, sabırla Yüksek Askerî Konsey ile vedalaşmanın yollarını arıyor. Mısır’da parlamento seçimlerinin beklenen galibi Müslüman Kardeşler’in Hürriyet ve Adalet Partisi (HAP) oldu. Seçimlerin beklenmeyen sürprizini ise Selefilerin Nur Partisi (NP) gerçekleştirdi. 508 sandalyeli Mısır parlamentosunda oyların yüzde 47’sini alan HAP parlamentoda 235 vekille temsil edilecek. Selefileri temsil eden NP ise yüzde 24’lük oy oranına karşılık 121 vekile sahip oldu. Mısır seçim sisteminin enteresan ayrıntıları var. Vekillerin üçte biri bağımsız listelerden seçiliyor. Her ne kadar burada amaç devrimi gerçekleştiren bireylere siyasetin kapısını açmak olsa da, Mısır partileri bu listelere de bağımsız adaylarını yerleştirerek işi şansa bırakmadı. Mısır’ın özgür geleceği için ayaklanan gençler kendi aralarında birleşerek örgütlenmiş olsalar da, örgütlü siyasi yapıların kendilerine fazla şans tanımadığı görülüyor. Parlamento seçimlerinde çok önemli neticeler alamayan genç Mısırlılar, devlet başkanı seçiminde zafere ulaşmak isteyen adaylar üzerinde etkili olmaya çalışacaktır.

Alışılagelmişin dışında bir tercihle Mısır seçim sisteminde, 10 milletvekilini devlet başkanı atıyor. Henüz seçilmiş bir devlet başkanı olmadığı için şimdilik Yüksek Askerî Konsey Başkanı Mareşal Hüseyin Tantavi bu görevi ifa etti.

Müslüman Kardeşler (İhvan) hareketi, “İslamcılar iktidara geliyor” endişesini ülke ve dünyaya yaymamak için hassasiyet gösteriyor. İçeride askerlerin iktidarlarını devam ettirmek için arayıp da bulamayacağı fırsatları kendilerine vermemekte ısrarlı ve temkinliler. İhvan, toplumun hemen her kesiminden destek alan halk devrimine gölge olmamak adına protestolarda kullandıkları dile ve gereğinden fazla ön plana çıkmamaya özen gösterdi. Devlet başkanlığı seçimlerinde Baradey gibi kendi partilerinden olmayan bir isim üzerinde bile anlaşabileceklerini açıklayan hareket, Mısır’ın farklı muhalif örgütlerine uzlaşma kapılarının açık olduğunun sinyallerini de vermiş oldu.

Siyasi yelpazenin tamamı olmasa da kahir ekseriyetinin üzerinde hemfikir olduğu ortak strateji, askerî yönetimin Mübarek rejimini farklı bir formatta devam ettirme arzusuna karşı direnmek. Düne kadar ülke adına alınacak her karara tek başına imza atan askerler devlet başkanı seçimine kadar iktidarı parlamento ile paylaşacak. Seçilmiş parlamento hata yapmazsa sivilleşme sürecini hızlandıracaktır.

Türkiye ile birçok ortak paydası olan ülkenin ordu yapılanmasında da benzerlikler bulunuyor. Mısır ordusunun silah altında 500 binin üzerinde askeri var ve yedeklerle birlikte bu rakamın bir milyona ulaşabileceği ifade ediliyor. Dünyanın en büyük 10. ordusu olan bu askerî yapı siyasetin ve devletin tam göbeğinde duruyor. Geçmişte Mısır monarşisini yıkan Hür Subaylar darbesi ve İsrail’e karşı verilen savaşlar sebebiyle ordu halkın gözünde prestij kazanmasını bilmişti. Mübarek döneminde sivil siyasi elitlerin sivil olmaması hasebiyle başbakanlık, üst düzey kamu bürokrasisi ve devlet şirketlerinin tepe yönetimleri gelenek olarak ordu ve polis kökenli üst düzey bürokratların elindeydi. Mısır halkının Mübarek’i devirerek rejimini sallamaya devam etmesinin en büyük sebeplerinden bir tanesi de işte bu tablo. Devletin kılcal damarlarına sarılmış bir ahtapot yapılanması şahsi geleceğinden endişe ettiği için ülkenin dönüşümüne karşı direnebildiği kadar direnmeye devam ediyor.