Türk Telekom'un rolü ve hedefi:
Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 için Türk Telekom, teknolojiyi sürdürülebilirliğin destekçisi olarak sahada konumlandırıyor. Şirket, zirvede en üst sponsorluk kategorisi olan Master Partner statüsünde yer alırken, aynı zamanda "Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji" destekçisi olarak etkinliğin dijital ihtiyaçlarını uçtan uca çözümlerle karşılayacak.
Altyapı ve teknoloji çözümleri:
Türk Telekom, COP31 alanında oluşturduğu bütüncül sistemle veri merkezi, network operasyon merkezi ve siber güvenlik operasyon merkezlerini kapsayan bir teknoloji omurgası kuruyor. Şirket; güçlü fiber ve mobil ağı, yeni nesil ağ teknolojileri ve enerji verimliliğini destekleyen çözümlerle zirvenin iletişim ihtiyaçlarını güvenli ve yüksek performanslı biçimde karşılamayı hedefliyor. 5G teknolojisi dahil olmak üzere yüksek kapasite ve tam kapsama sağlayacak çözümler etkinliğin dijital dünyasını şekillendirecek.
Canlı yayın ve bağlantı güvenliği:
Canlı yayınlar için hazırlanan fiber altyapı ve yüksek kapasite ile performans sunan yedekli santral altyapısı sayesinde zirvenin iletişim trafiğinin sürekliliği ve güvenliği sağlanacak. Türk Telekom, BM yetkilileri, ülke delegasyonları, diğer katılımcılar ve ziyaretçilere güçlü bir bağlantı deneyimi sunmak üzere veri trafiğini izleyen ve yöneten operasyon merkezleriyle organizasyon boyunca hizmet verecek.
Strateji, yatırım ve sürdürülebilirlik yaklaşımı:
Şirket, sürdürülebilirliği iş stratejisinin merkezine yerleştiriyor ve bu doğrultuda şebekesine çevre dostu teknolojiler entegre ederken yenilenebilir enerji yatırımlarını da sürdürüyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
"Türkiye’nin dijital geleceğine yön veren Türk Telekom olarak teknolojiyi yalnızca bağlantı sağlayan bir güç olarak değil, ekonomik ve toplumsal değer oluşturan, daha sürdürülebilir ve kapsayıcı bir geleceğin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. ‘Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğu için 2005’ten bu yana 24,5 milyar dolar yatırım gerçekleştirirken; fiber altyapımızı güçlendiriyor, yeni nesil ağ teknolojileri geliştiriyor, çevre dostu teknolojileri şebekemize entegre ediyor ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Yarına Sözümüz Var yaklaşımımız doğrultusunda, bugün gerçekleştirdiğimiz yatırımların yarının dünyasına katkı sunması için çalışıyoruz. Bu vizyonumuz doğrultusunda Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31’de en üst düzey sponsorluk kategorisi olan ‘Master Partner’ olarak yer alıyoruz. Aynı zamanda COP31’in ‘Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji’ destekçisi olarak geleceğimize yön verecek iklim kararlarını teknoloji gücümüzle Antalya’dan tüm dünyaya taşıyacak olmaktan mutluluk duyuyoruz. Sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezine yerleştirirken, bu yaklaşımımızı COP31’e taşıdığımız teknoloji gücümüzle somutlaştırıyoruz. Enerji verimliliğini odağına alan yeni nesil teknolojilerimiz, kaynakların etkin kullanımını destekleyen dijital çözümlerimiz, güçlü fiber ve mobil ağımızla zirvenin teknoloji altyapısını sürdürülebilirlik anlayışımız doğrultusunda hayata geçiriyoruz. COP31’de de bu teknoloji ve yatırım gücümüzü sahaya taşıyarak zirvenin ihtiyaç duyduğu iletişim altyapısını uçtan uca sağlayacağız. Teknolojinin dönüştürücü gücünü sürdürülebilirlik anlayışımızla birleştirerek gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz".
Türk Telekom’un COP31 bünyesindeki rolü, sadece etkinlik süresince teknik destek sunmakla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda teknoloji ve sürdürülebilirlik arasındaki bağı görünür kılarak, kamu ve özel sektör iş birliklerine örnek teşkil etmeyi amaçlıyor. Kurulan dijital omurga, etkinlik sonrasında da bilgi aktarımı ve deneyim paylaşımıyla uzun vadeli fayda sağlamayı hedefliyor.
TÜRK TELEKOM CEO'SU EBUBEKİR ŞAHİN