Suyun Antalya geleceğini güvence altına alma zamanı

Antalya Ticaret Borsası, COP31 öncesi Antalya Su Diyaloğu ile tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetimini ortak eyleme dönüştürmeyi hedefliyor.

Yayın Tarihi: 15.09.2026 13:44
Güncelleme Tarihi: 15.09.2026 13:48

Suyun Antalya geleceğini güvence altına alma zamanı

Toplantı ve amaçlar:

Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde başlatılan Antalya Su Diyaloğu, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde kentin su geleceğini masaya yatırıyor. ATB toplantı salonunda gerçekleştirilen ilk oturum; "Tarımda su yönetimi ve turizmde su yönetimi" başlıklarına odaklandı. Toplantıların amacı, kentte suyu tartışmakla kalmayıp somut bir eylem planına dönüşecek ortak bir çerçeve oluşturmak olarak açıklandı.

ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya’nın tarım, turizm, ticaret ve sanayi gibi sektörlerle şekillendiğini; bu sektörlerin ortak paydasının ise su olduğunu vurgulayarak, "Antalya’nın geleceğini konuşacaksak, önce suyunu konuşmalıyız" ifadelerini kullandı. Çandır, iklim değişikliği, değişen yağış rejimi, artan kuraklık riski ve nüfus baskısının su kaynaklarına yük bindirdiğini belirtti ve sorunun sadece su miktarı değil, suyun doğru ve verimli kullanımı olduğunu söyledi.

Sektörel öncelikler:

Çandır toplantı çerçevesinde tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetiminin birlikte ele alınacağını, suyun tek bir sektörün sorunu olmadığını kaydetti. Tarımda sulama verimliliğinin artırılması, turizmde su tüketiminin azaltılması ve yeniden kullanımın yaygınlaştırılması, sanayide su verimliliğinin sağlanması ile kentsel kayıp-kaçakların azaltılmasının gerekliliğine vurgu yapıldı. Toplantıların sonunda ortaya konacak Antalya Su Eylem Planının ne yapılacağı, kimlerin sorumlu olacağı, nasıl ve ne zaman uygulanacağı ile sonuçların nasıl izleneceğine yanıt vermesi hedefleniyor.

Çandır, "Artık plan yapıp rafa kaldırma zamanı değil, eyleme geçme zamanıdır" diyerek, 23 Eylül’de gerçekleştirilecek Antalya Su Zirvesi’nde kentin ortak su iradesinin somut bir çerçeveye dönüştürüleceğini söyledi ve COP31’in Antalya için bir fırsat olduğuna dikkat çekti.

Altyapı, verimlilik ve yeniden kullanım:

Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Çiğdem Hacıoğlu, iklim değişikliğinin kentte etkilerini gösterdiğini, Manavgat yangını, Kumluca’daki sel ve Kepez’de aşırı yağış gibi olayların görünürlüğü artırdığını belirtti. Hacıoğlu, belediyenin daha az su tüketen bitki türlerine yöneldiğini ifade etti.

Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü İsmail Öntaş, turizm, tarım ve sanayinin su kaynakları üzerindeki baskısını vurgulayarak Türkiye’de kişi başı günlük su tüketiminin yaklaşık 150 litre olduğunu, 5 yıldızlı otellerde bu miktarın 500 litrenin üzerine çıkabildiğini aktardı ve suyun sürdürülebilir turizmin ayrılmaz parçası olduğunu söyledi.

ASAT Genel Müdürü Cengiz Gülebay, iklim değişikliğinin yağış rejimini bozduğunu ve betonlaşmanın yağmur suyunun yeraltına ulaşmasını engellediğini ifade etti. Antalya’nın içme suyunun büyük bölümünün derin sondaj kuyularından sağlandığını, bazı kuyuların 300 metreye kadar indiğini belirtti. Yeni kaynak arayışlarının tek başına çözüm olmayacağını vurgulayan Gülebay, mevcut suyun verimli kullanılması gerektiğini söyledi.

ASAT’ın kayıp-kaçak oranını %34,57 seviyesine düşürdüğü, hedefin ise %25 olduğu belirtildi. Ayrıca son 6 yılda içme suyu altyapısına yaklaşık 27 milyar lira yatırım yapıldığı aktarıldı. Gülebay, atıksu arıtma tesislerinden günlük yaklaşık 750 bin metreküp suyun denize deşarj edildiğini ve arıtılmış suyun tarımda yeniden kullanımının önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Hurma Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkan suyun tarımda değerlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi.

Su kalitesi, tuzluluk ve yeraltı suyu:

Antalya İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, suyun miktarının yanı sıra kalitesinin de kritik olduğunu hatırlattı. Antalya’nın karstik yapısının yüzeydeki faaliyetlerin yeraltı su kaynaklarını etkilediğini belirten Irmak, Kırkgöz kaynaklarının stratejik önemine dikkat çekti. Teknik çalışmalarda yaklaşık 65 milyon metreküp suyun sistem içinde tutulabilme potansiyelinin tespit edildiği ifade edildi.

Irmak, Demre, Kumluca, Finike ve Manavgat gibi bölgelerde tuzluluk baskısının arttığını belirterek, Sulama Suyu Tuzluluk Risk Haritası hazırlıklarının başladığını söyledi. Yağmur suyu hasadı ve sera çatılarından toplanan yağmur suyunun kuyu suyu ile harmanlanmasının sulama suyu kalitesini yükseltebileceği belirtildi. Ayrıca kentin doğal drenaj sistemi olan düdenlerin korunması ve yağmur suyunun tutulup toprağa sızdırılmasıyla Antalya'nın "sünger kent" yaklaşımının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Gelecek adımlar ve beklentiler:

Toplantıda uzmanlar Antalya’nın su potansiyeli ve arz güvenliği, meteorolojik kuraklık, sürdürülebilir peyzaj, yerel yönetimlerde su yönetimi, üreticinin su kullanımı, Korkuteli Sulaması’ndaki iyi uygulamalar, turizmde sürdürülebilirlik, su verimliliği ve gri suyun arıtılarak yeniden kullanımı konularında sunumlar gerçekleştirdi. Antalya Su Diyaloğu’nun ikinci toplantısı 16 Eylül’de "Kentsel Su Yönetimi" ve "Sanayi Sektörü Su Yönetimi" başlıklarıyla düzenlenecek ve ortaya çıkan öneriler 23 Eylül’deki Antalya Su Zirvesi’nde ortak eylem çerçevesine dönüştürülecek.

Toplantıya ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Çiğdem Hacıoğlu, ASAT Genel Müdürü Cengiz Gülebay, Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü İsmail Öntaş, Antalya İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, DSİ 13. Bölge Müdür Yardımcısı Oğuzhan Karabulut ile kamu kurumları temsilcileri, akademisyenler ve sektör paydaşları katıldı. Konuşmacılar, suyun "ortak değer, ortak sorumluluk ve ortak gelecek" olduğunu belirterek, Antalya için koruma, verimli kullanım ve birlikte eylem çağrısını yinelediler.

ANTALYA SU DİYALOĞU TOPLANTILARININ İLKİ, "TARIMDA SU YÖNETİMİ VE TURİZMDE SU YÖNETİMİ" BAŞLIĞIYLA...

ANTALYA SU DİYALOĞU TOPLANTILARININ İLKİ, "TARIMDA SU YÖNETİMİ VE TURİZMDE SU YÖNETİMİ" BAŞLIĞIYLA ATB TOPLANTI SALONUNDA GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

Yazar
EDİTÖR

Esra Şimşek

Ben Esra Şimşek, 27 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Finans kategorisinde makro ekonomi ve bankacılık sektörünü analiz ediyorum. Hasan'ın aksine ben daha ciddi, kurumsal ve tamamen verilere dayalı bir yazı stiline sahibim. Piyasa analizleri benim işim.