Sunar Yatırım COP31 etkinliğinde sürdürülebilir dönüşümünü anlattı
Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, Yeşil İş Platformu tarafından COP31 çerçevesinde Adana’da düzenlenen konferansta şirketin sanayideki dönüşüm vizyonunu ve uygulanabilir sürdürülebilirlik adımlarını paylaştı. Konuşmada karbon azaltımı, enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi ve yeşil finansman başlıkları ön plana çıktı.
Çukurova’dan dünyaya uzanan entegre biyoendüstri
Çomu, Sunar Yatırım’ın üretim modelini "Çukurova’dan dünyaya uzanan entegre bir biyoendüstri yolculuğu" olarak tanımladı. 1974'te başlayan üretim serüveninin bugün 6 kıtaya ulaşan ve 120’den fazla ülkeye ihracat yapan bir yapıya dönüştüğünü hatırlatan Çomu, şirketin tarımsal hammaddeleri yalnızca işlemeyip gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi farklı alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürdüğünü vurguladı.
Entegre yapının getirileri
Entegre üretim modeli sayesinde aynı tarımsal hammadde birden fazla üründe değerlendirilebiliyor; bu yaklaşımın kaynak verimliliğini artırdığı ve döngüsel ekonomiyi üretim süreçlerine entegre ettiğini belirtti. Çomu, "Sürdürülebilir üretim bizim için verimlilik, düşük karbon ve döngüsel ekonomi ekseninde şekillenen bütüncül bir dönüşüm modelidir" diyerek çevresel etkilerin üretim kararlarında belirleyici hale geldiğini ifade etti.
Enerji dönüşümü ve somut hedefler
Sunar Yatırım’ın sürdürülebilirlik yaklaşımının üç ana eksende yürütüldüğü açıklandı: yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği çalışmaları ve döngüsel üretim. Şirketin güneş enerjisi yatırımlarının kurulu gücünün 41,5 MWp olduğu; 2025 itibarıyla yapılan çalışmalarla 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu sağlandığı ve 3.529 ton karbon salımının önlendiği paylaşıldı.
İlerleme ve hedefler
2025'te tüketilen elektriğin %50’sinin kendi GES santrallerinden karşılanmaya başlandığı, hedefin 2027’de üretim tesislerinin tüm elektrik ihtiyacını GES’lerden karşılamak olduğu belirtildi. Karbon salınımı için ise 2027’ye kadar yüzde 50, 2030’a kadar yüzde 75 azaltım hedefleri paylaşıldı. Ayrıca 36 ambalaj optimizasyon projesi ile plastik kullanımının azaltıldığı; ileri biyolojik atıksu arıtma ve biyogaz uygulamalarıyla suyun yeniden kullanıldığı ve atıkların enerjiye dönüştürüldüğü aktarıldı.
Biyoplastik çalışmaları ve sanayiyle uyum
Sunar NP’nin biyoplastik alanındaki uygulamaları da konferansta ele alındı. Çomu, biyoplastik dönüşümünü stratejik bir alan olarak niteleyerek, geliştirilen çözümlerin sadece çevresel fayda sunmakla kalmayıp mevcut endüstriyel sistemlerle uyumlu olacak şekilde tasarlandığını vurguladı. "Petrol bazlı plastiklere alternatif olan biyobozunur biyopolimerleri, sanayiyle uyumlu, üretim hatlarına entegre edilebilir bir teknoloji olarak ele alıyoruz" sözleri dikkat çekti.
Uygulanabilirlik ve kullanım alanları
W-Natural ürün grubunun ambalaj, e-ticaret, perakende ve endüstriyel uygulamalarda kullanıldığı; bu ürünlerin 90 ila 180 gün içinde biyolojik olarak çözüldüğü ve mikroplastik oluşumunu engellediği belirtildi. Çomu, biyoplastik üretiminde süreklilik ve proses stabilitesinin kritik olduğunu, geliştirilen ürünlerin mevcut üretim hatlarında kullanılabilir ve ölçeklenebilir şekilde tasarlandığını söyledi.
Değerlendirme: Dönüşümün önemi
Konferansta Sunar Yatırım’ın tarımdan biyoendüstriye uzanan entegre üretim modeli, sürdürülebilir sanayi dönüşümüne yönelik uygulamaya yakın örnek yaklaşımlar arasında gösterildi. Şirketin hedefleri ve somut yatırımları, enerji ve atık yönetiminde bütüncül adımların üretim maliyetleri ve çevresel etki üzerinde belirleyici olacağını ortaya koyuyor. Çomu’nun ifadesiyle, "Bu dönüşüm artık bir tercih değil, sanayinin kaçınılmaz yönüdür".
SUNAR YATIRIM YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE CEO’SU MUSTAFA NURİ ÇOMU, "SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM BİZİM İÇİN VERİMLİLİK, DÜŞÜK KARBON VE DÖNGÜSEL EKONOMİ EKSENİNDE ŞEKİLLENEN BÜTÜNCÜL BİR DÖNÜŞÜM MODELİDİR" DEDİ.