Sel sonrası sağlık takibi: bulaşıcı hastalık riski şu an yok

İstanbul'da 14 Ekim selinin ardından yapılan saha çalışmaları, su ve çevre kontrolleriyle bulaşıcı hastalık riskinin şu aşamada olmadığını ortaya koyuyor.

Yayın Tarihi: 28.10.2026 12:41
Güncelleme Tarihi: 28.10.2026 12:49

Sel sonrası sağlık takibi: bulaşıcı hastalık riski şu an yok

saha çalışmaları ve su kontrolleri:

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkan Yardımcısı Dr. Mete Güngör, 14 Ekim'de etkili olan yağış ve sonrasındaki su baskınlarına ilişkin yürütülen sağlık çalışmaları hakkında detaylı bilgi verdi. Güngör, sel sonrası halk sağlığını tehdit edebilecek risklerin öncelikli olarak değerlendirildiğini ve ilgili birimlerin koordineli biçimde sahada olduğunu belirtti. Selin ardından çalışmaların artırıldığı ve ilçelere yayılarak sürdürdüğü vurgulandı.

Çevre sağlığı ekipleri sahada aktif şekilde görev yapıyor. Alınan verilere göre sahada 200'den fazla çevre sağlığı teknisyeni görev aldı, 39 ilçe sağlık müdürlüğü koordinasyonunda yaklaşık 3 bin 500 klor bakiyesi numunesi alındı ve 870 adet şebeke suyu numunesi analiz edildi. Güngör, bu verilerin yalnızca ilk iki güne ait olduğunu, rutin su kontrollerinin de devam ettiğini belirtti. Normal koşullarda da şebeke suyundan düzenli numune alındığını, her gün yaklaşık 1.107 noktadan klor bakiyesi ölçümü yapıldığını aktardı.

su güvenliği ve müdahaleler:

Şüpheli ya da uygunsuz numune tespitinde İSKİ ile irtibata geçilip gerekli düzeltici faaliyetlerin yürütüldüğünü belirten Güngör, selin ardından bazı bölgelerde uygulanan süper klorlama işlemlerinin iki gün sürdüğünü ve ölçümlerde başarılı sonuçların alındığını söyledi. Kanalizasyon taşması ve kirli-su ile temiz suyun karışması gibi durumların bulaşıcı ajanlar açısından risk oluşturduğu, bu nedenle riskli alanların öncelikle değerlendirilip müdahale edildiği vurgulandı.

hassas gruplara yönelik bakım ve saha ziyaretleri:

Hassas gruplar —yaşlılar, çocuklar, gebeler ve kronik hastalığı bulunanlar— için evde sağlık hizmetleri ve ekiplerin düzenli takibinin sürdüğü ifade edildi. Güngör, Ayazağa örneğini vererek, ekiplerin hekim, psikolog, sosyal çalışmacı, ebe ve hemşireleriyle ekipler kurup bir günde yaklaşık 100 ev ziyareti gerçekleştirdiğini, dükkanlar ve eczanelerin de değerlendirildiğini aktardı. Ziyaretlerde hem sağlık hem sosyal destek sağlandığı, kronik ve yatalak hastalara yönelik ev ziyaretlerinin devam ettiği belirtildi.

Hastanelere düşen şüpheli vaka bilgileri, Bakanlık erken uyarı sistemine anında yansıyor. Muayene ve tetkik sonuçları sistem aracılığıyla Halk Sağlığı Başkanlığı bulaşıcı hastalıklar birimine iletiliyor; ardından ilgili ilçe ve saha ekipleri sürveyans ve filyasyon çalışmalarını yürütüyor. Güngör, şu aşamada bölgeden gelen verilerin alert düzeyinde bir bulaşıcı hastalık kümeleşmesi göstermediğini söyledi.

küf, temizlik ve kişisel korunma uyarıları:

Sel sularıyla ıslanan alanlarda nemin hızla giderilmesinin önemine dikkat çeken Güngör, zamanında kurutma yapılmazsa nemin küfe dönüşeceğini ve ortamda hastalık yapıcı mantarların oluşabileceğini belirtti. Küfün kontrolsüz temizlenmesi halinde mantar sporlarının havaya karışabileceği, solunum veya temas yoluyla enfeksiyon riski oluşturabileceği uyarısı yapıldı. Eşyaların durumuna göre temizlenmesi veya uzaklaştırılması gerektiği, küçük çaplı küf temizliğinde yüzey temizleyicilerinin kullanılabileceği, ancak işlem sırasında korunmanın şart olduğu ifade edildi. İlaçlama ve profesyonel temizlik gerektiğinde uzman ekiplerin devreye girmesi önerildi.

Güngör ayrıca şunları vurguladı: şüpheli şebeke suyu için kaynatma ya da kapalı şişe su kullanımı tercih edilmeli; bina içi tesisatın durumu şebeke suyu temizliği açısından ayrı bir faktördür; kirli yaralanmalarda tetanos değerlendirmesi için sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

temizlik kimyasalları ve zehirlenme riski:

Vatandaşların sık yaptığı bir hata olarak farklı temizlik maddelerini karıştırma riskine dikkat çekildi. Karışımların solunumla alınması sonucu zehirlenmelere yol açabileceği, temizlik sırasında alanın iyi havalandırılması gerektiği belirtildi. Ayrıca onarım ve temizlik sırasında meydana gelebilecek yaralanmaların kirli yaralanma olarak değerlendirilip sağlık kuruluşlarına bildirilmesi tavsiye edildi.

son değerlendirme ve izleme:

Güngör, bulaşıcı hastalık belirtisi olabilecek semptomlar —kırgınlık, ateş, kusma, bulantı, yüzde veya gözde şişme, aşırı öksürük veya nefes darlığı— görüldüğünde sağlık kuruluşlarına başvurulmasının gerektiğini hatırlattı. Özellikle gastroenterit benzeri bulguların yaygın olabileceğini, Hepatit A'nın ise genellikle 1 hafta ile 10 gün sonra sarılıkla birlikte kendini gösterebileceğini ifade etti. Ancak şu an için endişe edilecek bir durum söz konusu değil ve erken uyarı sistemleri olası kümelenmeleri tespit etmek için aktif olarak çalışıyor.

Sahadaki denetimlerin sürdüğü, ekiplerin 7/24 görevde olduğu ve vatandaşların yalnız bırakılmadığı belirtilerek çalışmaların devam ettiği aktarıldı.

İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HALK SAĞLIĞI BAŞKAN YARDIMCISI DR. METE GÜNGÖR, AÇIKLAMALARDA...

İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HALK SAĞLIĞI BAŞKAN YARDIMCISI DR. METE GÜNGÖR, AÇIKLAMALARDA BULUNDU.

Yazar
EDİTÖR

Ahmet Demir

Ben Ahmet Demir, 30 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin 'son dakika' uzmanıyım diyebilirsiniz. Kriz anları benim işim. En stresli anlarda soğukkanlılığımı korurum ve en hızlı, en doğru bilgiyi almak için uğraşırım. Pratik çözümler benden sorulur.