Gebelikte Depresyon Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Gebelikte Depresyon Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Gebelik neredeyse tüm kadınlar tarafından en fazla hayali kurulan hayattaki özel durumlardan biridir. Gebelikte depresyon nedenleri o hayal edilen sürecinin biraz sıkıntılı geçmesine neden olsa da depresyonun tedavisi imkânsız değildir.

Bütün hamileliklerde görülen bir durum olmasa da gebeliklerin önemli bir kısmında depresyon veya kısmi depresyon belirtileri, görülebilecek önemli psikolojik sorunlardan biridir. Özellikle kişinin kendini hamileliğe hazır hissetmemesi gibi temel nedenler ile ortaya çıkan hamilelikte depresyon, günlük yaşamın getirdiği olumsuzluklar sebebiyle de görülebilmektedir.

Hamilelik Depresyonu Nedir?

Hamilelikte depresyon güvensizlik, korku, kişisel problemler yaşamak, yoğun hormonsal değişiklikler ve aşırı stres gibi farklı nedenlerle ortaya çıkan psikolojik bir sorundur. Çok eskiden beri stres ve depresyonun gebelik üzerindeki olumsuz etkileri zaten bilinmektedir.

Kadınlar erkeklere nazaran sadece bedenen değil aynı zamanda psikolojik olarak da daha narin bir yapıya sahiptirler. Gebelik döneminde ise bu hassasiyet daha fazla olur.

Kadın vücudunun gebelik boyunca yüzlerce farklı değişime uğraması ve bu değişimde hormon seviyesinin fazlasıyla etkili olması, kadında aşırı stres ve depresyon gibi çeşitli sorunların görülmesine neden olabilir.

Gebelikte Depresyon Nedenleri Nelerdir?

Gebelikte depresyon nedenleri arasında en fazla öne çıkanlar şunlardır;

  • Gebelikten önce yaşanan psikolojik sorunlar, hamilelik sürecinde daha ileri seviyede görülebilir. Anne adayının geçmişte ailesi ile yaşadığı sorunların bazıları hamilelik sürecinde depresyona sebep olabilir.
  • Maddi sıkıntılar bu süreçte depresyona sebep olabilecek temel faktörlerden biridir.
  • Vücudun ihtiyaç duyduğu vitaminlerin uzun süre alınmaması, depresyonun oluşumunu tetiklemektedir.
  • Eşin bu süreçte anne adayına destek olmaması veya eşler arasında yaşanan problem depresyonun zeminini hazırlar.
  • Anne karnındaki bebeğin sağlık problemlerinin olması, kadında psikolojik sorunların görülmesinde ki temel nedenler arasındadır.

Yukarıda da sayıldığı üzere genellikle anne adayının yaşayabileceği psikolojik temele dayalı faktörler, hamilelikte depresyonu sorununun ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Hamilelikte Depresyon İçin Risk Faktörleri Nelerdir?

Depresyonu oluşturacak nedenlerin dışında, gebelikte depresyonun görülme olasılığını artıracak bazı risk faktörleri de vardır. Aşağıdaki faktörler, kişi de depresyonun görülme olasılığını ciddi oranda artırmaktadır.

Genetik Faktörler: Tam olarak açıklığa kavuşmamış olsa da genetik faktörlerin hamilelikte depresyon riskini artırdığı tahmin edilmektedir. Özellikle geçmişinde sıkıntılar yaşayan kişilerde genetik faktörler daha etkili şekilde görülebilir.

Psikolojik Faktörler: Anne adayının geçmişte depresyon hikâyesinin olması, anksiyete yaşaması, hamileliğe yönelik zıt duygular barındırması, psikolojik temele dayalı olarak depresyona neden olabilir.

Çevresel Faktörler: Kronik hastalıklar, viral enfeksiyonlar, mental travma, fiziksel faktörler ve stres, çevresel faktörlere dayalı olarak depresyon oluşumunu tetikleyebilir.

Biyolojik Faktörler: Maternal depresyonun ilişkisinin biyolojik faktörler ile belirlenmesi zordur. Yapılan araştırmalar biyolojik faktörlerin hormonlar üzerinde etki göstererek maternal depresyona zemin hazırladığını göstermektedir. Özellikle dengesiz ve yetersiz gıda alımı sebebiyle hamilelikteki beslenme bozukluğu hormonal fonksiyonlarının bozulmasına ve depresyonun ortaya çıkmasına sebep olabilir.

Sosyal Faktörler: Gebelikte depresyon probleminin oluşmasına temel olarak sosyal faktörler de gösterilmektedir. Yalnız yaşamak, ekonomik düzenin düşük olması, partner yokluğu, evlilik içerisinde yaşanan sorunlar, aile içi şiddet ve sosyal izolasyon gibi çeşitli sosyal faktörlerin, hamilelik döneminde depresyonu tetiklediğini göstermektedir.

Beslenme ve Hamilelikte Depresyon

Hamilelik döneminde depresyona yatkınlığı arttırdığı tahmin edilen bir diğer olası faktör ise hamilelikte beslenmedir. Hamilelikte B6 ve B12 vitamini, magnezyum, çinko ve diğer vitamin ve elementlerin yeteri kadar alınması, serotonin hormonu üzerinde olumlu etki oluşturarak depresyonun önlenmesine yardımcı olmaktadır.

Gebelik depresyonunu etkileyeceği tahmin edilen bir diğer element ise omega-3 yağ asitleridir. Yapılan çalışmalar sonucunda kanıta dayalı olarak omega-3 yağ asidi düzeyinin düşük olmasıyla hamilelik boyunca ve doğumdan sonra gelen süreçte ortaya çıkan depresif belirtiler arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Serotonin işlevleri üzerindeki etkisi nedeniyle omega-3 yağ asidinin antidepresan etkilere sahip olduğu görülmektedir. Omega 3 yağ asidi aynı zamanda perinatal depresyonların tedavi edilmesi ve önlenmesi için de önem taşımaktadır.

Yapılan bilimsel araştırmalar omega-3 yağ asitleri kullananlar ve kullanmayanlar şeklinde iki ayrı grubu ele almıştır. Bu araştırmaya göre hamilelikte omega 3 kullanan kişilerde gebelik depresyonun daha az görüldüğü tespit edilmiştir. Ancak hamilelikte beslenmenin depresyon ilişkisinden söz edebilmek için, bu süreçte beslenmenin çok geniş bir boyutta değerlendirilmesi gerekir.

Gebelikte Depresyon Belirtileri

Hamilelikte anne adayında birçok değişiklik görülebilir. Bu değişiklikler hormonsal olduğu gibi doğrudan fiziksel değişiklikler olarak da görülebilir. Ancak bunların yanı sıra ruhsal değişiklikler görülmesi hamilelik sürecinin en doğal sonuçlarından biridir. Hamilelik depresyonu kendini farklı semptomlar ile ortaya koyabilir.

Hamilelik esnasında kadının ruh halindeki değişiklikler her gebeliğin kaçınılmaz bir sonucudur.  Ancak bu ruhsal değişikliklerin düzeyi ve şekli depresyon olarak daha farklı bir boyut kazanabilir. Bu nedenle gebelikte görülecek her ruhsal değişikliğin depresyon olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Hamilelikte depresyon belirtileri genellikle şunlardır;

  • Sıklıkla sebepsiz yere ağlamak
  • Uykusuzluk hastalığı
  • Nedensiz yere kendini sürekli hüzünlü veya değersiz hissetme
  • Aşırı kaygılı olmak
  • Beslenmede strese bağlı anormal değişiklikler
  • İntihar düşüncesi

Gibi etkenler, hamilelik depresyonu belirtileri arasında yer almaktadır. Bu süreçte anne adayının düzenli beslenmesinde görülen anormallikler, fetüsün gelişimine kadar etki edebilmektedir.

Kişinin kendi çevresinde olup bitenler hakkında sürekli suçluluk duygusu hissetmesi, bu belirtiler arasında sayılabilecek şeylerden biridir. Psikolojik durumu zayıflayan anne adayı, çocuğun doğumu ile ilgili de birtakım suçluluk duygularından mustarip olabilir.

Üretkenliğin azalması ve yorgunluk gibi faktörlerde, gebelik depresyonun bir parçası haline gelebilir. Tüm bunlar bir araya geldiğinde anne adayının derinden etkilenen psikolojisi, vücudun erken doğuma zemin hazırlamasına neden olabilir.

Gebelikte Depresyon Tedavisi Nasıl Yapılır?

Yaşamın hangi aşamasında olursa olsun görülen depresyon en iyi şekilde ancak arkadaşlar, aile ve kişinin sevdiklerinden alacağı destek ile tedavi edilebilir.

Tıbbi olarak profesyonel takip ve tedavi yöntemleri depresyonun etkilerinin ortadan kalkması için atılması gereken ilk adımdır. Ancak tıbbi tedavi yöntemleri ile birlikte bu süreçte kişinin çevresinden destek görebilir olması, tedavinin en büyük destekleyicisi olarak öne çıkmaktadır.

Psikoterapi seansları bu süreçte uygulanması gereken güçlü tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır. Psikologlar eşliğinde kişinin kendini daha güçlü ve güven içerisinde hissetmesi sağlanmalı, korkularını yenerek süreci atlatması konusunda hem çevresel hem de profesyonel destek sağlanmalıdır. Diğer yandan kişiye akupunktur, yoga ve farklı fiziksel egzersizler tavsiye edilmektedir.

Zihnin ve bedenin sakin durulmuş bir yapıya kavuşması için, yapılacak egzersizlerin önemi büyüktür. Diğer taraftan doğru bir şekilde sağlıklı gıdalar ile beslenmek, sürecin daha kontrol edilebilir şekilde geçmesini sağlayacaktır.

Aile Desteğinin Önemi

Hamilelik sürecinde depresyon için aile desteği, anne adayı için olduğu kadar karnındaki bebek için de büyük önem taşır. Çünkü bu süreçte görülen depresyonun başta erken doğum olmak üzere, bebek üzerinde de farklı etkiler göstermesi mümkündür. Kadının daha hassas olduğu bu dönemde, aile desteği ile kendisini kaygıdan uzak ve güvende hissetmesi önemlidir.

Yargılardan uzak, ilgi ve sevgi gören kişinin alacağı psikolojik ve diğer tıbbi destekler, bu süreci atlatması için önemlidir. Hamilelikte antidepresan ilaçlar kullanımının bebek üzerinde ciddi riskler göstereceği unutulmamalıdır. İlaç kullanımı ihtiyaç halinde sadece doktor tavsiyesi ile yapılmalı, aksi halde kendi başına herhangi bir ilaç kullanılmamalıdır.



Bunlarda ilginizi çekebilir



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*