Türkiye’nin manyezit gücünü küresel pazara taşıyan entegre model
KÜMAŞ, dünya manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20'sine dayanan kaynak avantajını, entegre üretim altyapısı ve güçlü Ar-Ge ile ihracata dönüştürüyor. Şirketin sinter, kalsine ve fused manyezitten refrakter ürünlere uzanan üretim hattı, ham maddeden nihai ürüne kadar tek çatı altında yönetiliyor ve bu yapı kalite, maliyet yönetimi ile tedarik güvenliği açısından rekabet üstünlüğü sağlıyor.
Şirket, güçlü üretim kapasitesi ve yüksek katma değerli ürün portföyü sayesinde hem iç pazarın ihtiyaçlarını karşılıyor hem de ithal ikameye katkı veriyor. Refrakter ve magnezyum oksit (MgO) bazlı ürünler özellikle çelik, çimento ve cam gibi temel sanayi kollarında kritik hammadde işlevi görüyor.
rezerv avantajının rekabete dönüşümü:
KÜMAŞ Genel Müdürü Atilla Adem Aydın, doğal kaynak gücünü Ar-Ge, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı üretimle birleştirerek küresel pazarlarda rekabetçi hale geldiklerini vurguluyor. Aydın, şirketin entegre üretim modelinin yalnızca maliyet ve tedarik güvenliği sağlamadığını; aynı zamanda üretim süreçlerini sürekli iyileştirme ve yeni ürün geliştirme açısından da bir temel oluşturduğunu belirtiyor.
Bu entegre yapı sayesinde KÜMAŞ, kendi ocaklarından çıkardığı cevheri işleyerek farklı form ve kalite seviyelerinde ürünler sunabiliyor; bu da müşterilere yönelik esneklik ve saha doğrulama imkânı sağlıyor. Şirketin bu yaklaşımı, yurt dışı pazarlarda güvenilir bir çözüm ortağı olarak tanınmasına katkıda bulunuyor.
sürdürülebilirlik ve standardizasyon odaklı rekabet:
Aydın, KÜMAŞ’ın sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını rekabet avantajı olarak tanımlıyor. Şirket, Çevresel Ürün Beyanı (EPD), GRI ve TSRS uyumlu raporlamalar, ISO 14064 ile ISO 14067 standartlarına göre karbon ayak izi ölçümü gibi uygulamalar yürütüyor. Enerji verimliliğini artırmaya yönelik dijitalleşme yatırımları, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve alternatif hammaddeler üzerinde çalışmalar sürdürüyor.
KÜMAŞ, aynı zamanda sıfır atık, su yönetimi ve kaynak verimliliği uygulamalarını devreye alarak çevresel performansını geliştirmeye odaklanıyor. Madencilik faaliyetlerinde rehabilitasyon, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistem sürdürülebilirliği öncelikli uygulamalar arasında yer alıyor.
Bu kapsamlı yaklaşım, şirketin yalnızca ürün kalitesiyle değil, sürdürülebilirlik standartlarına uyum ve raporlama yetkinliğiyle de uluslararası pazarlarda tercih edilen bir tedarikçi olmasını sağlıyor.
KÜMAŞ, entegre üretim, güçlü Ar-Ge ve mühendislik kabiliyeti sayesinde Çin, Hindistan ve Avrupa merkezli üreticilerle rekabet ediyor. Şirketin 60'tan fazla ülkeye ulaşan ihracat ağı, Türkiye için döviz girdisi ve katma değer yaratmanın yanı sıra ülkedeki stratejik hammadde arz güvenliğine de katkı sunuyor.
Aydın'ın ifadeleriyle, KÜMAŞ’ın en büyük gücü sahip olduğu doğal kaynağı yüksek katma değerli ve sürdürülebilir ürünlere dönüştürebilmesi. Bu dönüşüm, şirketi sadece üretici değil aynı zamanda küresel pazarda Türkiye'yi temsil eden bir aktör konumuna getiriyor.
Sonuç olarak, KÜMAŞ’ın entegre üretim modeli, Ar-Ge yatırımları ve sürdürülebilirlik odaklı stratejileri, şirketin manyezit alanındaki kaynak avantajını küresel rekabete taşıyarak 60'tan fazla ülkeye ulaşmasını sağlıyor.
KÜMAŞ GENEL MÜDÜRÜ ATİLLA ADEM AYDIN