Netanyahu, Gazze kentinde 100 bin kişinin sürgün edildiğini açıkladı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, haftalık kabine toplantısı öncesinde yaptığı konuşmada, Gazze kentini işgal etme hedefi doğrultusunda yürütülen saldırıları şiddetlendireceklerini duyurdu. Netanyahu, kentin yaklaşık 1 milyon nüfusundan 100 bin Filistinlinin zorla yerinden edildiğini belirtti.
Saldırıların kapsamı ve hedefler
Netanyahu, devreye soktukları işgal planı çerçevesinde saldırıların hem kent merkezinde hem de dış mahallelerde yoğunlaştırılacağını vurguladı. Başbakan, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıların sona ermesi için Hamas'ın "ortadan kaldırılması" ve tüm İsrailli esirlerin serbest bırakılmasının şart olduğunu yeniden ileri sürdü.
İsrail ordusu, işgal saldırıları kapsamında kent içindeki çok katlı binaları hedef alacaklarını açıkladı. Ayrıca, Savunma Bakanı Yisrael Katz de Gazze'deki askeri harekatın sertleştirileceğine dair açıklamalarda bulunarak kentte ""cehennemin kapıları açıldı"" ifadelerini kullandı.
Kabine toplantısı ve güvenlik önlemleri
The Times of Israel'e konuşan bir bakana göre, haftalık kabine toplantısı üst üste ikinci hafta güvenlik nedeniyle Batı Kudüs'te güvenli bir sığınakta gerçekleştirildi. Geçen hafta toplantı, Husilere düzenlenen saldırılar nedeniyle güvenli bir mekana taşınmıştı.
İşgal planının aşamaları ve geçmişe ilişkin not
İsrail Güvenlik Kabinesi, 8 Ağustos tarihinde Gazze kentinin kuzeyinin işgal edilmesine yönelik planı onayladı. Plana göre ilk aşamada yaklaşık 1 milyon Filistinlinin güneye kaydırılması, kentin kuşatılması ve yoğun saldırılar sonrası işgal edilmesi öngörülüyor. İkinci aşamada ise kent merkezindeki mülteci kamplarının işgali hedefleniyor.
Metinde ayrıca, İsrail'in 1967'den 2005'e kadar Gazze Şeridi'ni 38 yıl boyunca işgal altında tuttuğu; bugün yaklaşık 2,3 milyon Filistinlinin yaşadığı bölgenin ise son 18 yıldır ağır bir abluka altında bulunduğu hatırlatıldı.
Netanyahu'nun açıklamaları, işgal planının uygulamaya konulduğunu ve askeri operasyonların genişletileceğini teyit ederken, bölgede yerinden edilmeler ve altyapı zararlarıyla ilgili endişeleri artırıyor.