Şimşek: Rezervler, enerji bağımlılığı ve ekonomik dayanıklılık
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bir finans zirvesinde yaptığı konuşmada Türkiye'nin rezerv yeterliliği, ekonomik programın sürdürülebilirliği ve enerji stratejileri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Küresel piyasalardaki belirsizliklere rağmen Türkiye'nin inşa ettiği tamponların süreci yönetmede belirleyici olacağını vurguladı.
Rezerv ve makro görünüm
Şimşek, rezervlerin yeterliliğine dikkat çekerek, "Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" dedi.
Rezerv verisi: Bakanın vurguladığı üzere rezervler, normal kabul edilen 3 aylık düzeyin üzerinde; en düşük hesapla dahi 5 ay düzeyinde ithalat karşılığı sağlanıyor. Ayrıca ülke risk priminde belirgin bir bozulma gözlenmediği ifade edildi.
Program disiplini ve büyüme riskleri
Şimşek, küresel ekonomide yaşanan şoklara rağmen programın yürütülmesine kararlı olduklarını belirtti: "Bugün gerçekten çok büyük bir şok söz konusu. Ancak biz programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz." Küresel yüksek faiz ve borçluluğun kısa vadede baskı oluşturduğunu, bununla birlikte kamu tasarrufu ve harcama disiplininin son dönemde sonuç verdiğini söyledi.
Bakan, aynı zamanda gelir dağılımı ve istihdam payında program döneminde olumlu gelişmeler gözlendiğini; iş gücünün milli gelirdeki payının arttığını kaydetti. Bu değerlendirme, politikalardaki disiplinin sosyal göstergeler üzerinde de etkili olduğuna işaret ediyor.
Enerji, bölgesel kalkınma ve varlık barışı
Enerji arz güvenliğinde pazar ve ürün çeşitlendirmesinin önemine dikkat çeken Şimşek, stratejinin Hürmüz Boğazı'na bağımlılığı azalttığını yineledi. Ayrıca bölgesel kalkınmanın öncelikli hedeflerden olduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye ülkemizin önündeki en büyük fırsat penceresi. GAP bölgesi, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motorları olması lazım" ifadelerini kullandı.
Varlık barışına ilişkin açıklamasında Şimşek, yurt içi ve yurt dışı varlıkların sisteme girişini teşvik edecek uygulamanın yatırımcı odaklı olduğunu söyledi: "Varlık barışında para sistemde uzun süre tutulursa vergi olmayacak. Bu varlıkları kendi şirketlerine sermaye olarak koyarlarsa yine vergi yok, bankalara mevduat olarak koyarlarsa vadesine göre vergi sıfıra kadar iniyor. Uygulama basit ve yatırımcı odaklı."
Gelecek beklentileri
Son olarak Şimşek, savaş sonrası dönemde petrol fiyatlarında düşüş öngördüklerini, savunma sanayinde teknolojik bir sıçrama yaşandığını ve yeni enerji ile ticaret koridorlarının tartışıldığını belirterek, "Yeni enerji ve ticaret koridorları gündemde ve hepsinin merkezinde Türkiye var. Evet şoktan etkilendik ancak bunu yönetilebilir görüyoruz" dedi. Bakanın değerlendirmeleri, mevcut politika tercihlerinin kısa vadeli dış şoklara karşı dayanıklılığı güçlendirmeye odaklandığını gösteriyor.
Bakan Şimşek: "Hürmüz Boğazı'na bağımlılığımız neredeyse hiç yok"