Taşlarla yeniden hayat bulan iki tarihi ev:
Tunceli'nin Çemişgezek ilçesi Yünbüken köyünde yaşayan 74 yaşındaki Nihat Sürücü, derelerden ve yol kenarlarından topladığı binlerce çakıl taşını motiflere dönüştürerek köyün tarihî sokağını adeta bir açık hava müzesine çevirdi. Yaklaşık 300 yıllık olduğu tahmin edilen iki evi, dört ay süren sabırlı bir çalışmayla hem dış cephe hem iç mekan olarak işledi.
Evlerin dış duvarlarında Osmanlı desenleri, Türk bayrağı ve milli değerleri yansıtan figürler göze çarpıyor. İç mekanlarda ise Sürücü'nün yıllarca biriktirdiği nostaljik ve antika eşyalarla oluşturduğu düzenleme, evleri adeta birer mini müze'ye dönüştürüyor ve ziyaretçilere zamana yolculuk hissi yaşatıyor.
Sabır ve emekle dört aylık çalışma:
Sürücü, çalışmayı abisiyle birlikte yürüttüğünü anlatarak, 'Ben bu köyün yerlisiyim. Annemin ve babamın karşılıklı evleri var burada. Abimle beraber yollardan ve derelerden taşlar topladık. Abimle beraber hem annemin hem babamın evinin duvarlarına bu şekilde motifler yaptık. Böyle şeyleri çok seviyoruz. Ben sabırlı bir insanım... Sabırla 4 ay içerisinde abimle beraber bu evleri taşlarla güzel bir şekilde işledik' dedi.
Her taşın uzun emek gerektirdiğini vurgulayan Sürücü, köyde yıllık yaşam düzeninden de söz ederek yılda 8 ay köyde, 4 ay ise İstanbul'da kaldığını belirtti. Ayrıca köydeki küpleri, kabakları ve diğer objeleri boncuklarla işleyip duvarlara monte ederek iç mekânları geçmişin izlerini taşıyan sergilere dönüştürdü.
Ziyaretçi ilgisi ve kültürel mirasın aktarımı:
Köye gelen ziyaretçiler eserlerin önünde fotoğraf çektiriyor ve yapılan işin nasıl gerçekleştirildiğini merak ediyor. Sürücü, tamamen ağabeyi ve kendi imkânlarıyla gerçekleştirdiği çalışmayla sadece evleri değil, köyün kültürel hafızasını da geleceğe taşıdığını söylüyor.
Bu çalışma, sıradan malzemelerin sabır ve ustalıkla nasıl birer anı ve kimlik taşıyıcısına dönüşebileceğini gösteriyor. Yerel belleğin korunması ve geleneksel el sanatlarının görünür kılınması açısından örnek teşkil eden proje, bölgeye gelenlere hem estetik hem de duygu yüklü bir deneyim sunuyor.
NİHAT SÜRÜCÜ, DERELERDEN VE YOL KENARLARINDAN TOPLADIĞI BİNLERCE ÇAKIL TAŞINI SANAT ESERİNE DÖNÜŞTÜREREK KÖYÜNÜN SOKAĞINI VE YAKLAŞIK 300 YILLIK İKİ TARİHİ EVİ ADETA AÇIK HAVA MÜZESİNE ÇEVİRDİ.