Girişim sermayesinin yeni önceliği: erken getiri ve nakit akışı
Dünya girişim yatırımları yılın ilk çeyreğinde 297 milyar dolar ile rekor kırarken, yatırımcı tercihlerinde belirgin bir kayma gözleniyor. Sermaye artık uzak vadeli vaatlerden çok erken getiri, istikrarlı nakit akışı ve disiplinli büyüme sunan şirketlere yöneliyor.
Paradigma değişimi: değerleme ve çıkış stratejilerinde dönüşüm
RePie Portföy Genel Müdürü Altuğ Dayıoğlu, Uluslararası Ekonomi Zirvesi'ndeki oturumda son yıllarda girişim sermayesi alanında para toplamanın ve çıkışların zorlaştığını vurguladı. Dayıoğlu'na göre, ikincil fonlar ve fonların ellerindeki şirketleri birbirlerine satması, bu dönüşümün somut işaretleri arasında yer alıyor. Yatırımcılar artık '10-15 yıl sonra karlılığa geçecek' modeller yerine daha erken getiri sağlayan, disiplinli yönetilen şirketleri tercih ediyor.
Dayıoğlu, dönüşümü şöyle özetledi: 'Unicorn ile iyi şirket arasındaki boşluk kapanıyor.' Değerleme çarpanlarındaki eğilim de, düşük çarpanlı ancak istikrarlı büyüyen şirketlerin, yüksek çarpanlı spekülatif yatırımların önüne geçtiğini gösteriyor.
RePie Portföy'ün stratejisi ve somut örnekler
RePie Portföy, bu paradigma değişikliğine yatırım stratejisini uyarlayarak cevap veriyor. Dayıoğlu, halka arza hazırlanan Baytuna ve Innovance için girişim sermayesi yatırım fonlarıyla pozisyon aldıklarını belirtti. Firma, 'Unicorn peşinde koşarken büyük fırsatları kaçırmak yerine daha hızlı çıkış sağlayabileceğimiz işlere yatırım yapmayı tercih ediyoruz' yaklaşımını benimsiyor.
Bu stratejinin ilk somut yansıması olarak gösterilen Innovance Bilgi Teknolojileri halka arz süreci dikkat çekiyor. Bankacılık ve finansal teknolojiye yazılım altyapısı, yapay zeka destekli veri çözümleri ve beyaz etiket ürünler sunan Innovance, 770 kişilik ekibiyle 20’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor. RePie Portföy, Innovance’ın büyümesine 3 farklı fonla katkı sundu ve şirketin halka arzıyla çıkış gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Türkiye'nin potansiyeli ve karşılaşılan kısıtlar
Dayıoğlu, Türkiye'nin unicorn üretme kapasitesinin yüksek olduğunu vurguladı: nüfusun yetenek üretebilme potansiyeli, genç demografi ve yüksek internet yaygınlığı bu potansiyelin temel dayanakları. Öne çıkan sektörler arasında yapay zeka, finansal teknoloji, oyun ve savunma sanayi yer alıyor.
Buna karşın, ekosistemin hızını sınırlayan önemli bir faktör olarak yurtdışından doğrudan sermaye akışının kısıtlı olması işaret ediliyor. Özellikle Seri B ve sonrası aşamalarda yatırım hacminin sınırlı olması, büyüme yolculuğunda engel teşkil ediyor.
Ancak Dayıoğlu, coğrafi yakınlık, genç nüfus ve girişimci ruh sayesinde Türkiye'nin doğru odaklandığında daha ileri gidebileceğine inanıyor: 'Doğru noktalara, doğru notalara bastığımızda çok iyi büyütebileceğimiz şirketlerimizin çıkacağına inanıyorum.'
ALTUĞ DAYIOĞLU