Gaziantep’te yarım asırdır 8 metrekarelik dükkânda saat tamirciliği
Nurettin Büyükkörükçü, Şahinbey ilçesinde yaşayan 68 yaşında bir usta olarak 1976'dan bu yana saat tamirciliği yapıyor. 8 metrekarelik dükkanında daha çok antika saatlerin tadilat ve bakımını üstlenen Büyükkörükçü, yarım asırlık deneyimini severek sürdürüyor.
Yarım asırdır "tik tak" sesleri ve akreple yelkovanın kovalamacasına tanıklık eden usta, yıllardır yaptığı işi ayakta tutmaya çalışıyor ve mesleğin giderek arka planda kaldığını belirtiyor.
Mesleğe başlangıç ve ustalaşma
Mesleğe çocuk yaşta dayısının yanında çırak olarak adım attığını anlatan Büyükkörükçü, süreci şöyle aktarıyor: "Saatçilik mesleğine ilkokulu bitirdiğimde dayımın yanında çırak olarak başladım. 1976’da bu mesleğe başladık. Ondan önce de tatillerde, ara tatillerde gider çalışırdım. İlkokulu bitirdikten sonra da bu işe girdik. 1976’dan beri yapıyoruz. 1984 yılına kadar kalfalık, çıraklık dönemi geçirdik. 1985 yılında askerden döndükten sonra kendi dükkanımızı açtık. Kendi işimizi yapmaya başladık".
Mesleğin değişimi ve çırak sorunları
Büyükkörükçü, teknolojinin ve cep telefonlarının yaygınlaşmasının saatçiliğin cazibesini azalttığını, bunun da işlerindeki düşüşe yol açtığını vurguluyor: "Eski dönemlerde saatçilik çok güzel bir meslekti. Telefonların çıkmasından dolayı gittikçe cazibesini kaybetti. Mesleğimiz önce çok iyi bir meslekti. Tamir işlerimiz bayağı vardı. Günbegün biraz düşüş yaptı. 1990’lı yıllarda işlerimiz iyiydi. 2000 yılından sonra işlerimizde tabi düşme olmaya başladı. Mesleğimiz çok iyiydi. Herkes bu işe giremezdi. Şimdiki gençler maalesef bu işlere fazla kafa yormuyor. Onun için meslek cazibesini yitiriyor".
Ustanın bakışı: Sabır ve emek gerektiren iş
Saat tamirciliğinin bir zamanların gözde mesleklerinden biri olduğunu, bugün ise çok az sayıda ustanın mesleği sürdürmeye çalıştığını söyleyen Büyükkörükçü, emeğe ve sabra vurgu yapıyor: "Bu meslek sayesinde evlendik, çocuklarımız oldu ve evlendirdik. Ama şimdiki gençler mesleğe heves etmiyor. Onun için biz de mesleğimizi sürdürme peşindeyiz. Biz de herhalde son dönemlerini yaşıyoruz. Şu an yapabildiğimiz kadar saat tamiri yapıyoruz. Sevgisi olmayan bu işi yapamaz. Bu iş gayet sabır ve emek isteyen bir iş. Gayet sabırlı olmak lazım. Sabırlı olmazsan çok nazik ve ince bir iş olduğu için her insan bu mesleğe tahammül edemez".
Usta, mesleğin hem teknik hem de sabır gerektiren yönüne dikkat çekerek, çırak eksikliğinin sürdürülebilirlik açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirtiyor.
YARIM ASIRDIR ZAMANA İNCE AYAR VERİYOR