Çünkü pazar günü tren sistemindeki gibi lokomotif vazifesi görüyor, haftanın bu nadide tatil günü nasıl geçerse diğer günleri de peşinden sürüklüyor.
Bugüne değin defalarca tecrübe ettim!
Eğer pazar günü iyi dinlenirsem, haftaya bomba gibi başlayıp aynı şekilde bitiriyorum; şayet günü kötü geçirirsem, ruh hâlim diğer günlere de domino etkisi yapıyor, hafta boyunca ortalıklarda leyla gibi dolaşıyorum!
Yani ya A) ya da B) şıkkı!
Emin olun ki istisnai bir durum görmedim, bu sebeple pazar gününü olabildiğince olumsuzluklardan izole yaşamayı tercih ederim.
Lakin ben ne kadar uğraşırsam uğraşayım, atalarımızın ‘sakınan göze çöp batar’ dediği gibi bazen olacağın önüne geçilmiyor.
Örneğin geçen pazar, yataktan Supermen gibi uçarak kalktım, ailemle oturduğum muhteşem kahvaltı sofrasında güne harika bir başlangıç yaptım, gelin görün ki televizyondan aldığım haber nedeniyle o kadar üzüldüm ki sabah hiç uyanmamış ve televizyonun kumandasını elime dahi almamış olmayı arzu ettim fakat iş işten geçmişti, Whitney Houston’ın ölüm haberini aldıktan sonra keyfim kaçtı gitti.
Ansızın geçmiş yıllara gittim…
Hani şöhretine şöhret katıp Whitney Houston’ı dünya çapında üne kavuşturan ‘Bodyguard’ filminden sahneler geldi gözümün önüne ve o an unutulmaz ‘I will always love you’ şarkısını dinlemek istedim.
Suratım düştü, bir daha toparlanmak mümkün olmadı.
Gün boyunca, Whitney Houston’ın gençlik yıllarında çektiği müzik klipleri döndü televizyon kanallarında. Her seferinde içim acıdı, gözlerim doldu, o dönemlerde görüntüsü ne kadar neşeliydi.
Vee bir yıldız daha kayıp gitti, üstelik o ne ilkti ne de son olacaktı.
Pazar günümü zindan edecek demir parmaklık sorular, birer birer zihnimde belirdi…
‘Star’ olmak ne demek yahu?
Bu tanıma yaklaşmaya gelmiyor ‘kara delik’ misali insanları ‘hüüppp’ diye içine çekiyor.
Neden?
Neden star olarak lanse edilen kişiler mutlu olamıyor?
Neden starlar, normal insanlar gibi aile hayatı yaşamıyor?
Neden starlar, ilginç kaprislerle anılıyor?
Neden starlar, kendilerini lüks yaşamak zorunda hissediyor?
Neden starlar, halkın içine karışmıyor?
Acaba sadece geceleri görünen gökyüzündeki yıldızlar gibi gizemli olmaya mı çalışıyorlar?
Neden starların çoğu madde bağımlısı oluyor?
İnsanlar, bu popüler kişileri yıldızlar kadar ulaşılamayacak noktada konumlandırırken neden onlar birkaç gram toz karşısında zafiyet gösteriyor?
Neden sanat camiasında ‘Star’ muamelesi gören sanatçılar, otel odasında ölü bulunuyor?
Neden starların çoğunun akıbeti aynı oluyor?
Sanki paranın parayı çektiği gibi star da uyuşturucuyu çekiyor!
Ve neden?
Her şey bu kadar ortadayken… Geçmişten bugüne onlarca örnek varken…
Neden insanlar hâlâ star olabilmek için akla hayale gelmeyecek şeyler yapıyor? Gözler kararıyor? Benlikleri hırs bürüyor?
Neden gençler bu uğurda cinsel tercihlerini bile değiştiriyor?
Neden hayatlar ucuza yok olup gidiyor?
Zaten beni en çok bu soru kederlendiriyor...