YETEV yeni döneme kadim değerlerle insanlık idealiyle başladı
Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV), 2026-2027 akademik yılını "Değişen Dünyada, Kadim Değerlerle İnsanlık İdeali" temasıyla açtı. Programda yapay zeka çağında eğitimin dönüşümü, insan yetiştirme ideali ve YETEV Okulları’nın yeni dönem vizyonu gündeme taşındı. Etkinlikte; Eski Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürü Sadullah Uzun, MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Canlı, YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi ile çok sayıda eğitimci yer aldı.
Manevi güvenlik ve fıtrat vurgusu:
YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan açılış konuşmasında kurumun eğitim yolculuğunu 2011’de Çengelköy’de Montessori metodunu uygulayan küçük bir anaokuluyla başlatışını hatırlattı. Erdoğan, eğitimin yalnızca akademik başarı olmadığını; çocukların fiziksel ve maddi güvenliklerinin yanı sıra manevi dünyalarının korunmasının da önem taşıdığını belirtti. "Önce maddi emniyet, güvenlik... Asıl bizim yapmaya çalıştığımızın bir manevi güvenlik şemsiyesi oluşturmak olduğunu düşündüm" sözleriyle bu yaklaşımın altyapısını özetledi.
Erdoğan, Montessori yaklaşımının insanın doğuştan getirdiği potansiyeli ve fıtratı esas aldığını vurgulayarak, "Yaratılmışların en şereflisi insan... madem insanın böyle bir mükemmel yaratılışı var, o zaman bu yaratılışı yetişkinliğe kadar koruyarak çocuğu eğitebilir miyiz?" dedi. Erdoğan, çocuğu "dünyamıza gelmiş kutlu bir misafir" olarak görmenin eğitim anlayışının merkezinde yer aldığını belirtti ve çocuğun mükemmel fıtratının korunmasının her şeyden önemli olduğuna inandıklarını yineledi.
Eğitimde sabitler ve teknolojinin rolü:
Programda konuşan Prof. Dr. Nabi Avcı, "Eğitimin değişmezleri, sabitleri, kadim yapı taşları ve insana dair" başlığıyla yapay zeka çağında eğitimdeki temel referansların korunması gerektiğini aktardı. Avcı, teknolojinin öğretmenin yerine geçmemesi, aksine öğretmenin yükünü hafifleten bir asistan olarak konumlandırılması gerektiğini vurguladı: "Eğitim bilgi transferi değil, insan inşası sanatıdır."
Avcı, yapay zekanın bilgiyi sağlayabileceğini ancak "şefkat veremeyeceğini, karakter inşa edemeyeceğini" belirterek; öğretmen, ahlak, merak ve dil-kök unsurlarını eğitimin değişmeyen dört temel öğesi olarak sıraladı. Ayrıca yapay zekanın en büyük tehlikesinin "bilişsel teslimiyet" olduğunu, yani düşünmeyi yapay zekaya devretme riskini işaret etti ve bu riske karşı medeniyet değerleri, sorumluluk bilinci ve kul hakkı hassasiyetinin panzehir olduğunu ifade etti.
Avcı, dilin teknoloji kadar stratejik bir sabit olduğuna dikkat çekti ve TUBİTAK’ın Türkçe Büyük Dil Modeli’ni kurullarda test etme adımını stratejik bulduğunu söyledi. "Çocuk önce ana dilinde rüya görür... Değişen ne? Küresel yapay zeka modelleri. Değişmeyen ne? Kimliğimizin şifresi olan dilimiz ve kültürümüz" sözleriyle dil ve kültür eksenli teknolojilerin önemini vurguladı.
YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi de teknolojik dönüşümün eğitimde önemli fırsatlar getirirken, öğretmenin insani bağının hiçbir yapay zekâ tarafından doldurulamayacağını belirtti: "Yapay zeka hiçbir zaman bir çocuğun yüzüne gülümseyemez, onun gözlerinin içine bakıp 'seni seviyorum' diyemez." Tüfekçi, YETEV’in akademik ve bilimsel çalışmaları teknolojiyle güçlendirirken kadim değerlerden taviz vermeyeceğini vurguladı.
Panel ve politika odaklı yaklaşım:
Programdaki "Eğitimin Sabitleri, Çağın Değişenleri" başlıklı panelde; Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürü Sadullah Uzun, MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Canlı, T3 Vakfı Başkanı Dr. Elvan Kuzucu Hıdır ve TeacherX Kurucusu Dr. Işıl Boy Ergül teknoloji ve eğitim ekseninde değerlendirmelerde bulundu. Moderatörlüğü YETEV Akademik Danışma Kurulu Üyesi Ercan Demirci üstlendi.
Uzun, Türkiye’nin kendi kültürel değerleriyle uyumlu bir yapay zeka altyapısına ihtiyaç duyduğunu belirterek, Yapay Zeka Eylem Planı’nın "fark et, istifade et, üret, yönet" dört eksenine işaret etti ve planın kısa sürede yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Uzun, güncel rakamları aktararak başvuru sayısının "20.000'e ulaştığını" belirtti ve e-devlet tabanlı, vatandaşlara yapay zeka okuryazarlık düzeylerine göre asistan atanacak bir kurgu üzerinde çalışıldığını aktardı.
Mustafa Canlı, yapay zekanın eğitimde hızla etkili olacağına dikkat çekti ve bu dönüşümün "kontrol mekanizmalarının üst düzey olması gereken" bir alan olduğunu söyledi. Canlı, yapay zekâ araçlarının teknolojik yeterlilik kadar kültürel değerler ve veri güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Panelde Elvan Kuzucu Hıdır, gençlerin teknolojiyi sadece kullanıcı değil, üretici olarak yetiştirilmesinin önemine işaret etti; Dr. Işıl Boy Ergül ise öğretmenlerin artık "epistemik rehber" rolü üstlenmesi gerektiğini, yapay zekâ okuryazarlığı ve eleştirel düşünmenin eğitimde öncelik olması gerektiğini belirtti: "Yapay zeka cevap verir, ama çocuğa motivasyonu öğretmen verir."
YETEV Genel Sekreteri Mahir Kaya vakıf kültürünün eğitimdeki rolünü anlattı; vakfın zaman, emek ve mal varlığını kalıcı hayra adama geleneğinin İslam ve Osmanlı medeniyetinde eğitimden sosyal hayata kadar geniş fonksiyonları olduğunu hatırlattı.
Programın son bölümünde YETEV Akademi Müdürü Durmuş Onay yeni dönem vizyonunu paylaştı. Öğretmen gelişimi, akademik birikim ve sürekli öğrenme kültürüne odaklanan YETEV Akademi; ölçme-değerlendirme, öğretmen eğitimi ve teknoloji entegrasyonunda yol haritasını detaylandırdı. Etkinlik, kadim değerleri merkeze alan bir eğitim anlayışı ile yapay zekâ ve teknolojinin dengeli kullanımının sıkça vurgulandığı oturumlarla tamamlandı.
Öne çıkan vurgu: Program genelinde tekrarlanan ortak tema, teknolojinin sunduğu imkânların benimsenirken; dil, ahlak, öğretmen rolü ve çocuğun fıtratının korunması gibi değişmeyen değerlerin eğitim politikasının merkezinde tutulması gerektiğiydi.
YETEV MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI NECMEDDİN BİLAL ERDOĞAN KONUŞMA YAPTI