Yaz herkes için mutlu geçen bir mevsim olmayabilir
Yaz mevsimi denildiğinde akla güneş, tatil ve keyif gelse de herkes için yaz döneminin mutluluk ve neşe anlamına gelmediğini belirten Acıbadem Eskişehir Hastanesi Klinik Psikolog Beste Çokaygil, "Özellikle sosyal medyada sürekli karşılaşılan tatil fotoğrafları, kusursuz bedenler ve mutlu anlar, bazı kişilerde yetersizlik ve yalnızlık duygularını artırabiliyor. Dışarıda güneş açmış olması, içindeki yükün hafiflediği anlamına gelmez" diye konuştu.
Mevsimsel depresyon yalnızca kışla sınırlı değil
Yaz aylarının toplumda mutluluk, sosyalleşme ve tatille özdeşleştirildiğini belirten Çokaygil, çevrenin, reklamların ve sosyal medyanın yazı "mutlu olunması gereken bir dönem" olarak sunduğunu, ancak bunun herkes için geçerli olmadığını söyledi. Klinik gözlemler yaz aylarında depresif belirtilerin artabildiğini gösteriyor. "Artan sıcaklık, bozulan uyku düzeni ve fiziksel yorgunluk yaz aylarında zihinsel dayanıklılığı olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle bazı kişilerin duygu durumunda belirgin değişiklikler yaşanabilir".
Sosyal medyanın kıyaslama etkisi
Çokaygil, tatil fotoğrafları, kalabalık sofralar ve kusursuz bedenlerin sosyal medyada görünürlüğünün artmasının kişileri yanıltıcı karşılaştırmalara ittiğini belirtiyor. "Kişi çoğu zaman başkalarının hayatının yalnızca vitriniyle, kendi yaşamının tamamını kıyaslıyor. Bu durum yetersizlik, yalnızlık ve değersizlik duygularını besleyebiliyor". Özellikle beden algısına hassasiyeti bulunanlar için yaz dönemleri daha zorlayıcı olabiliyor; basit bir "Yaza hazır mısın?" sorusu kabul görme ve yeterli olma kaygılarını tetikleyebiliyor.
Belirtiler ve ne zaman destek aranmalı
Çokaygil, seanslarda sıkça duydukları ifadeler arasında "Her şey güzel görünürken ben neden iyi değilim?" sorusunun bulunduğunu belirtiyor ve şunu vurguluyor: "İnsan psikolojisi mevsimlere göre otomatik olarak iyileşmez. Dışarıda güneş açmış olması, içerideki yükün hafiflediği anlamına gelmez. Yaz depresyonunun en zor yanı da kişinin yalnızca mutsuzlukla değil, mutlu olamamanın suçluluğuyla da mücadele etmesidir".
Süregelen isteksizlik, enerji kaybı, sosyal geri çekilme, uyku bozuklukları ve umutsuzluk duyguları ihmal edilmemeli; bu belirtiler uzun süre devam ediyorsa profesyonel destek alınması öneriliyor. Çokaygil, "Ruh sağlığı takvimle senkron ilerlemez. Bazen en parlak mevsim, kişinin en karanlık dönemine denk gelebilir" hatırlatmasını yapıyor.
KLİNİK PSİKOLOG BESTE ÇOKAYGİL