TBMM'de terörsüz Türkiye hedefi ve ortak iletişim kampanyası
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen Ortak Gelecekte Biriz İletişim Kampanyası lansmanında sürecin detaylarını paylaştı. Programa Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, panelistler ve davetliler katıldı. Kurtulmuş, kampanyanın farklılıklarla birlikte yaşama kültürünü güçlendirmeyi, toplumsal kardeşliği pekiştirmeyi ve emperyalist bölme stratejilerine karşı ortak irade göstermeyi amaçladığını hatırlattı.
Süreçte öne çıkan etkenler:
Kurtulmuş, Cumhuriyet tarihinin ilk asrının en yakıcı sorununun terör meselesi olduğunu vurgulayarak yaklaşık 50 yıllık kayıp bir dönemden söz etti. Kaybedilen zamanda 10 binlerce kişinin öldüğü, binlerce insanın şehit düştüğü ve ülke kaynaklarının heba edildiği tespiti yaptı. Bu ağır sorunu çözmek üzere başlatılan Terörsüz Türkiye hedefinin kararlılıkla sürdürüleceğini ve başarıyla sonlandırılacağını belirtti.
Kurtulmuş, sürecin başarılı olmasında üç ana unsurun etkili olduğunu söyledi: birincisi devlet aklıyla millet vicdanının örtüşmesi; ikincisi örgütün silahsızlanma ve örgütsel faaliyetleri feshetme iradesini defaatle beyan etmesi; üçüncüsü küresel ve bölgesel çatışmaların yarattığı yeni politik zeminin sağladığı fırsatlar. İmralı sürecine ilişkin açık tavırların da sağlıklı yürüyüşe katkı sunduğunu vurguladı.
Bölgesel gelişmeler ve siyasi uzlaşı:
Kurtulmuş, bölgenin genel güvenlik zaafiyetine dikkat çekti ve İsrail ile ABD dış politikalarının, İran ilişkileri ve Gazze ile Batı Şeria'daki gelişmelerin coğrafyayı kırılganlaştırdığını söyledi. Bu ortamda Türkiye'nin iç kalesini tahkim etme sürecinin Cumhurbaşkanımızın Ahlat'ta ilan ettiği adımlarla önem kazandığını ifade etti.
Bölgede Suriye'de yeni yönetimin kapsayıcı adımları ve PYD/YPG unsurlarının Suriye yeni yönetimine entegrasyon sürecinin hız kazanmasının, Türkiye için olumlu bir zemin oluşturduğunu söyledi. Ayrıca Irak'ta merkezi hükûmet dışında silahlı milis varlığına son verilmesine yönelik uzlaşıların uygulamaya konulduğunu, Mahmur ve Sincar'daki PKK, PYD ve KCK unsurlarının silah bırakma çalışmalarının sürdüğünü aktardı. Bu gelişmelerin Türkiye'de yürütülen sürece katkı sağladığını belirtti.
Meclis çalışmaları, izleme ve toplumsal sorumluluk:
Kurtulmuş, TBMM'de çok partili geniş bir uzlaşı sağlandığını, bu kadar farklı partinin ortak kanaat bildirmesinin nadir olduğunu söyledi. TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda toplumun tüm kesimleri dinlendiğini; şehit ailelerinden Barış Annelerine kadar farklı grupların aynı masa etrafında yer aldığını aktardı. 10 Ağustos'ta TBMM'de 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen Milli Dayanışma ve Gönüllü Birlikteliğin Güçlendirilmesine İlişkin Yasanın sürece yönelik geniş siyasi uzlaşının göstergesi olduğunu belirtti.
Sürecin TBMM ve millet iradesi doğrultusunda yürütüldüğünü, herhangi bir üçüncü göze yer verilmediğini, bu bakımdan sürecin Türkiye Modeli olarak özgün bir örnek teşkil edeceğini söyledi. Önümüzdeki dönemde süreci millet adına takip edecek bir izleme komisyonunun TBMM bünyesinde kurulacağını bildirdi.
Kurtulmuş, sürecin başarıya ulaşmaması için içeriden ve dışarıdan çaba gösterenlerin bulunduğuna dikkat çekti ve özellikle Türk medyasının provokasyonlara karşı dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Provokasyonların toplumu germeye yönelik olduğunu, halkın uyanık tutulmasının önemini hatırlattı. Dilin yanında gönlün de eş anlamlı kullanıldığı bir millet olduklarını ifade ederek kardeşlik, barış ve birlikte yaşama sözcüklerinin samimi ve eyleme dönük olması gerektiğini belirtti.
Konuşmasını, ülkenin dünyanın en müreffeh, en zengin ve en güçlü ülkelerinden biri olmasını arzu ettiklerini söyleyerek sürdüren Kurtulmuş, terörün sona ermesiyle ekonomide barışın konuşulmasının hedeflendiğini, parçalanmış olan coğrafi ve toplumsal unsurları birleştirme kararlılığının sürdüğünü ifade etti. Sürecin önündeki en önemli görevlerden birinin toplumun provokasyonlara karşı uyanık tutulması ve medyanın sorumluluğu olduğunu yineledi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Hepimiz ülkemizin, dünyanın en müreffeh, en zengin, en güçlü ülkelerinden birisi olmasını istiyoruz"