Meclis komisyonunda Bakan Şimşek: tasfiye sürecinde ödemeler ve piyasa tedbirleri
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı sunumda tasfiye kapsamındaki fonlara ilişkin son durumu paylaştı. Şimşek, olağan ve olağanüstü tasfiye süreçleriyle ilgili rakamları aktararak, yatırımcıların ödemelerinin fon mal varlığı ve geri kazanım hesapları kullanılarak yapıldığını ve kamu bütçesinden kaynak kullanılmadığını vurguladı.
Tasfiye süreçleri ve yapılan ödemeler:
Şimşek, SPK tarafından 28 Ağustos 2026 tarihinde güncellenen rehber çerçevesinde fon piyasalarının denetlendiğini, manipülasyon nedeniyle zayıflayan fonların eylül ortasından itibaren temerrüde düştüğünü ve SPK'nın toplam 131 fonda tasfiye kararı aldığını hatırlattı. Olağan tasfiye kapsamında 93 fonda 71 bin 899 hesaba 68 milyar lira ödeme yapılırken; olağanüstü tasfiye kapsamında ise 4 Kasım 2026 tarihi itibarıyla 15 fonda 542 bin 975 hesaba toplam 62,2 milyar lira ara ödeme gerçekleştirildi.
Böylece bugüne kadar toplam 108 fonda, 614 bin 874 hesaba, 420 bin 31 tekil kişiye 130,2 milyar lira ödeme yapılmış ve 179 bin 449 kişi net yatırım tutarının tamamını almıştır. Şimşek, tasfiye sürecinin 7596 sayılı Kanun çerçevesinde adil, şeffaf ve etkin yürütüldüğünü belirtti.
MASAK tarafından yürütülen çalışmalarda, fonlardan haksız ve fahiş kazanç elde edenlerin malvarlıklarının tespiti ve yurtdışındaki varlıkların ülkeye getirilmesine yönelik girişimlerin sürdüğü; 4 Kasım itibarıyla yaklaşık 3,8 milyar lira tutarında 100 işlemin ertelendiği ve 32 farklı ülkedeki muadillerle iş birliği sonucunda yaklaşık 9 milyar lira malvarlığının tespit edilerek adli mercilere iletildiği bildirildi.
Piyasa gözetimi, yaptırımlar ve güvenin güçlendirilmesi:
Bakan Şimşek, üzerinde çalışılan düzenleme taslağıyla piyasa manipülasyonuna yönelik yaptırımların artırılmasının, fonların koordineli işlemlerine karşı caydırıcı önlemler alınmasının, fiili dolaşım oranlarının bağımsız şekilde doğrulanmasının ve piyasa gözetim mekanizmalarının güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Yatırımcı güveninin güçlendirilmesine yönelik ilave adımların atılacağı vurgulandı.
Makro görünüm ve bütçe hedefleri:
Komisyonda küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, art arda gelen şoklara rağmen küresel ekonominin beklenenden daha dirençli olduğunu belirtti ve küresel büyüme beklentilerini paylaştı: 2026 için yüzde 3,1 ve 2027 için yüzde 3,4. Ticaret ortaklarının büyümesinin 2025'te yüzde 2,4 olduğunu, bu yıl savaşın etkisiyle yüzde 1 gerçekleşeceğini ve 2027'de yüzde 3,3'e yükseleceğini ifade etti.
Türkiye ekonomisine ilişkin olarak Şimşek, 2026 yılında dış talepteki yavaşlamaya rağmen ekonominin ılımlı büyümesini sürdürdüğünü, büyümenin 2026'da yüzde 3,3 ile OVP hedefinden 0,5 puan düşük gerçekleşeceğinin tahmin edildiğini, 2027'de verimlilik ve katma değerlere odaklı yatırımların katkısıyla büyümenin kademeli hızlanmasının beklendiğini söyledi. Cari açığın 2026'da milli gelire oranla yüzde 2,2 seviyesinde gerçekleştiğini; 2027'de enerji fiyatlarındaki düşüş ve dış talepteki toparlanmayla savaş öncesi seviyelere gerilemesinin beklendiğini aktardı.
Bütçe performansına ilişkin olarak, eşel mobil uygulamasına rağmen 2026 yılı bütçe açığının başlangıç hedefi olan yüzde 3,5'in altında kalacağı; 2026 için beklenen oranların daha iyi olduğu ve 2027 bütçesinde emeklilerin alım gücünü desteklemeye yönelik alan oluşturulduğu belirtildi.
Vergileme, harcamalar ve finansman stratejileri:
Şimşek, program döneminde yüksek gelir grupları ve sermaye kesimine yönelik vergileri artıran düzenlemelerin hayata geçirildiğini, dolaylı vergilerin payının 2025'te yüzde 62,4'e gerilediğini ve 2026'da yüzde 59,4 olarak öngörüldüğünü söyledi. Vergi harcamalarının GSYH'ye oranının 2023'te yüzde 6,4 iken 2025'te yüzde 5'e düştüğünü, 2027'de yüzde 4,4'e ve OVP dönemi sonunda yüzde 3,9'a gerileyeceğinin beklendiğini vurguladı. En büyük vergi harcamasının asgari ücret istisnası olduğuna dikkat çekti; bu istisna kapsamında alınmayacak yaklaşık 1,5 trilyon lira'nın 2027 vergi harcamalarının yaklaşık üçte birini oluşturduğu kaydedildi.
Bakanlığın 2027 yılı toplam bütçe teklifinin 11,39 trilyon lira, faiz hariç 7,42 trilyon lira olduğunu; bu teklifin yaklaşık yüzde 1,4'üne tekabül eden 102,3 milyar lira'nın bakanlık hizmetleri için kullanılacağını açıkladı. Gelir İdaresi Başkanlığı için 90,4 milyar lira, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı için 621,6 milyon lira, Türkiye İstatistik Kurumu için 8 milyar lira ödenek teklif edildi.
Borçlanma ve faiz giderlerine ilişkin olarak, faiz harcamalarının milli gelire oranının 2026'da yüzde 3,3, 2027'de yüzde 3,6 olacağının beklendiği; iç borç çevirme oranının 2026'da yüzde 92 düzeyinde gerçekleşeceğinin öngörüldüğü ifade edildi. Ayrıca uluslararası sermaye piyasalarında 2027'de 13 milyar dolarlık tahvil ihracı hedeflendiği belirtildi.
İstihdam ve sektörel destekler:
İstihdamı koruma ve artırmaya yönelik politikalar çerçevesinde asgari ücret desteği ve sektörlere yönelik prim desteklerinin 2027'de artırılacağı açıklandı. Turizmde istihdamı koruyan işletmelere sağlanan prim desteğinin artırılacağı vurgulandı. Kredi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programı kapsamında imalat sektöründeki işletmelere 6 ay geri ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli finansman imkanı sunulduğu; sabit faizli kredilerde yüzde 37, değişken faizli kredilerde TLREF+1 oranıyla finansmana erişebilen işletmelerin istihdamı korumaları halinde finansman maliyetinin 12 puanının kamu tarafından karşılanacağı belirtildi.
Şimşek sunumunu, kamu mali yönetiminde dijital dönüşümü sürdürdüklerini ve Yapay Zeka Destekli Muhasebe ile İleri Analitik Projesi aracılığıyla harcamaların risk odaklı izlenip analiz edildiğini hatırlatarak tamamladı. Komisyon çalışmaları Bakanın sunumunun ardından milletvekillerinin değerlendirmeleriyle devam etti.
BAKAN ŞİMŞEK: (TASFİYE KAPSAMINDAKİ FONLAR) "BUGÜNE KADAR TOPLAMDA 108 FONDA, 614 BİN 874 HESABA, 420 BİN 31 TEKİL KİŞİYE 130,2 MİLYAR LİRA ÖDEME YAPILDI"