Sunar Yatırım’dan Plastiksiz Temmuz gündeminde geleceğe çağrı
Temmuz ayı boyunca öne çıkan Plastic Free July (Plastiksiz Temmuz) hareketi, tek kullanımlık plastiklere alternatifler ve tüketici alışkanlıklarındaki dönüşüm ihtiyacını gündeme taşırken, Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu şirketin biyopolimer ve entegre üretim yaklaşımıyla bu sürecin merkezinde olduğunu belirtti.
Sunar Yatırım’ın stratejik bakışı
Tarım, gıda ve biyoendüstri alanlarında faaliyet gösteren Sunar Yatırım, üretim gücünü sürdürülebilirlik vizyonuyla birleştiren entegre bir yapıya sahip. Şirket, bir mısır tanesini yalnızca tek bir ürüne dönüştürmek yerine; biyopolimer, ilaç, kozmetik, gıda ve yem gibi farklı sektörlere değer üreten bir ekosistem kurduklarını vurguluyor.
Çomu, bu dönüşümün yalnızca malzeme değişimiyle sınırlı kalmayacağını; üretim zincirinin tamamına sürdürülebilirliğin entegre edilmesi gerektiğini ifade etti. Çomu’ya göre «Stratejik biyopolimer üreticisi olarak yalnızca sanayinin değil, tüketici alışkanlıklarının da sürdürülebilir dönüşümüne katkı sunmayı amaçlıyoruz.»
Döngüsel ekonomi ve sektörel etkiler
Sunar Yatırım, döngüsel ekonomi yaklaşımını üretim modelinin merkezine koyarak doğal kaynakların verimli kullanımını, karbon ayak izinin azaltılmasını ve çevresel etkinin minimize edilmesini hedefliyor. Bu yaklaşım, hammaddeyi çok sayıda sektör için değer üreten entegre bir üretim ekosistemine dönüştürmeyi amaçlıyor.
Plastik kirliliğine ilişkin veriler
Pew Charitable Trusts ve SYSTEMIQ tarafından hazırlanan Breaking the Plastic Wave 2025 raporuna göre, 2025 yılında dünya genelinde yaklaşık 450 milyon ton plastik üretiliyor ve plastik kirliliği yıllık 130 milyon ton seviyesine ulaşıyor. Mevcut eğilimler sürerse bu miktarın 2040’ta önemli ölçüde artacağı öngörülüyor; aynı dönemde plastik üretiminin %52 artışla 680 milyon tona ulaşması bekleniyor. Raporda ayrıca tek kullanımlık plastiklerin toplam plastik kirliliğinin yaklaşık üçte birini oluşturduğu vurgulanıyor.
Türkiye özelinde de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yol haritası dokümanları, tek kullanımlık plastiklerin etkilerini azaltmaya yönelik düzenlemeler ile biyobozunur ve biyobazlı alternatiflerin stratejik bir çözüm alanı olduğunu ortaya koyuyor.
Enerji verimliliği ve emisyon azaltımı
Sunar Yatırım, biyopolimer yatırımlarını enerji dönüşümü ve karbon azaltım hedefleriyle birlikte ele alıyor. Şirketin devreye aldığı Güneş Enerjisi Santralleri (GES) ve enerji verimliliği projeleri sayesinde 2025 yılında sağlanan 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu ile 576 bin Euro’nun üzerinde mali kazanım elde edildi; bunun sonucunda 3 bin 529 ton karbon emisyonu azaltıldı. Bu çevresel kazanım, yıllık bazda 527 ağacın oksijen üretimine eşdeğer bir etki olarak hesaplanıyor.
Aynı dönemde atık yönetimi, su geri kazanımı ve proses optimizasyonu gibi uygulamalar, şirketin sürdürülebilirliği operasyonel bir hedef değil, üretim modelinin temel bileşeni olarak konumlandırdığını gösteriyor.
Tüketici rolü ve Plastiksiz Temmuz etkinlikleri
Her yıl 3 Temmuz’da kutlanan Plastik Poşet Kullanmama Günü ve temmuz ayı boyunca süren Plastiksiz Temmuz hareketi, hem bireysel tercihler hem de sanayide sürdürülebilir malzeme kullanımı açısından dikkat çekiyor. Çomu, kalıcı dönüşüm için üreticilerin sürdürülebilir çözümler geliştirmesinin yanı sıra tüketicilerin de gereksiz plastik kullanımını azaltan, yeniden kullanılabilir ürünleri tercih eden ve doğru atık yönetimini destekleyen bilinçli seçimler yapmasının kritik olduğunu belirtti.
Sanayide uygulanabilir alternatif: 180 günde doğaya dönüş
Sunar Yatırım bünyesindeki Sunar NP, Türkiye’nin ilk TÜV sertifikalı nişasta bazlı biyopolimer üreticisi olarak mısır nişastasından ürettiği biyobozunur malzemeleri sanayi ile buluşturuyor. Şirketin geliştirdiği biyobozunur ham madde, doğada yaklaşık 180 gün içinde özel bir işleme gerek kalmadan çözünebiliyor; bu da tek kullanımlık plastiklere yönelik uygulanabilir ve çevreyle uyumlu bir alternatif sunuyor.
Sunar Yatırım’ın açıklamaları ve uygulamalı adımları, üretici ve tüketicinin eş zamanlı çabalarıyla plastiksiz bir geleceğe geçişin somutlaşabileceğine işaret ediyor.
DÜNYA GENELİNDE PLASTİK KULLANIMININ ÇEVRESEL ETKİLERİ GİDEREK DAHA FAZLA TARTIŞILIRKEN, TEK KULLANIMLIK PLASTİKLERE ALTERNATİF, SÜRDÜRÜLEBİLİR MALZEMELERE YÖNELİK İLGİ HIZLA ARTIYOR.