parmak uçlarıyla örülen direnç:
Rize'nin Güneysu ilçesinde yaşayan görme engelli usta Ahmet Turan, çocuklukta geçirdiği rahatsızlık nedeniyle görme yetisini yitirmesine rağmen yaklaşık yarım asırdır el emeği iskemleler örerek hem geçimini sağlıyor hem de yerel zanaatı yaşatıyor. Evinde, parmak uçlarıyla ilmekleri tek tek sayarak çıkardığı motifler beraberindeki sabrı ve titizliği ortaya koyuyor; usta çevresine örnek oluyor.
yanlış teşhisle değişen hayat:
Ahmet Turan, hastalığını ve süreci şöyle aktarıyor: '1961 yılında menenjit hastalığına yakalandım. O tarihte Rize’de çocuk doktoru olmadığından hastalığıma yanlış teşhis konuldu. Neticede böyle oldu yani. Şimdi gözle beyin arasındaki damarlarda hasar olduğu için tedavisi de mümkün değil. 81 yılı Sakatlar Yılı ilan edilmiş idi. Müracaat ettik İş Bulma Kurumuna. Bize yüzde 100 sakat raporu verince iş vermediler tabii.' Bu dönemin ardından el işiyle uğraşmaya karar veren Turan, ağabeyinin gösterisiyle başladığı işi zaman içinde ustalığa taşıdı.
işçilikte titizlik ve sayıların önemi:
Usta, yıllar içinde örneksiz başlayan çalışmasının zamanla en karmaşık desenleri bile yalnızca dokunarak yapabilecek düzeye geldiğini belirtiyor. Desendeki en ufak sapmayı ikinci sırada hemen hissedip hatayı sökmekten çekinmiyor: 'İlk örneksiz kurdum bir tane. Ona o kadar şey olmadı da örnekliye geçince haliyle insan şaşırıyor. Şimdi yapıyorsun, geliyorsun buraya; öyle bir hata çıkıyor ki meydana, mecbur sökerim onu. Sayıyorum ilmekleri. Hangi örnek çıkarırsan ona göre... Mesela bunda 64 tane var. 70 tane olsaydı farklı bir örnek koyacaktım ama yetmediği için bunu yaptım. Yaparken ikinci sıraya geldin mi, biraz dikkatli ol hemen anlarsın yanlışı.'
Yıllar boyunca kasnak temini ve diğer malzeme zorluklarıyla da karşılaşsa da pes etmeyen usta, üretmenin kendisine güç verdiğini vurguluyor. Kasnak sorununu çözdüğünde işler hafiflediğini söyleyen Turan, 'Pes etmeyi hiç düşünmedim, başka yapacağım bir şey yok yani. Kasnak sıkıntısı oldu; adam yapmadı veyahut yanlış yaptı, insan tabii beziyor. Geçen sene bana kasnak yapan bir ustayla denk geldik; biri bana, biri sana yapar mısın? dedi, getirdi baktım şahane kasnak. Hemen anlaştık. Şimdi müşteri oldu mu satıyoruz' sözleriyle hem üretime hem de satışa devam ettiğini anlatıyor.
Ahmet Turan'ın öyküsü, zorluklar karşısında yılmamanın, usta elinin ve nesilden nesile aktarılan zanaatın korunmasının somut bir örneğini sunuyor. Güneysu'da örülen bu iskemleler, sadece kullanışlı bir eşya olmaktan öte, parmaklarla sayıların ve yılların birikimini taşıyan kültürel bir miras niteliğinde.
ÇOCUKKEN GEÇİRDİĞİ MENENJİT VE KONULAN YANLIŞ TEŞHİS SONUCU GÖRME YETİSİNİ KAYBEDEN RİZELİ AHMET TURAN, YAKLAŞIK YARIM ASIRDIR PARMAK UÇLARIYLA İLMEK SAYARAK ÖRDÜĞÜ MOTİFLİ İSKEMLELERLE HEM ZANAATINI YAŞATIYOR HEM DE HAYATA TUTUNUYOR.