Palet Türk Müziği İlkokulu’nda 'Anadolu STK’ları Buluşması' vakıf geleneğini güçlendirdi

Vakıflar Haftası'nda düzenlenen Anadolu STK’ları Buluşması'nda Palet Türk Müziği İlkokulu tanıtıldı; müze gezisi, konser ve vakıf-STK istişareleri yapıldı.

Yayın Tarihi: 13.05.2026 16:39
Güncelleme Tarihi: 13.05.2026 16:42

Palet Türk Müziği İlkokulu’nda 'Anadolu STK’ları Buluşması' vakıf geleneğini güçlendirdi

Anadolu STK’ları Buluşması ve okul ziyareti

Vakıflar Haftası kapsamında düzenlenen "Anadolu STK’ları Buluşması" programı, Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğü ile Palet Türk Müziği İlkokulu iş birliğinde gerçekleştirildi. Etkinlik, okul gezisi ve Türk Müziği Müzesi ziyaretiyle başladı; ardından Çinuçen Tanrıkorur Salonu'nda verilen konserle devam etti.

Programda, Kazasker Mustafa İzzet Efendi Sınıfı öğrencilerinin seslendirdiği "Yağmur Geçti, Kar Geçti", "Cıp Cıp Cücelerim", "Burası Çanakkale" gibi eserler dinlendi. Etkinlik sonunda vakıf temsilcileri, eğitimciler ve kurum yöneticilerinin katılımıyla kapsamlı bir istişare toplantısı yapıldı.

Programın hedefi ve içerik odakları

Programın amacı; vakıf kültürünün toplumsal dayanışma, eğitim ve kültürel miras boyutlarını öne çıkararak sivil toplum kuruluşları ile eğitim kurumları arasında iletişimi güçlendirmek olarak açıklandı. Palet Türk Müziği İlkokulu’nun özgün eğitim modeli, hem akademik dersler hem de geleneksel müzik eğitimi dengesi üzerine kurulu bir yaklaşımla tanıtıldı.

Necmeddin Bilal Erdoğan’ın değerlendirmeleri

YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, kendi müzik yolculuğu ve kültürel ihya vurgusuyla konuştu; Cinuçen Tanrıkorur’un kendisinde bıraktığı etkiyi şöyle aktardı: "Benim Türk müziğiyle tanışmam ve gerçekten hayatımda çok iz bırakan insanlardan bir tanesi, rahmetli hocam Cinuçen Tanrıkorur’dur. Tabii hoca çok mükemmeliyetçi, çok farklı bir karakter idi. Gittiği yerlere yanında gitmek, evinde sohbetinde bulunmak, anlattığı müzikle ilgili, kültürle ilgili sohbetlere tanıklık etmek bana ciddi bir ufuk kattı. Bir kimliğin, bir kültürün korunmasının, yeni nesillere aktarımının, ihyasının ne denli önemli olduğunu ne denli hayati öneme sahip olduğunu ondan öğrendim diyebilirim."

Erdoğan, dilin korunmasının kültürel aktarım açısından önemini vurgularken şunları da dile getirdi: "15 yıllık süreçte Türkiye’deki vakıflar, dernekler, kuruluşlarda yaptığımız çalışmaların merkezinde de bu var aslında. ... Dilin kodlarıyla oynadığın zaman bütün aktarımı kesmiş oluyorsun." Konuşmasında ayrıca okulun görevinin teknik eğitimin ötesinde öğrencilere kimlik ve miras bilinci aşılamak olduğunu belirtti.

Türk müziğinin kökenlerine dair açıklamasında Erdoğan, müzik enstrümanlarının tarihsel evrimine işaret ederek, okulun sadece pratik icra değil kültürel bilinç kazandırma misyonuna dikkat çekti ve öğrenci alım pratiğini aktarırken "Yetenek sınavıyla bu okula her sene 24 çocuk alıyoruz ama inanın on senede bir tanecik Itri çıksa, bir tane Sadettin Kaynak çıksa, bir tane Alaeddin Yavaşca çıksa, Türk müziğinin yaşatılması, yeni nesillere aktarılması için büyük fetih olur anlamında görüyorum" ifadelerini kullandı.

Toplum desteği ve velilerin katkısına dair değerlendirmesinde Erdoğan, okul-aile iş birliğinin önemine vurgu yaptı: "Her bir velinin sadece maddi değil manevi olarak da; örneğin gelir çocuklara mesleğini öğretir... her bir velinin muhakkak okula sağlayabileceği bir şey vardır." Ayrıca yardımlaşmanın yakın çevreden başlaması gerektiğini aktararak Peygamber Efendimiz’in yaklaşımına atıfta bulundu: "Peygamber Efendimiz(Sallallahü teala aleyhi ve sellem)’in sünnetinde şunu görüyoruz: Önce akrabasına, sonra komşusuna... Böyle yakından uzağa doğru yardımı, ünsiyeti Peygamberimiz hep bize vaaz etmiş."

Vakıflar ve bağış bilinci

Erdoğan, Vakıflar Genel Müdürlüğü yapısına ilişkin olarak, kurumun bütçe kaynaklarının vakıf gelirleri, hayırsever katkıları ve vakıf senetlerine dayandığını belirtti ve toplumdaki bağış bilincinin güçlendirilmesine dikkat çekti: "Vakıfların, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün devlet bütçesi kullanmadığını kimse bilmez... Vakıflara bağış yapılabildiğini bilmiyor mesela."

Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar’ın sözleri

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar, Türkiye’de müzik eğitiminin geçmişte yaşadığı kısıtlar ve kişisel deneyimlerine dair şunları paylaştı: "Ben zorunluluktan Batı müziği okumak zorunda kalan bir genç ve çocuk olmuştum... O zaman nasıl bir mücadeleye girdiğimin farkında değildim tabii öğrenci olarak." Kaçar, musikinin teknik ötesinde bir manevi yönü olduğuna işaret ederek: "Musikinin verdiği mesaj çok kıymetli ama hangi musikiyle hemhal olduğunuz da çok önemli." konuşmasını yaptı.

Konuşmasının ardından Kaçar, Cinuçen Tanrıkorur’un "Köyde Sabah (Tarla Dönüşü)" eserini icra etti ve dinleyicilere duygusal anlar yaşattı.

Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğü ve saha girişimleri

İstanbul Vakıflar 2. Bölge Müdürü Arif Özsoy, vakıflar ile sivil toplum kuruluşları arasındaki koordinasyonun önemine vurgu yaptı: "Zincirin halkaları gibiyiz. Ne kadar koordineli çalışırsak daha güzel işler yaparız birlikte." Özsoy, saha temelli iletişim programları kapsamında başlattıkları "Kahve bizden, sohbet sizden" inisiyatifinin vakıfların ihtiyaç ve projelerini yerinden dinlemeye imkan verdiğini belirtti.

Okulun misyonu: Yüce Gümüş'ün perspektifi

Palet Türk Müziği İlkokulu Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş, okulun eğitim felsefesini şu şekilde özetledi: akademik derslerle müzik eğitiminin birlikte yürütülmesinin öncelikli olduğu, sadece enstrüman çalabilen değil entelektüel donanımı yüksek sanatçılar yetiştirme hedefi bulunduğu vurgulandı. Gümüş okul için "Burası, Türk Müziği’ne İade-i İtibar Projesi’dir" ifadesini kullandı ve 750 yıllık bir öğretim geleneğinin kurumsallaştırılmasına dair perspektifini paylaştı.

Değerlendirme ve sonuç

Vakıflar Haftası çerçevesinde düzenlenen buluşma, vakıf geleneğinin yaşatılması, STK’lar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi ve kültürel mirasın yeni nesillere aktarılması hedeflerine hizmet edecek adımların tartışıldığı bir platform sundu. Okul gezisi, müze ziyareti ve konserin yanı sıra yapılan istişareler, hem saha uygulamaları hem de toplumsal farkındalık açısından önemli katkılar sağlamayı amaçladı.

(SOLDAN SAĞA) GÜLÇİN YAHYA KAÇAR, BİLAL ERDOĞAN, ARİF ÖZSOY, YÜCE GÜMÜŞ

(SOLDAN SAĞA) GÜLÇİN YAHYA KAÇAR, BİLAL ERDOĞAN, ARİF ÖZSOY, YÜCE GÜMÜŞ

PROF. DR. GÜLÇİN YAHYA KAÇAR, CİNUÇEN TANRIKORUR'UN HAFIZALARDA İZ BIRAKAN "KÖYDE SABAH" (TARLA...

Yazar
EDİTÖR

Ahmet Demir

Ben Ahmet Demir, 30 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin 'son dakika' uzmanıyım diyebilirsiniz. Kriz anları benim işim. En stresli anlarda soğukkanlılığımı korurum ve en hızlı, en doğru bilgiyi almak için uğraşırım. Pratik çözümler benden sorulur.