Okullarda şiddet: aile sorumluluğu ve evdeki silahların riski

Kahramanmaraş ve Manisa vakaları, evdeki silah erişimini, ebeveynlerin hukuki sorumluluğunu ve okul-aile-toplum iş birliğinin önemini gündeme taşıdı.

Yayın Tarihi: 23.09.2026 12:43
Güncelleme Tarihi: 23.09.2026 12:43

Okullarda şiddet: aile sorumluluğu ve evdeki silahların riski

Okullarda şiddet: aile sorumluluğu ve evdeki silahların riski

Kahramanmaraş'ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği saldırının ardından Manisa'da bir öğrencinin silahlı saldırı girişimi, akran zorbalığı ve şiddet olgusunu yeniden odak noktası haline getirdi. Olaylar yalnızca bireysel suç bağlamında değil; ailelerin silah bulundurma tutumları, ebeveynlerin hukuki sorumlulukları ve çocukların dijital dünyaya maruz kalma biçimleri açısından da değerlendiriliyor.

hukuki sorumluluk ve silahların rolü:

Olayların ortak paydası olarak sıklıkla vurgulanan unsur, aile evlerinde bulunan ateşli silahların erişilebilirliği oldu. Kahramanmaraş ve Manisa örnekleri üzerine açıklama yapan Av. Özcan Kara, Türk Medeni Kanunu 369. maddeye dikkat çekerek ebeveynlerin, çocuklarının başkalarına verdiği zararlardan kusurları olmasa bile sorumlu olduklarını belirtti. Kara, Kahramanmaraş davasında babaya 10 kez müebbet ve anneye 22,5 yıl hapis cezası istendiğini hatırlatarak, bu tür olayların aileler için ağır hukuki ve toplumsal sonuçlar doğurduğunu vurguladı.

Avukatın ifadesinde öne çıkan tespit, bu vakaların temelinde çoğu zaman silahın evdeki varlığının bulunduğu yönünde. Kara, evde silah bulunduran ailelerin bu gerçeği idrak etmeleri, gerekli güvenlik önlemlerini almaları gerektiğini; aksi halde ağır cezai ve tazminat sorumlulukları ile karşılaşabileceklerini söyledi.

aile, okul ve toplum iş birliği:

Sular Akademi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Suna Medin Nacar, vakaların yalnızca tıbbi değil toplumsal bir perspektiften ele alınması gerektiğini belirtti. Dr. Nacar, çocuk ve ergen gelişiminde aile, okul ve sosyal toplumun birlikte rol oynadığını; devlet kurumları, okullar, rehberlik hizmetleri, sağlık kuruluşları ve sivil toplumun koordineli bir biçimde koruyucu önlemler geliştirmesinin önemine dikkat çekti.

Dr. Nacar ayrıca dijital çağın ebeveynler için yeni sorumluluklar getirdiğini, çocukların dijital ortamlarda maruz kaldıkları şiddet içeriklerinin ve sosyal ilişkilerdeki dinamiklerin izlenmesinin önleyici olabileceğini söyledi. Okulların sadece akademik eğitim veren kurumlar olmadığının, aynı zamanda aileleri bilgilendirme ve destekleme görevini üstlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sular Akademi'den Psikolog Seda Taşhan Çelik ise eğitimin ailede başladığını vurgulayarak çocuğun davranış biçimlerini ailenin modellediğini anlattı. Çelik, ebeveynlerin çocukların ne oynadığını, hangi içeriklere maruz kaldığını gözlemlemesi gerektiğini; oyun ve ekran sürelerinin, içeriklerin çocuğun zihinsel ve duygusal gelişimini şekillendirebileceğini ifade etti. Karşılıklı empati ve davranış normlarının evde öğrenildiğini, aksaklıklarda okul ortamında görülen düzenin tek başına yeterli olmayacağını belirtti.

Uzmanların ortak çağrısı, vakaların yalnızca cezai bakış açısıyla değil, önleyici, eğitici ve toplum temelli yaklaşımlarla ele alınması gerektiği yönünde. Ailelerin silah güvenliği, çocukların dijital maruziyetinin kontrolü ve okul-aile-toplum iş birliği üçlüsünün güçlendirilmesi, benzer trajedilerin önlenmesinde kilit rol oynayacak önlemler olarak öne çıkıyor.

AV. ÖZCAN KARA

AV. ÖZCAN KARA

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.