Yarım asırlık kök boyalı halılar Selçuk'tan dünyaya miras bırakıyor

Selçuk'ta zanaatkâr Osman Can, doğal boya ve el eğirmesi yünle dokunan kök boyalı halıları saray ve müzelere ulaştırarak geleneği yaşatıyor.

Yayın Tarihi: 08.11.2026 11:14
Güncelleme Tarihi: 08.11.2026 11:16

Yarım asırlık kök boyalı halılar Selçuk'tan dünyaya miras bırakıyor

Ustalığın dünya yolculuğu:

İzmir’in Selçuk ilçesinde yarım asırdır sürdürülen geleneksel kök boyalı el dokuma halıcılık, zanaatkâr Osman Can sayesinde uluslararası koleksiyonlara ulaşıyor. Seri üretim ve sentetik ipliklerin baskın olduğu dönemde Can, atölyesinde doğal malzemelerle üretime dönerek bin yıllık Türk halı kültürünü geleceğe taşımayı amaçlıyor.

Babası tarafından mesleğin zorluğu konusunda uyarılan Can, ticarethanesinde radikal bir tercihle doğal boya ve el eğirmesi yünleri kullanmaya başladı. Bu ısrarlı yaklaşım, sadece iç piyasada değil, aynı zamanda Budapeşte Parlamento Binası ve Romanya’daki tarihi Kara Kilise gibi kurumsal koleksiyonlarda yer alacak başarılara dönüştü.

Motiflerin ve geleneğin anlatımı:

Can, geçmişten günümüze aktarılan motiflerin taşıdığı anlamı ve babasıyla yaşadığı süreci içtenlikle anlatıyor: "Babam ’Çok zor bir iş, altından kalkamazsın; boyayı, modeli, dokuyucuyu bulmak imkansız’ dedi. ’Her şeyini kaybedersin’ diye uyardı. Ama ben denemek istedim. İnsanlar yaşarken hayır yapar, öldükten sonra da arkalarında ’hasenat’ kalır. Ben bu halıları geleceğe bıraktığım birer kültür mirası, birer hasenat olarak görüyorum."

On altıncı yüzyıl motiflerini barındıran koleksiyonda güç ve iman temalarının işlendiğini belirten Can, motiflerdeki anlatımı şöyle özetliyor: "Burada anlatılan betimleme güç, erkeklik ve imandır. İki tane Anadolu aslanı figürü yer alır. Osmanlı döneminde şehzadelerin ve kaptanların Çin kumaşlarına dikilen bir tür muskanın halıya yansımasıdır. Çocukların güçlü, imanlı olması ve korunması için işlenen bir simgedir".

Meslekle ilgili kişisel bir hesaplaşma yaşayan Can, yıllar önce bir müşterisinin sorduğu sorunun üretim anlayışını nasıl etkilediğini de aktarıyor: "30 yıl önce Alman bir müşterim ’Neden senden halı almalıyım’ diye sordu. ’Bende halılar ucuz’ dedim. ’Ucuz iyi bir kelime değil, herkes söyleyebilir’ dedi. ’Benimkiler çok güzel’ dedim, ’Her yerde güzel halı var’ dedi. Sonra ’Bu halının içinde senden ne var? Senin bu mesleğe kattığın ne var’ diye sordu. O gece sabaha kadar uyuyamadım. O sorunun cevabı, beni bu işi en mükemmel haliyle yapmaya itti."

Sürdürülebilirlik ve gelecek planları:

Can, seri üretime ve sentetik malzemelere karşı duruşunu vurguluyor: "Doğal boya ve el eğirmesi yün kullandığımız için halılarımız adeta şifa dağıtıyor. Siyatiği, romatizması olan bir insan bu halının üzerine yattığında, dokunduğunda vücuduna bir dinçlik geliyor. Biz parayı hedeflemedik."

Daha sonra zanaatkâr, üretim gelirlerini Ar-Ge'ye yatırdıklarını anlatıyor: "Kendimi Salvador Dali’ye benzetiyorum; kazandığımız her kuruşu Ar-Ge’ye, boyayı daha mükemmel yapmaya yatırıyoruz. Belki biz yaşarken zengin olamayacağız ama bu halıları alanlar gelecekte çok değerli eserlere sahip olmuş olacaklar".

Geleneksel sanatın sürdürülebilir tasarıma entegrasyonu konusunda aileye yeni katılan şehir plancısı gelin Hatice Can da söz alıyor: "İki nesildir aktarılan bu büyük deneyime hazır konmak yerine, sürdürülebilirlik esasıyla yeni bir şeyler üreterek sektöre girmeyi tercih ettim". Bu yaklaşım, atölyenin hem kültürel mirası korumasına hem de çağdaş pazarlarda rekabet edebilir tasarımlar geliştirmesine olanak tanıyor.

Sonuç olarak Selçuk merkezli atölye, kök boyalı el dokuma geleneğini modern taleplerle uyumlandırırken, doğal malzeme kullanımı ve motiflerle kurulan bağ sayesinde hem yerel kültürel mirası yaşatmayı hem de uluslararası müze ve saray koleksiyonlarında yer almayı sürdürüyor.

SELÇUK İLÇESİNDE GELENEKSEL KÖK BOYALI EL DOKUMA HALILARINI DÜNYADAKİ SARAYLARA VE MÜZELERE...

SELÇUK İLÇESİNDE GELENEKSEL KÖK BOYALI EL DOKUMA HALILARINI DÜNYADAKİ SARAYLARA VE MÜZELERE ULAŞTIRAN ZANAATKÂR OSMAN CAN, YARIM ASIRLIK AİLE MESLEĞİNİ YAŞATIYOR.

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.