Şanlıurfa'da marangozluğun el emeğiyle ayakta kalma mücadelesi

Şanlıurfa'da geleneksel marangoz ustaları seri üretime rağmen el yapımı ekmek tahtası, beşik ve süs eşyaları üretmeyi sürdürüyor; çırak eksikliği endişe yaratıyor.

Yayın Tarihi: 08.11.2026 11:29
Güncelleme Tarihi: 08.11.2026 11:33

Şanlıurfa'da marangozluğun el emeğiyle ayakta kalma mücadelesi

Şanlıurfa'nın atölyelerinde el işi ısrarı

Şanlıurfa çarşılarında faaliyet gösteren marangoz ustaları, seri üretim ve teknolojik dönüşüme rağmen atölyelerinde el emeği ürünler üretmeye devam ediyor. Ustalar ekmek tahtaları, doğrama tahtaları, oklava, süs eşyaları, tahta beşik, işlemeli kapılar, çeyiz sandıkları ve aynalar gibi geleneksel ürünleri müşteriye sunuyor. Bu üretim biçimi hem estetik hem de kullanım açısından hâlâ talep görüyor ancak sürdürülebilirlik konusunda kaygılar bulunuyor.

el işi ürünler ve atölye yaşamı:

Atölyelerde üretilen her parça, ustaların deneyimi ve el becerisiyle şekilleniyor. Ustalar yaptıkları işleri hem geleneksel tekniklere hem de kişiye özel taleplere göre uyarlıyor. Çarşı ustalarından Bedih Karataş kendi üretimini vurgulayarak, "1976 yılında bu çarşıya girdim. 56 yıldan fazla olduğu bu çarşıda çalışıyorum. Bu çarşının tarihi bir özelliği vardır. Burada eskiden beri hep el işi yapılıyor. El işi ile ürünler üretiyoruz. Burada gördüğünüz bütün ürünler kendi el işimdir. Bugüne kadar iyi gittik." ifadelerini kullanıyor. Marangoz Mehmet Aleş ise, "Ekmek tahtası, merdane, el yapımı çerezlik tabakları yapıyoruz. Şimdi eskisi gibi çırak yetişmiyor fakat el yapımı ürünler yine de rağbet görüyor, memnunuz, şükür ediyoruz" diyerek talepten söz ediyor.

teknoloji, fabrikalaşma ve çırak sorunu:

Ustalar teknolojinin ve fabrikalaşmanın geleneksel atölye üretimini zorladığını belirtiyor. Bedih Karataş bu dönüşüme ilişkin, "Fakat bundan sonraki süreçte fabrikalaşma oldu. Teknoloji geliştikçe el işi geri planda kaldı. Çin, işi neredeyse artık insana ihtiyaç kalmayacak noktaya getirdi. Bundan dolayı ister istemez gün gün işlerimiz düşüyor. Biz kendi gücümüzle katlanabildiğimiz kadar katlanacağız, işimizi, gücümüz yettiğince sürdüreceğiz. Üretmeye devam ederek, gidebildiğimiz kadar gideceğiz" sözleriyle endişelerini ve kararlılığını dile getiriyor.

Mesleğin geleceğine ilişkin en önemli sorunlardan biri çırak eksikliği. Marangoz ustası Ahmet Demir "Eskisi gibi çırak yetişmiyor. Bu mesleğimiz tozlu, dumanlı fakat bizim için eğlenceli geçiyor. Kıyma tahtası, kürsü, ekmek tahtaları, çocuk beşiklerini zevkle yapıyoruz. Müşteri ne isterse biz onu yapıyoruz" diyerek hem mesleğin zorluklarına hem de ustaların işine bağlılığına dikkat çekiyor.

Ustalar, ilginin sürmesinin bir teselli olduğunu ancak mesleğin sürekliliği için yeni neslin eğitimi ve çırak yetiştirilmesine ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Atölyelerdeki el işi üretimin korunması, hem kültürel mirasın yaşatılması hem de farklılaşan pazar taleplerine yanıt verebilmek açısından önem taşıyor.

ŞANLIURFA'DA GELENEKSEL MARANGOZLUK MESLEĞİNİ SÜRDÜREN USTALAR, SERİ ÜRETİM VE TEKNOLOJİK...

ŞANLIURFA'DA GELENEKSEL MARANGOZLUK MESLEĞİNİ SÜRDÜREN USTALAR, SERİ ÜRETİM VE TEKNOLOJİK GELİŞMELERE RAĞMEN EL EMEĞİ ÜRÜNLER ÜRETMEYE DEVAM EDİYOR.

Yazar
EDİTÖR

Ahmet Demir

Ben Ahmet Demir, 30 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin 'son dakika' uzmanıyım diyebilirsiniz. Kriz anları benim işim. En stresli anlarda soğukkanlılığımı korurum ve en hızlı, en doğru bilgiyi almak için uğraşırım. Pratik çözümler benden sorulur.