Öğretmen otoritesi zayıflıyor; güvenli okul için 12 maddelik çerçeve önerisi

7.793 katılımcılı Eğitim-Bir-Sen araştırması, öğretmenlerin %90,7'sinin otoritenin zayıfladığını gösterdi; 12 maddelik güvenli okul önerileri açıklandı.

Yayın Tarihi: 27.10.2026 13:37
Güncelleme Tarihi: 27.10.2026 14:16

Öğretmen otoritesi zayıflıyor; güvenli okul için 12 maddelik çerçeve önerisi

Eğitim-Bir-Sen araştırması ve genel bulgular:

Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından gerçekleştirilen 'Güvenli Okul ve Akran Zorbalığı: Türkiye’de Mevcut Durum, Risk Faktörleri ve Politika Önerileri' başlıklı çalışma, toplam 7.793 kişiyle yapıldı. Çalışmaya 3.198 öğretmen, 2.315 öğrenci ve 2.280 veli katıldı; veriler 81 ildeki öğretmenlerden, 75 ildeki velilerden ve 61 ildeki öğrencilerden toplandı. Araştırma; okul güvenliği algısı, öğretmen otoritesi, disiplin sistemi, akran ve siber zorbalık, bildirim mekanizmaları ve aile-okul iş birliğini kapsamlı biçimde inceledi.

Toplantıda konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, araştırmanın üç farklı bakış açısını aynı anda değerlendiren bir yaklaşım olduğunu vurguladı ve elde edilen bulguların güvenli okul politikalarının şekillendirilmesinde temel oluşturması gerektiğini belirtti.

Okul güvenliği algısı ve çelişen algılar:

Araştırmada okul güvenliği algısı, beş üzerinden öğretmenlerde 3,48, velilerde 3,38 ve öğrencilerde 3,24 olarak ölçüldü. Yavuz bu farklılığın önemli olduğuna dikkat çekti: çocukların okuldaki deneyimleri yetişkinlerin algısından daha olumsuz olabiliyor ve güvenli okul politikaları geliştirilirken çocuk perspektifi öncelikli alınmalı.

Yavuz, 'Çocuğun teneffüste ne yaşadığını, sınıfta ne kadar güvende hissettiğini ve zorbalık gördüğünde kime başvurduğunu bilmeden güvenli okuldan söz edemeyiz' diyerek, değerlendirmelerin yalnızca yetişkin algısına dayanamayacağını ifade etti.

Öğretmen otoritesi, disiplin ve müdahale kapasitesi:

Araştırmanın çarpıcı sonuçlarından biri öğretmen algısına ilişkindir: öğretmenlerin %90,7'si, mesleğe başladıkları dönemle kıyaslandığında öğretmen otoritesinin zayıfladığını düşünüyor. Yavuz, öğretmen otoritesinden kastedilenin baskı değil; adalet, tutarlılık, mesleki yeterlik ve kurumsal destek olduğunun altını çizdi.

Disiplin sistemi değerlendirmelerinde öğretmenlerin genel kanaati 5 üzerinden 2,53, sistemin caydırıcılığına yönelik değerlendirme ise 1,98 düzeyinde çıktı. Bu veriler, yalnızca öğretmene 'zorbalığa müdahale et' demenin yeterli olmadığını; öğretmenin arkasında işleyen, destekleyen ve koruyan mekanizmaların bulunması gerektiğini gösteriyor.

Zorbalığın biçimleri ve dijital boyut:

Araştırma; çocukların karşılaştığı en yaygın zorbalık biçimlerinin fiziksel saldırıdan önce hakaret, alay, dedikodu ve sosyal dışlanma olduğunu ortaya koydu. Öğrencilerin %18,1'i ayda bir-iki kez, %10,5'i haftada bir-iki kez, %10,2'si ise hemen hemen her gün hakaret veya alaya maruz kaldığını belirtiyor.

Zorbalığın fiziksel yaralanma ile sınırlı olmadığı vurgulandı: duygusal ve sosyal zararların öğrencinin okula olan güvenini azalttığı; bunun da eğitim kalitesini doğrudan etkilediği sonuçlara yansıyor. Öğrencilerin %63,4'ü başkalarına yönelik zorbalığa tanık olduğunu bildirirken, maruz kalanların etkilenme düzeyinde %18,3 oranında 'çok' veya 'çok ciddi' etkilenme kaydedildi.

Dijital mecralar da araştırmada öne çıkan başka bir alandı: öğrencilerin %69,9'unun akıllı telefonu, %58,8'inin sosyal medya hesabı var ve son altı ayda çevrimiçi hedef alınan öğrenci oranı %7,2. Günlük ekran süresi dört saatin üzerine çıktığında bu oran %14,9'a yükseliyor. Velilerin %88'i ise çocuklarının siber zorbalığa maruz kalıp kalmadığını bilmediğini söylüyor; bu da okul güvenliğinin artık sadece okul duvarları içinde ele alınamayacağını ortaya koyuyor.

12 maddelik politika önerileri ve uygulama öncelikleri:

Eğitim-Bir-Sen, araştırma sonuçlarına dayanarak 12 maddelik bir politika paketi sundu. Öne çıkan başlıklar şunlar:

1. Türkiye genelinde ortak standartlara sahip bir Ulusal Güvenli Okul ve Akran Zorbalığını Önleme Çerçevesi oluşturulması.

2. Öğretmenin meşru mesleki otoritesinin yeniden güçlendirilmesi; desteğe dayalı, keyfiliği engelleyen mekanizmalar kurulması.

3. Disiplin sisteminin yeniden değerlendirilmesi ve caydırıcılığın artırılması.

4. Her okulda güvenilir, görünür ve izlenebilir bildirim sistemlerinin uygulanması.

5. Sözel, ilişkisel ve siber zorbalığın daha görünür hale getirilmesi; tanıma ve müdahale kapasitelerinin artırılması.

6. Kırılgan öğrenciler için erken fark etme ve güçlendirilmiş koruma mekanizmalarının kurulması.

7. Akran destek sistemlerinin yaygınlaştırılması; öğrencilerin koruyucu rolünün güçlendirilmesi.

8. Aile-okul iş birliğinin sistematik olarak güçlendirilmesi.

9. Dijital güvenliğin okul güvenliğinin ayrılmaz parçası haline getirilmesi.

10. Türkiye genelinde okul sosyal hizmeti sisteminin kurulması.

11. Rehberlik ve psikososyal destek sistemlerinin güçlendirilmesi.

12. Düzenli bir ulusal izleme ve veri sisteminin kurulması; politika uygulamalarının değerlendirilmesi ve güncellenmesi için veri altyapısının oluşturulması.

Talat Yavuz, önerilerin yalnızca bürokratik düzenlemeler olmadığını, aynı zamanda okuldaki herkesin güvenliğini ve müdahale kapasitesini artırmayı hedeflediğini vurguladı. Etkinlikte Emrah Akbaş ve Araştırmalar Merkezi ekibi de hazır bulundu. Araştırma sonuçları, politika yapıcılar, okullar ve aileler için somut yol haritaları sunuyor ve güvenli okul tartışmasını hem saha verileriyle hem de çok paydaşlı bir bakışla yeniden gündeme taşıyor.

EĞİTİM-BİR-SEN, YAKLAŞIK 8 BİN ÖĞRETMEN, ÖĞRENCİ VE VELİNİN KATILIMIYLA GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ‘GÜVENLİ...

EĞİTİM-BİR-SEN, YAKLAŞIK 8 BİN ÖĞRETMEN, ÖĞRENCİ VE VELİNİN KATILIMIYLA GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ‘GÜVENLİ OKUL VE AKRAN ZORBALIĞI: TÜRKİYE'DE MEVCUT DURUM, RİSK FAKTÖRLERİ VE POLİTİKA ÖNERİLERİ' BAŞLIKLI ARAŞTIRMANIN SONUÇLARINI AÇIKLADI.

Yazar
EDİTÖR

Murat Doğan

Ben Murat Doğan, 30 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr'de Yaşam kategorisi için yazıyorum. Aslında 'yaşıyorum' desem daha doğru! Gastronomi ve seyahat yazarıyım. Sürekli yeni yerler keşfeder, yeni lezzetler denerim. Samimi, keyifli ve 'gurme' bir anlatımım olduğunu söylerler.