Mustafa Tanrıverdi'nin tanıklığı: 12 Eylül kuşağı nasıl tüketildi

12 Eylül'de gözaltına alınıp askeri cezaevlerinde yargılanan Mustafa Tanrıverdi, sağcısıyla solcusuyla kuşağın ağır travma yaşadığını anlattı.

Yayın Tarihi: 09.09.2026 10:19
Güncelleme Tarihi: 09.09.2026 10:19

Mustafa Tanrıverdi'nin tanıklığı: 12 Eylül kuşağı nasıl tüketildi

Tanıklık ve cezalandırılma süreci:

12 Eylül 1980 darbesinin ardından Kozan Ülkücü Gençlik Derneği üyesi olarak gözaltına alınan Mustafa Tanrıverdi, o döneme ilişkin anılarını İHA muhabirine aktardı. Tanrıverdi, Kozan'da meydana gelen 28 faili meçhul cinayetin kendilerine mal edilmeye çalışıldığını belirtti ve bu sürecin hem fiziki hem de manevi yönlerinin ağır olduğunu vurguladı.

Tanrıverdi, gözaltında gözleri bağlanıp saçlarının askeri usulle kesildiğini, uzun süre nezarethanede tutulduklarını ve nezarethane duvarlarına atıf yaparak 'Nezarethane duvarları bembeyazdı girdiğimizde simsiyah çıktık' dedi. Bu dönemde yapılan küfürler, moral kırma ve psikolojik baskıların, fiziksel dayaktan daha yıpratıcı olduğuna dikkat çekti.

Kozan'dan sonra Gaziantep Cezaevi'ne gönderilen Tanrıverdi, mahkeme sürecinin sonucunda 7 yıl hapis cezası aldığını, askerlik döneminde Sakarya'da tekrar cezaevinde kaldığını ve daha sonra Çanakkale Cezaevi'nde yaklaşık bir yıl yattığını aktardı.

aynı nezarethanelerde farklı siyasi görüşler:

Tanrıverdi, cezaevlerinde sağcı ve solcu gençlerin aynı nezarethanelerde tutulduğunu anlattı: 'Kadirli’den Devrimci Kurtuluş mensuplarıyla aynı yerde kaldık. Bir onlar gidiyor dayağa, bir biz gidiyoruz.' Nezarethanelerin hacim olarak çok küçük olduğunu, bir insan boyunda bir alana 30-40 kişinin sığdırıldığını ve çömelip oturacak yer bile olmadığını ifade etti.

Bu yakın temasın, farklı siyasi görüşlerin temsilcileri arasında hem fiziksel hem psikolojik gerilimleri artırdığını belirtti. Tanrıverdi, bu koşulların yalnızca bireysel mağduriyetler yaratmadığını, kuşağın genel ruh sağlığı ve toplumsal dokuda kalıcı hasarlar bıraktığını söyledi.

hukuki savunma gayreti ve kalıcı etkiler:

Cezaevinde kanun maddelerini ezberleyerek arkadaşlarının idamdan kurtarılması için savunmalar hazırladığını anlatan Tanrıverdi, Kahramanmaraş olayları nedeniyle idam cezası alan mahkumlara yönelik savunma dilekçeleri düzenlediğini söyledi. O dönemde rahmetli Yavuz Aktaş için tepkisel bir lakap oluştuğunu, arkadaşlarının 'Anayasa Mustafa' diye bağırdığını aktardı.

Tanrıverdi, 46 yıl sonra bile darbenin sonuçlarının yeterince konuşulmadığını vurguladı: 'Darbe döneminde yalnızca ülkücülerin değil, sol görüşlü gençler de cezaevlerine atıldı ve ağır mağduriyetler yaşadı. O dönemin insanları sağcısıyla, solcusuyla büyük travmalar yaşadı. O kuşak bana göre okuyan, dik duran bir nesildi. O kuşağı çok kötü harcadılar.' Son olarak, bu deneyimlerin siyasi kadar toplumsal ve ekonomik izleri de olduğunu, 'O günleri ancak yaşayan insanlar bilir' sözleriyle özetledi.

Tanrıverdi'nin anlattıkları, 12 Eylül'ün bireysel ve kolektif bellekte yarattığı yaraların büyüklüğünü ve kuşaklar boyu sürebilen etkisini bir kez daha ortaya koyuyor.

12 EYLÜL 1980 DARBESİNİN YIL DÖNÜMÜNDE, DARBE DÖNEMİNDE GÖZALTINA ALINARAK ASKERİ CEZAEVLERİNDE...

12 EYLÜL 1980 DARBESİNİN YIL DÖNÜMÜNDE, DARBE DÖNEMİNDE GÖZALTINA ALINARAK ASKERİ CEZAEVLERİNDE KALAN VE TOPLAM 7 YIL HAPİS CEZASI ÇEKEN MUSTAFA TANRIVERDİ, 46 YIL ÖNCE YAŞANANLARI İHLAS HABER AJANSI’NA ANLATTI.

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.