İslam İşbirliği Teşkilatı forumunda Türkiye'nin duruşu:
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile SESRIC iş birliğinde düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Üye Devletleri 1. Müslüman Diaspora Forumu'na katıldı. Yılmaz, farklı coğrafyalarda yaşayan Müslüman diasporalara yönelik yaklaşımın kardeşlik ve sorumluluk ekseninde olması gerektiğini vurguladı ve forumun diasporalar arası sürekli iletişimin tesis edilmesi bakımından önemine dikkat çekti.
Genç nüfusun stratejik önemi:
Yılmaz, 2025 verilerine göre dünyada 2 milyarı aşan bir Müslüman nüfus bulunduğunu, bunun dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birine tekabül ettiğini belirtti. Bu nüfusun yarısından fazlasının 25 yaşın altında olduğuna işaret ederek dünya genelinde yaşanan demografik dönüşümün altını çizdi. Yılmaz'a göre genç nüfusu geleceğe iyi hazırlayan toplumlar büyük avantaj elde edecek; dolayısıyla eğitim, istihdam ve sosyal yatırım alanlarında planlı politikalar geliştirmek öncelik olmalıdır.
Diasporanın ekonomik ve toplumsal rolü:
Yılmaz, İİT üyesi ülkelere mensup yaklaşık 60 milyonu aşkın insanın küresel çapta güçlü diaspora ağları oluşturduğunu söyledi. Bu toplulukların hem yaşadıkları ülkelerin ekonomik, sosyal ve kültürel hayatına katkı sunduğunu hem de köken ülkelerle bilgi, tecrübe, yatırım ve ticaret bağlarını sıcak tuttuğunu belirtti. 2024 verilerine atıfla, diasporanın geldikleri ülkelere gönderdiği kaynağın yaklaşık 200 milyar dolara yakın olduğunu ve asıl değerin diaspora mensubu insanların ülkeler arasında kurduğu bağlar olduğunu vurguladı.
Gazze, uluslararası hukuk ve adalet beklentisi:
Yılmaz, Netanyahu yönetiminin uluslararası mahkemeler karşısında soykırım suçuyla yargılandığına dikkati çekerek Gazze'ye yönelik bombardımanlar, açlık ve zorunlu göçün birer silah olarak kullanılmasını eleştirdi. Çocukların, kadınların ve masum sivillerin hayatının hiçe sayıldığına işaret eden Yılmaz, bilimsel ve teknolojik ilerlemenin tek başına zulmü engellemediğini; hukuk, ahlak ve insanî değerlerle bu ilerlemelerin buluşturulması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Dünya beşten büyüktür' çağrısına atıfta bulunarak daha adaletli bir küresel düzen kurma gereğini yeniden dile getirdi ve Türkiye'nin hak, hakikat ve mazlumun yanında olmaya devam edeceğini vurguladı.
İslamofobi, ifade özgürlüğü ve medya sorumluluğu:
Yılmaz, camilere ve Kur'an-ı Kerim'e yönelik saldırılar ile Müslüman kimliğini hedef alan nefret söylemlerinin İslamofobinin yapısal bir tehdide dönüştüğünü gösterdiğini ifade etti. Medyanın bu tür eylemleri tek tek bireysel hatalar olarak sunma eğilimine işaret eden Yılmaz, arka planda bu eylemleri besleyen siyasal söylemler ve medya ortamlarının bulunduğunu kaydetti. İfade özgürlüğüne bağlılıklarını koruduklarını ancak ifade hürriyeti nefret söylemi hürriyeti değildir ve kutsallara hakaret serbestliği olarak kullanılamayacağını belirtti. Ayrıca Türkiye'nin tarihsel olarak Hristiyanlar, Yahudiler ve diğer din mensuplarıyla bir arada yaşamayı başarmış bir medeniyete sahip olduğunu hatırlattı ve Bizim medeniyetimiz hiçbir zaman antisemitik olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır ifadesini öne çıkardı.
Forum çıktıları ve hedeflenen adımlar:
Yılmaz, İİT üyesi ülkeler ile diaspora kuruluşları arasında kurulacak sürekli iletişimin, İslamofobi karşısındaki dağınık tepkileri ortak bir tutuma dönüştüreceğini ve Müslüman toplumların hak arama mücadelesine daha güçlü bir zemin sağlayacağını söyledi. Forum kapsamında kabul edilmesi öngörülen Müslüman Diasporalar Deklarasyonu'nun diasporaların haklarının korunmasından İslamofobiyle mücadeleye, kamu hizmetlerinden ekonomik ve toplumsal kapasitenin güçlendirilmesine kadar uzanan ortak hedeflere yol göstermesini temenni etti. Nihai hedef olarak ise Müslümanların kimlik ve inançlarını güven içinde yaşayabildiği, eşit vatandaşlık haklarından eksiksiz yararlandığı ve bulundukları toplumların geleceğine özgüvenle katkı sunduğu bir düzenin güçlendirilmesi gösterildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bizim medeniyetimiz hiçbir zaman antisemitik olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır" dedi.