Muratağa, Atlılar ve Sandallar şehitleri müzesi hafızayı koruma ve geleceği güvence altına alma çağrısı
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitleri Müzesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, müzenin kuruluş amacını ve taşıdığı tarihi sorumluluğu vurguladı. Açılışa; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bakanlar, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, TİKA Başkanı Abdullah Eren, şehit aileleri, Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği üyeleri ile bölge halkı katıldı.
Müzenin anlamı ve hatırlatma görevi:
Üstel törende, müzenin kuruluş amacını açıkça tanımladı: "Bu müze, acılarımızı yeniden yaşatmak için değil, yaşananları unutturmamak için kurulmuştur. Nefreti büyütmek için değil, aynı acıların bir daha yaşanmamasını sağlamak için kurulmuştur." Başbakan, bu sözlerle müzenin geçmişi kayıt altına alarak toplumsal hafızayı koruma işlevini ön plana çıkardı.
Konuşmasında Muratağa, Atlılar ve Sandallar köylerinin Kıbrıs Türk halkının hafızasında derin ve kapanmayan yaralar açtığını söyleyen Üstel, "Burada anneler katledildi, çocuklar katledildi, henüz hayatının baharında olan gençler katledildi" ifadelerini kullandı. Aynı ailelerden, evlerden ve sofralardan onlarca insanın hayatından koparıldığına özellikle dikkat çekti; savunmasız insanların toplu mezarlara gömüldüğünü ve toplumun belleğine derin acıların kazındığını söyledi.
Üstel, kendi tanıklığını da aktararak o dönemin dehşetini yaşayan bir Kıbrıs Türkü olduğunu belirtti: "Bombaların altında yaşamanın ne demek olduğunu bilirim. Gökyüzünden gelen her sesle ölümün biraz daha yaklaştığını hissetmenin ne demek olduğunu bilirim." Bu kişisel tanıklılık, konuşmasının duygusal ve tarihsel dayanağını güçlendirdi.
Şehitlere bağlılık, devlet ve Anavatan vurgusu:
Başbakan Üstel, müzenin ziyaretçilerine sadece fotoğraf ve belgeler sunmayacağını; "Bu müzeye girecek her insan burada yalnızca fotoğraflar ve belgeler görmeyecek. Yarım kalan hayatları görecek. Okuldan evine dönemeyen çocukları görecek" sözleriyle açıkladı. Ziyaretçilerin bir halkın hangi şartlarda var olma mücadelesi verdiğini daha iyi anlayacağını, egemenliğin ve özgürlüğün değerinin böylece daha iyi kavranacağını ifade etti.
Konuşmasında KKTC’nin kuruluşuna ilişkin tarihsel sorumluluğu da hatırlatan Üstel, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin masa başında kurulmadığını da çok iyi biliyoruz. Bu devlet, şehitlerimizin kanıyla, gazilerimizin fedakarlığıyla, halkımızın direnişiyle ve Anavatan Türkiye’nin sarsılmaz desteğiyle kurulmuştur" dedi. Bu bağlamda Türkiye için "Türkiye Anavatan’dır. Türkiye güvencedir. Türkiye, en karanlık günümüzde uzanan kardeş elidir" ifadelerini kullandı ve müzenin hayata geçirilmesine verdiği destek için Türkiye’ye teşekkür etti.
Üstel ayrıca Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TİKA çalışanları, dernek üyeleri ve bölge halkına teşekkür ederek, şehit yakınlarının yıllardır hatıraları yaşatma çabalarını takdir etti: "Sizler çok büyük acılar yaşadınız ama hiçbir zaman yıkılmadınız. Toprağınıza, kimliğinize ve devletinize sahip çıktınız."
Kıbrıs meselesi, barış ve güvenlik mesajı:
Başbakan, adadaki huzurun kalıcı olmasını istediklerini ancak bunun geçmişin üzerinin örtülmesiyle sağlanamayacağını belirtti: "Kalıcı barışın temeli hakikattir, adalettir, karşılıklı saygıdır." Üstel, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesinin kalıcı barış için zorunlu olduğunu vurguladı ve "Biz artık acıların yaşandığı günlere dönmeyeceğiz. Devletimizden, egemenliğimizden ve özgürlüğümüzden asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlanma faaliyetlerine de değinen Üstel, adadaki stratejik dengeleri bozmaya yönelik girişimlere karşı net bir uyarıda bulundu: "Bugünlerde silahlanma faaliyetlerini artıran, adadaki stratejik dengeleri bozmaya çalışan ve Kıbrıs Türk halkını bu adada bir kez daha yok etme hayali kuranlara sesleniyorum. Asla başaramayacaksınız." Bu kararlılık söylemini, Türkiye’nin arkasındaki gücü ve halkın vatanı için gösterdiği fedakarlığı işaret ederek pekiştirdi.
Konuşmasını şehitleri anarak bitiren Üstel, "Sözlerime son verirken Muratağa, Atlılar ve Sandallar’da şehit edilen bütün kardeşlerimizi rahmetle, minnetle ve derin bir saygıyla anıyorum" dedi. Tören boyunca müzenin şehitlerin anısını yaşatma, ailelerine ve bölgeye adanmış bir eser olarak kalacağı vurgulandı. Üstel, sözlerini "Şehitlerimizi unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Ruhları şad, mekanları cennet olsun." ifadeleriyle sonlandırdı.
Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitleri Müzesi açılışı, hem geçmişin kaydını tutma hem de geleceğe yönelik siyasal ve toplumsal mesajları bir arada taşıyan bir etkinlik olarak değerlendirildi. Tören, şehit yakınlarının, yetkililerin ve toplumun hafızasını canlı tutma iradesinin somutlanması niteliğinde geçti.
KKTC BAŞBAKANI ÜNAL ÜSTEL'İN AÇIKLAMALARI