Muratağa, Atlılar ve Sandallar müzesi: yarım asırlık acının isimleriyle buluşması

Cevdet Yılmaz, Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi’nin açılışında, katliamın tanıklıklarının korunacağını ve kimlik çalışmalarının sürdüğünü vurguladı.

Yayın Tarihi: 18.09.2026 22:06
Güncelleme Tarihi: 18.09.2026 22:21

Muratağa, Atlılar ve Sandallar müzesi: yarım asırlık acının isimleriyle buluşması

Müzenin açılışı ve törenin anlamı:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde gerçekleştirilen Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitleri Müzesi açılış töreninde yaptığı konuşmada, bu mekanın yarım asırlık bir bekleyişin ve acının somutlaşmış hali olduğunu vurguladı. Tören kapsamında, kimliklendirme çalışmalarıyla isimlerine ulaşılan on beş Atlılar şehidi devlet töreniyle defnedildi; Yılmaz, ailelerin yaşadığı yeniden defnetme acısına samimi taziyelerini iletti.

Yılmaz, müzenin kuruluşunda iş birliği yapan TİKA, Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği, Kayıp Şahıslar Komitesi ve diğer kurumlara teşekkür ederek, eserin basit bir sergi olmaktan öte, kaybedilen hayatların hikâyelerini koruyup aktaran bir hafıza mekânı olacağını söyledi.

Kimliklendirme çalışmaları ve toplu mezarlardan çıkanlar:

Konuşmasında Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) tarafından 2008'de başlayan kazı çalışmalarına dikkat çeken Yılmaz, Muratağa ve Sandallar'da şehit edilen 89 kişinin tamamının, Atlılar'dan ise 15 kişinin kimliğinin belirlendiğini aktardı. Kalan 22 şehidin kimliğinin tespiti için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirtti.

Yılmaz, toplu mezarlardan çıkarılan sandıkların açılmasıyla geriye kalanların sadece kişisel eşyalar değil, yarım kalmış hayatlar, söylenmemiş sözler ve silinmemiş hatıralar olduğuna dikkat çekti. Bu eşyaların ailelere teslimiyle birlikte, onların korunması ve gelecek kuşaklara nasıl aktarılacağı sorusunun ortaya çıktığını söyledi.

Müzenin içeriği ve ziyaretçiye vereceği mesaj:

Müzenin sergileyeceği mektuplar, okul defterleri, aile fotoğrafları ve gündelik eşyaların, her bir şehidin kendi hayatı, sevdikleri ve yarım kalan hayalleri olduğunu göstereceğini söyleyen Yılmaz, bu bakımdan müzenin tarihin soyut anlatılarından çok, insan hikâyelerini öne çıkaran bir misyon üstlendiğini kaydetti. Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği’nin 2024 başvurusu sonrası TİKA ile gerçekleştirilen iş birliğinin, bu koleksiyonun korunmasını sağladığını belirtti.

Yılmaz, okul binasının aslına uygun korunmasının önemini vurgulayarak, Atlılar ve Sandallar köylerinin ortak ilkokulunun 14 Ağustos 1974’te 16 öğrencisinden 14ünü kaybettiğini anımsattı. Okulun sergilenen belgeleri ve defterleri sayesinde, ziyaretçilerin 126 şehidi sadece bir sayı olarak değil, birer insan olarak tanıyarak müzeden ayrılacaklarını söyledi.

Tarihin anlatımı, uluslararası süreçler ve uyarılar:

Yılmaz, Kıbrıs Türkü’nün 1963’ten itibaren maruz kaldığı saldırıların ve verdiği varoluş mücadelesinin uluslararası alanda sıklıkla tek taraflı anlatılarla gölgelenmeye çalışıldığını belirtti. Avrupa Parlamentosu’nun 2026 bütçesine ilişkin kararında 1974 olaylarını Rum tarafının bakış açısıyla ele alan bir anıt için kaynak ayrılması yönündeki değerlendirmeyi hatırlatarak, tek taraflı tarih anlatımına karşı uyarıda bulundu: "Tarihi tek yönlü dinleyerek, siyasi ortamlarda sloganlarla değerlendiremezsiniz."

Yılmaz, belgelerle ve tarihî verilerle desteklenmeyen yaklaşımların adil olamayacağını ifade etti ve Kıbrıs Türkü’nün yaşadıklarının da uluslararası platformlarda aynı insani ölçülerle ele alınmasını talep etti.

Siyasal çerçeve ve güvenlik vurgusu:

Muratağa, Atlılar ve Sandallar’da yaşananların, Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlük hakkının önemini ortaya koyduğunu söyleyen Yılmaz, Kıbrıs meselesinin "iki ayrı halk ve iki ayrı devlet gerçeği" temelinde, Kıbrıs Türkü’nün egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edildiği bir çözüme kavuşturulması gerektiğini yineledi. Ayrıca GKRY ile İsrail iş birliğine yönelik eleştirilerde bulundu ve Gazze üzerinden insanlık vurgusu yaptı: bilimsel ve teknolojik ilerlemenin hukuk, ahlak ve merhametle birleşmediğinde değer taşımayacağını söyledi.

Yılmaz, Kıbrıs Türkü’nün uluslararası alanda hak ettiği konuma ulaşması için güçlü ve haklı olunması gerektiğini, kimsenin merhametine güvenerek beklemenin yeterli olmadığını ifade etti.

Teşekkürler ve anma:

Konuşmasını şehitler ve gaziler için duayla sonlandıran Yılmaz, TİKA’nın KKTC’de gerçekleştirdiği 277 projeye işaret ederek, müzenin de bu dayanışmanın kalıcı bir sonucu olduğunu söyledi. Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği, KKTC makamları, Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği, Kayıp Şahıslar Komitesi ve emeği geçen herkese şükranlarını iletti.

Yılmaz, "Ruhları şad, mekanları cennet olsun" temennisiyle konuşmasını bitirirken, müzenin şehitlerin isimlerini ve hatıralarını yaşatmada kalıcı bir rol oynayacağını vurguladı.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ VE DİĞER KATILIMCILAR

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ VE DİĞER KATILIMCILAR

Yazar
EDİTÖR

Ahmet Demir

Ben Ahmet Demir, 30 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin 'son dakika' uzmanıyım diyebilirsiniz. Kriz anları benim işim. En stresli anlarda soğukkanlılığımı korurum ve en hızlı, en doğru bilgiyi almak için uğraşırım. Pratik çözümler benden sorulur.