Moleküler incelemeyle tiroit nodüllerinde gereksiz ameliyatlar azalıyor

Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu: Moleküler inceleme, şüpheli tiroit nodüllerinin kanser riskini daha kesin belirleyerek gereksiz ameliyatları ve ömür boyu ilaç kullanımını azaltıyor.

Yayın Tarihi: 19.01.2026 11:47
Güncelleme Tarihi: 19.01.2026 11:47

Moleküler incelemeyle tiroit nodüllerinde gereksiz ameliyatlar azalıyor

Moleküler incelemeyle tiroit hastalarında gereksiz ameliyatlar önleniyor

Medicana International Samsun Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, moleküler inceleme testi uygulamalarının tiroit nodüllerindeki şüpheli vakalarda gereksiz cerrahi girişimleri büyük ölçüde azalttığını belirtti. Klinik uygulamalarda bu yöntemin tanıyı güçlendirdiğini ve cerrahi gerekliliğinin daha güvenilir verilerle değerlendirilmesini sağladığını söyledi.

Moleküler incelemenin tanısal katkısı

Geçmişte şüpheli tiroit nodüllerinde doğrudan ameliyata gidildiğinde, ameliyat edilen vakaların ortalama %70'inin iyi huylu adenom olduğu saptanıyordu. Gökosmanoğlu, güncel moleküler inceleme yaklaşımının bu belirsizliği azaltarak hangi nodüllerin kansere işaret ettiğini daha net gösterdiğini ifade etti. Bu sayede gereksiz ameliyatların ve sonrasında hastaların uğradığı yaşam kalitesi kaybının önüne geçilebiliyor.

Test süreci ve takip

Klinikte öncesinde tru-cut biyopsi yapılarak alınan doku örnekleri üzerinden moleküler inceleme gerçekleştiriliyor. Sonuçlar ortalama 1 ay içinde elde ediliyor ve değerlendirme tamamlanıyor. Moleküler inceleme sonucu iyi huylu olduğunda hastaların ameliyat olmasına gerek kalmıyor; takibin yeterli olduğu ve kontrollerin genellikle 6 ayda bir yapılan ultrasonografi ile sürdürüldüğü belirtildi.

Ameliyat olan hastalar ise ömür boyu tiroit hormon replasmanı kullanmak zorunda kalıyor ve hormon düzeylerinin takibi için genellikle 3-6 ay aralıklarla kontrol yapılması gerekiyor. Bu fark, hastaların yaşam konforu üzerinde önemli etkiye sahip.

Cerrahi kararların şekillenmesi

Moleküler inceleme sonucu kötü huylu çıktığında klinik ekibe kanserin agresiflik düzeyi ve yayılma potansiyeli hakkında önemli veriler sağlanmış oluyor. Bu bilgiler, uygulanacak cerrahinin kapsamı hakkında; daha sınırlı bir lobektomi mi yoksa daha geniş, agresif bir cerrahi mi gerektiği konusunda daha sağlıklı karar verilmesine imkan tanıyor.

Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, kliniklerinde uygulanan moleküler inceleme yönteminin hem tanısal doğruluğu artırdığını hem de hastaların gereksiz operasyon ve ömür boyu ilaç kullanımından korunmasına katkı sağladığını vurguladı.

ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA HASTALIKLARI DOÇ. DR. FEYZİ GÖKOSMANOĞLU

ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA HASTALIKLARI DOÇ. DR. FEYZİ GÖKOSMANOĞLU

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!