Uzman uyarıyor: artış var ama salgın yok
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanı Prof. Dr. İslam Saruhan, son günlerde vatandaşların sıkça görüntülediği büyük çekirge topluluklarına ilişkin değerlendirme yaptı. Saruhan, Türkiye genelinde gözlenen artışın bir çekirge salgını anlamına gelmediğini; bunun, mevcut mevsimsel ve çevresel şartların sonucu olduğunu söyledi.
neden mevsimsel artış yaşanıyor:
Prof. Dr. Saruhan, çekirge popülasyonlarındaki değişimin yağış miktarı ve dağılımı, toprak nemi, bitki örtüsü, sıcaklık, doğal düşmanların yoğunluğu ve rüzgâr sistemleri gibi faktörlerle yakından ilişkili olduğunu vurguladı. "Son günlerde oluşan çevre şartları çekirgelerin istediği gibi olmakta ve bu durum çekirgelerin çoğalmasını olumlu yönde etkilemektedir" şeklinde konuşan Saruhan, bu etkenlerin bir araya gelmesinin popülasyon artışına yol açtığını belirtti.
Uzman, çekirge sayısındaki artışın aşamalarını da özetledi: yoğun yağış, bitki gelişimi, yumurta başarısının artması, popülasyon yoğunluğunun yükselmesi, sürü haline gelme, göç ve yeni üreme alanlarının oluşması. Bu aşamaların hepsinin bir araya gelmesinin bölgesel salgına (plague) yol açabileceğini ancak şu an için böyle bir zincirin oluşmadığını söyledi.
çevresel etkiler ve sağlık riski:
Saruhan, çekirgelerin salgın oluşturduğu dönemlerde milyarlarca bireyin sürüler halinde hareket ettiğini ve bunun yağmur gibi göç etme şeklinde görüldüğünü belirterek, "Şu anda ülkemizde görülen durum bir salgın değildir" dedi. Ayrıca bilimsel literatüre atıf yaparak çekirgelerin insan sağlığı için doğrudan büyük bir enfeksiyon riski oluşturmadığını, önemli bir vektör olarak kabul edilmediklerini ifade etti.
Çekirgelerin insanlara doğrudan saldıran veya insanlardan beslenen böcekler olmadığı, insanların üzerlerine gelmelerinin çoğunlukla tesadüfî temaslardan kaynaklandığı belirtildi. Bu tür temaslarda en fazla hafif çizik veya nadiren küçük bir ısırık görülebileceğini ve bunların genellikle tıbbi açıdan önemli olmadığını kaydetti.
Boyut tartışmasına da açıklık getiren Saruhan, Türkiye'de yaygın olan türlerin yeşil çekirge, kara çekirge, Fas çekirgesi, madrap çekirgesi ve İtalyan çekirgeleri olduğunu söyledi. Bu türlerin boylarının genel olarak 1,5-6 santimetre arasında değiştiğini, vatandaşlarca dile getirilen 10-12 santimetre iddialarının doğru olmadığını belirtti. Ölçümlerde kriter bilgisi olmadan yapılan gözlemlerin farklılık yaratabileceğini vurguladı.
davranış ve vatandaşlara öneriler:
Saruhan, çekirgelerin insanlar karşısında agresif davranış sergilemediğini, temel davranışlarının kaçmak olduğunu ifade etti. Büyük sürülerin üzerinize konması veya çarpması durumunun ise sürü yoğunluğundan kaynaklanan tesadüfî temaslar olduğunu, bilinçli bir saldırı söz konusu olmadığını anlattı.
Ev içinde görülen çekirgelerin genellikle ışık, sıcaklık, kuraklık, rüzgâr ve besin kaynakları gibi çevresel nedenlerle içeri girdiğini, içerde yuva kurmadıklarını, çoğalmadıklarını ve eşyalara zarar vermediklerini belirtti. Vatandaşlara, eve giren çekirgeleri öldürmek yerine kapı veya pencereleri açarak dışarı çıkarmalarını; gerekirse bir kap yardımıyla yakalayıp doğaya bırakmalarını önerdi.
Son olarak Saruhan, geçmişte Türkiye'nin bazı bölgelerinde çekirge salgınları yaşandığını hatırlatarak takibin elden bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın konuyla ilgili üzerine düşeni yaptığına dikkat çekti ve şu an için endişe edilmesi gereken bir durum görünmediğini söyledi.
Özetle: Uzman, mevcut çekirge artışının mevsimsel ve çevresel koşullarla ilişkili olduğunu; ülke çapında bir salgının söz konusu olmadığını, ancak izlemenin sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
PROF. DR. İSLAM SARUHAN