Lübnan Milletvekillerinden Hizbullah'a Tepki: Silahları Teslim Etmeme Kararı İç Savaş Uyarısını Tetikledi

Lübnanlı milletvekilleri, Hizbullah'ın silahlarını teslim etmeyi reddetmesine tepki gösterip ülke içinde çatışma riski uyarısında bulundu.

Yayın Tarihi: 15.08.2025 20:54
Güncelleme Tarihi: 15.08.2025 20:54

Lübnan Milletvekillerinden Hizbullah'a Tepki: Silahları Teslim Etmeme Kararı İç Savaş Uyarısını Tetikledi

Lübnan milletvekillerinden Hizbullah'ın silah tutma tutumuna sert tepki

Lübnan'da aralarında Adalet Bakanı Adil Nassar'ın da bulunduğu çok sayıda milletvekili, silahlarını teslim etmeyi reddeden Hizbullah'a tepki göstererek bunun ülke içinde yeni bir iç çatışma riski doğurabileceği uyarısında bulundu. Meclisteki farklı siyasi kümelerden gelen açıklamalar, krizin derinliğine ve ülke içindeki gerilimin yayılma tehlikesine dikkat çekiyor.

Tepkiler ve eleştiriler

Adil Nassar, yazılı açıklamasında, "Bazılarının, silahını savunmak için Lübnan'ı yok etmekle tehdit etmesi, silahın Lübnan'ı savunmak için olduğu söylemine son vermektedir." ifadelerini kullandı. Nassar burada, silah gerekçesinin ülke bütünlüğü değil tehdit olduğu değerlendirmesini vurguladı.

Meclisteki bağımsız Sünni milletvekili Eşref Rifi, Hizbullah lideri Naim Kasım'ın "herhangi bir iç karışıktan Lübnan hükümetinin sorumlu olduğunu" söylemesine karşılık, "Hizbullah'ı iç savaş tehdidini tekrarlamaması konusunda uyarıyoruz." dedi. Rifi ayrıca, "Şeyh Naim Kasım'ın partisi, Lübnan'a işgali, insani ve ekonomik felaketi miras bıraktı. Bugün ise yenilginin ardından devleti ve Lübnanlıları tehdit ediyor, mağduriyet iddiasında bulunuyor ve Lübnanlıların çoğunluğunu hainlikle suçluyor." sözleriyle partinin geçmişe dönük sorumluluklarına atıfta bulundu.

Sağcı Hristiyan Ketaib Partisi milletvekili Elias Hankeş, yazılı açıklamasında, "Naim Kasım, sözleriyle halkın hayatını, Lübnan'ın meşruiyetini ve ülkenin tamamını tehdit ediyor." değerlendirmesinde bulundu. Bağımsız Sünni milletvekili Vaddah Sadık ise toplumsal barışın "şantaj konusu ya da mezhepsel gerilim aracı olmadığını" belirterek, "Lübnanlıların hayatı, herhangi bir parti, grup veya mezhebin elinde değildir." yorumunu yaptı.

Hristiyanları temsil eden Lübnan Güçleri Partisi milletvekili Gays Yazbek de "Şeyh Naim Kasım söylemleriyle İsrail ile savaşıyor, eylemleriyle de Lübnan'ı yok ediyor. Bizi tehdit etme Şeyh (Kasım); zira biz zaten genel bir kıyımın ortasındayız. Lübnan'a merhamet edin" ifadelerini kullandı.

Hizbullah liderinin açıklamaları

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım daha önce yaptığı açıklamada, Hizbullah'ın "İsrail işgali sürdüğü müddetçe silah bırakmayacağını" belirterek "İsrail-ABD projesiyle neye mal olursa olsun mücadele edeceklerini" söylemişti. Kasım ayrıca, "Herhangi bir iç karışıklığın çıkmasından ve ülke topraklarını savunma görevini yerine getirmemesinden tamamen Lübnan hükümeti sorumludur. Saldırıları durdurun ve İsrail’i Lübnan’dan çıkarın. Ulusal ve stratejik güvenlik konusunu görüşürken sizlere her türlü kolaylığı sağlayacağız." ifadelerini kullanmıştı.

Değerlendirme: Siyasi gerilim ve olası sonuçları

Meclisteki farklı siyasi aktörlerin ortak kaygısı, silahların meşruiyeti ve kullanım gerekçesi etrafında şekillenen söylemlerin toplumda daha geniş çatışma dinamiklerini tetikleme olasılığıdır. Milletvekillerinin açıklamaları, hem Hizbullah'ın sahadaki pozisyonunu hem de hükümet ile silahlı güçler arasındaki sorumluluk tartışmasını merkezine alıyor. Bu bağlamda, taraflar arasındaki retorik sertliği sürdürdüğü sürece, siyasi gerilimlerin toplumsal kutuplaşmaya ve güvenlik zafiyetine dönüşme riski öne çıkıyor.

Öne çıkan soru ise şu: Hangi mekanizmalar ve siyasi mutabakat yolları, silahların statüsü ve ülke güvenliğinin sağlanması konusunda daha geniş toplumsal mutabakat yaratabilir? Meclisteki uyarılar ve Hizbullah'ın kararlı tutumu, bu sorunun aciliyeti olduğunu gösteriyor.

Yazar
EDİTÖR

Aksiyon Haber Ajansı