Kozan’da Dalında 5 TL Olan Turunç, Kadın Girişimiyle Kara Kazanda Reçel ve Ekşiye Dönüşüyor
Adana’nın Kozan ilçesindeki üreticiler, dalında rağbet görmeyen turunçu meyvesini kadınların el emeğiyle sofralık değere dönüştürüyor. Acarmantaş Mahallesi merkezli girişimde kadınlar, turunçtan hem reçel hem de ekşi sos üretiyor. Dalında 5 TL olan meyve, işlendikten sonra bölgedeki talebe göre 200–300 TL bandında alıcı buluyor.
Hazırlık ve üretim süreci
Turunç hasadı sonrası üretim, geleneksel ve pratik yöntemlerin birleşimiyle yürütülüyor. Kadınlar kabukları önce kendi geliştirdikleri çamaşır kazanı benzeri gereçle rende usulüyle temizliyor. Kabuklar tek tek soyulup haşlandıktan sonra acısının çıkması için 4 gün boyunca suda bekletiliyor. Ardından kabuklar ipe diziliyor ve odun ateşinde kara kazanda saatlerce kaynatılarak reçele dönüştürülüyor. Toplamda işleme süreci 5 gün sürüyor.
İmece usulü üretim ve ekonomik katkı
Gülsüm Pazarcı üretime ilişkin olarak şunları söylüyor: "Tarlada kilosu 5 TL olan turunç, kazana girince 200-300 TL arasında alıcı buluyor. Kabuğundan reçel, posasından ekşi yapıyoruz. Ekşinin fiyatı da 300 TL. Çok fazla emeği var".
Özlem Dinler ise emeğin ve işbirliğinin önemine dikkat çekiyor: "Biz Çukurova’nın girişimci kadınlarıyız. Yöresel ürünler yapıyoruz. Turunç tarlada para etmiyor, biz de kadınlar olarak değerlendirdik. İmece usulüyle birbirimize destek oluyor, turunç reçeli ve ekşisi üretiyoruz. Reçelimiz bölgede 200-300 TL arasında satılıyor. Posasından yapılan ekşi ise ziyan olmuyor, tansiyon ve şeker hastalarına iyi geldiği için yoğun talep görüyor. Hiçbir şeyi boşa gitmiyor. Bu mesai 5 gün sürüyor".
Üreticiler, kabukların haşlanıp suyun sabah akşam değiştirilmesi, ipe dizilme ve ardından kara kazanda odun ateşinde pişirilme adımlarını anlattı. İşlemin sonunda ürünler kavanozlanıp vakumlanıyor; üretim yıllık yaklaşık 5 ton seviyesinde gerçekleşiyor. Sosyal medya aracılığıyla Türkiye’nin dört bir yanından sipariş alındığı, üretimin hem ev ekonomisine hem bölge gelirine katkı sağladığı bildirildi.
Toplumsal etkiler
Gülizar Dinler katkı sunma ve dayanışmanın önemini şöyle özetliyor: "Turunç dalında para etmiyor ama rende işi çok zor. Bu yüzden bu makineyi icat ettiler. Biz de yardım ediyoruz. Televizyon başında vakit geçirmek yerine hem ülkemizin ekonomisine hem ev ekonomisine katkı sunuyoruz. Para kazandıkça mutlu oluyoruz. Emek çok, mutlu kadın, mutlu aile, mutlu Kozan diye düşünüyoruz".
Kozan’daki bu örnek, dalında değersiz görülen bir tarım ürününün yerel bilgi ve kadın emeğiyle nasıl katma değerli ürüne dönüştürülebileceğine dair somut bir uygulama sunuyor.
ADANA’NIN BİRÇOK NOKTASINDA BULUNAN VE İLE GELEN ZİYARETÇİLERİN İLK BAKIŞTA PORTAKAL SANDIĞI ANCAK EKŞİ AROMASI NEDENİYLE DALINDA ALICISI OLMAYAN TURUNÇ, KOZANLI KADINLARIN KARA KAZANLARDA VERDİĞİ 5 GÜN SÜREN MEŞAKKATLİ EMEKLE EKONOMİYE KAZANDIRILARAK SOFRALARDA ŞİFA DEPOSUNA DÖNÜŞÜYOR.