Havşanlı'nın taş okulunda 40 yıllık hasretin sonu
1983 yılında Şanlıurfa'nın Havşanlı köyüne atanan öğretmen Orhan Bozyiğit, göreve başladığı o günlerin zorlu koşullarını geride bırakarak 40 yıl sonra eşiyle birlikte köyüne döndü. Kırsalda elektriğin ve suyun olmadığı, ulaşımın güç koşullarda sağlandığı dönemde başlayan görev süreci, hem öğretmenin hem de köy halkının hafızasında silinmez izler bıraktı.
ilk yıllar: zorluklar, samimiyet ve köyle kurulan bağ:
Memleketi Ardahan'dan öğretmenlik için yola çıkan Bozyiğit, ilk görev deneyimini Afyon'da yaşadıktan sonra 1983'te Havşanlı'ya atanarak kırsal eğitim mücadelesine katıldı. O dönemde kerpiç yapılı bir okuldan, daha sonra taştan inşa edilmiş bir okula geçiş yapıldı. İlk gelişinde şartların zorluğundan etkilenen genç öğretmen, köylülerin sıcak ve içten yaklaşımı sayesinde endişelerini yendi.
Köy halkının desteğiyle kısa sürede güçlü bir gönül bağı kuran Orhan Öğretmen, Havşanlı'da görevli olduğu süre içinde burada hayatını birleştirdiği eşiyle de tanıştı. Görevinden dört yıl sonra tayini çıkan Bozyiğit, farklı kentlerde mesleğini sürdürecek; ancak Havşanlı ile iletişimi hiç kopmayacaktı.
duygusal kavuşma: sıralardan torunlara uzanan anlar:
Emekliliğinin ardından gençliğinin bir bölümünü geçirdiği Havşanlı'yı görme isteği ağır basan Bozyiğit, eşiyle birlikte köye giderek yılların ardından eski okul bahçesinde öğrencileriyle yeniden buluştu. O gün bir zamanlar çocuk olan öğrenciler büyümüş, aile kurmuş ve torun sahibi olmuştu. Buluşma boyunca karşılaşmalar, sarılmalar ve gözyaşları birbirini izledi; 40 yıllık özlem, eski taş okulun avlusunda son buldu.
Bozyiğit, o yıllarda aşağı yukarı 60'ın üzerinde öğrenci bulunduğunu, ilkokula gelenlerin çoğunun o zamanlar Türkçe bilmediğini anlattı. "İlk geldiğimde biraz tabii ki sıkıldık, üzüldük ama daha sonra baktık ki o halkın bir sıcak ilgisi vardı, o karanlıklar onların ilgisinden dolayı aydınlık oldu" sözleriyle dönemin ruhunu özetledi. Şu an kendisinin 67 yaşında olduğunu, öğrencilerinin ise yaklaşık 52-54 yaşlarında olduğunu belirtti. Karşısında öğretmenini görünce duygularına hâkim olamayan köy sakini Ali Sağır buluşmayı "muhteşem bir duygu" olarak tanımladı: "40 yıl sonra ilkokul öğretmenimizin gelişiyle inanın bayramı yaşıyoruz... Öğretmenimi karşımda görünce sanki rahmetlik babamı görmüş gibi sevindim. Sarıldım, ağladım." Havşanlı'ya başlangıçta kısa bir ziyaret planlayan Bozyiğit ailesi, köylülerin sıcak karşılaması ve anıların canlılığı nedeniyle planı uzatarak köyde kaldı. İlk etapta yalnızca bir günlük gelmeyi düşündüklerini, ancak köylülerin ikramı ve sohbetlerin yoğunluğu sonucu ziyaretin 15 güne kadar uzadığını aktardılar. Ziyaret sırasında bazı köylüler, ailenin "8 gündür buradalar" diye konuştu; farklı anlatımlar, buluşmanın akışındaki sürekliliği ve yoğun ilginin göstergesi oldu. Köy sakinleri, Bozyiğit'in yalnızca sınıfta ders anlatan bir eğitimci olmadığını, aynı zamanda insan hayatında iz bırakan bir figür olduğunu vurguladı. Eyyüp Dal öğretmeni anarken, o dönemde köyde su, elektrik ve düzgün yolların olmadığını, öğretmenin köylülerin misafirperverliğiyle birleşen fedakârlığının unutulmaz anlar yarattığını dile getirdi. Öğrencilerden Mehmet Demirdal de buluşmanın tadının kelimelerle anlatılamayacağını söyleyerek, "Orhan hocamız bize geldiğinde biz 7 yaşındaydık, şu anda 50 yaşındayız. Bizi gerçekten bu ziyareti ile memnun etti" dedi. Orhan Bozyiğit ve köy halkı arasındaki bu yeniden karşılaşma, öğretmenlik mesleğinin toplum içinde uzun süreli bağlar ve kalıcı izler bırakabildiğinin somut bir örneğini sundu. Eski okulun bahçesindeki kucaklaşmalar, yılların ardından eğitim ve insan ilişkilerinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Ziyaretin sonunda Bozyiğit ve eşi, yıllarca yaşadıkları evi, sokakları ve hatıralarla dolu mekânları tek tek gezerek geçmişle bugünü birbirine bağladılar. Köyde kendilerini anlatılan hikâyelerden tanıyanlar, öğretmene karşı duydukları sevgi ve saygıyı sözlerle değil davranışlarla göstermeye devam etti. ÖĞRETMEN 40 YIL SONRA KÖY OKULUNDA ÖĞRENCİLERİYLE BULUŞTU
ziyaretin süresi ve köyde bıraktığı iz: