Bağırsak Akademisi'nde öncelik: tanı, tedavi ve korunma
Memorial Bahçelievler Hastanesi İleri Endoskopi Merkezi tarafından düzenlenen bilimsel toplantıların 5'incisi olan Bağırsak Akademisi 27-28 Mart 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi. Toplantıya Prof. Dr. Salih Boğa, Prof. Dr. Yusuf Ziya Erzin ve Prof. Dr. Abdullah Emre Yıldırım gibi gastroenteroloji alanının önemli isimleri katıldı. Konular arasında inflamatuvar bağırsak hastalıkları (İBH), probiyotik kullanımı, ileri görüntüleme teknikleri ve endoskopik yenilikler yer aldı.
Modern yaşam biçimi ve bağırsak hastalıklarındaki artış
Prof. Dr. Salih Boğa, modern yaşam alışkanlıklarının bağırsak hastalıklarının artmasında etkili olduğunu belirtti. Daha az fiziksel aktivite, sağlıksız beslenme ve sağlık tetkiklerine erişimin artmasıyla birlikte hem gerçek vaka sayısının hem de tanı konulan hasta sayısının yükseldiğine dikkat çekti. Prof. Boğa, toplum farkındalığının artmasının da tanı oranlarını etkilediğini ifade etti.
Kolonoskopi: erken tanı ve kanser taraması
Toplantıda kolonoskopinin kanser taramasındaki yeri vurgulandı. Prof. Dr. Salih Boğa, kanser lezyonlarının genellikle belirti vermediğini, 40 yaşından sonra daha sık ortaya çıktığını ve yıllar içinde sessiz sedasız büyüyerek kansere dönüşebildiğini söyledi. Boğa, kolonoskopi ile lezyonların tespit edilip çıkarılmasının hasta için hayati önem taşıdığını; Dünya Sağlık Örgütü'nün her bireyin elli yaşından sonra kolonoskopi taraması önerdiğini, güncel kılavuzların ise tarama yaşını 45'e çektiğini hatırlattı.
Güncel tedaviler: biyolojik ajanların rolü
Bağırsak hastalıklarının tedavisinde teknolojik ilerlemelerin etkisine değinen Prof. Dr. Boğa, eskiden sınırlı sayıda ilaç seçeneği varken bugün biyolojik ajanlar ile daha etkin ve hedefe yönelik tedaviler sağlandığını belirtti. Bu tedavilerin hastaları organ kaybı ve cerrahi müdahalelerden koruduğu, yaşam kalitesini iyileştirdiği ifade edildi.
Bağırsağın genel sağlık üzerindeki merkezi rolü
Prof. Dr. Abdullah Emre Yıldırım ise bağırsak sağlığının yalnız sindirim değil, mikrobiyota aracılığıyla bağışıklık ve metabolik sistemler için de merkezi olduğunu vurguladı. Yıldırım, bağırsağın trilyonlarca bakteri barındırdığını, içinde 9 binden fazla sinir hücresi bulunduğunu ve açıldığında yaklaşık 10 metre uzunluğa ulaşan bir sistem olduğunu söyledi. Bağırsaktaki dengenin bozulmasının tüm vücut sağlığını etkileyebileceği, bağırsak geçirgenliğinin artması veya aşırı bakteri çoğalmasının çeşitli klinik tablolarla sonuçlanabileceği belirtildi.
Risk faktörleri: katkılı gıdalar, stres ve ilaç kullanımı
Uzmanlar, bağırsak sağlığının en büyük tehditlerinden birinin katkılı gıdalar ve stres olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Yıldırım, paketli gıdalar, alkol, antibiyotikler, ağrı kesiciler ve sağlıksız yağların bağırsak üzerinde olumsuz etkileri bulunduğunu, gereksiz ilaç kullanımından kaçınmanın ve stresten uzak durmanın bağırsak sağlığını korumada kritik olduğunu belirtti. Özellikle kontrolsüz ağrı kesici kullanımının bağırsak sağlığını bozduğu vurgulandı.
Toplantıda vurgulanan ortak mesaj, bağırsak sağlığının hem erken tanı yöntemleriyle desteklenmesi hem de yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun tedavi yaklaşımlarıyla korunması gerektiği yönündeydi.
MEMORİAL BAHÇELİEVLER HASTANESİ'NDE DÜZENLENEN "BAĞIRSAK AKADEMİSİ"NDE UZMANLAR, BAĞIRSAK SAĞLIĞININ ÖNEMİNİ VE SON TEDAVİ YÖNTEMLERİNİ ANLATTI. MODERN İNSAN YAŞAMIYLA BAĞIRSAK HASTALIKLARININ ARTTIĞINA DİKKAT ÇEKEN UZMANLAR, KATKILI GIDALAR VE KONTROLSÜZ İÇİLEN İLAÇLAR KONUSUNDA UYARDI.