İsrail'in Gazze Operasyonu: Saldırılar, Abluka ve Göçe Zorlama İddiaları

İsrail'in Gazze'de yürüttüğü saldırılar, abluka ve tahliye çağrıları, uzmanlara göre psikolojik operasyonlarla halkı güneye göçe zorlamayı amaçlıyor.

Yayın Tarihi: 17.09.2025 11:05
Güncelleme Tarihi: 17.09.2025 11:05

İsrail'in Gazze Operasyonu: Saldırılar, Abluka ve Göçe Zorlama İddiaları

İsrail'in Gazze operasyonunda iddialar ve uygulanan yöntemler

İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri operasyonları, yoğun bombardıman ve sıkı abluka uygulamalarının yanı sıra, Filistinlileri kentten güneye göçe zorlamak amacıyla yürütülen psikolojik operasyonlar iddialarıyla gündemde.

AA muhabiri ve uluslararası medya kaynaklarının verdiği bilgiler ile İsrail basınında yer alan haberler arasında çelişkiler bulunuyor. Bazı İsrail kaynakları kara harekâtı ve tankların ilerlediğini öne sürerken, Kanal 12 ve sahadaki bazı muhabirler bu iddiaları doğrulayamıyor.

Psikolojik savaş iddiaları

İsrail'in Maariv gazetesinin haberine göre, ordu Gazze'de ses ve flaş bombaları kullanarak sivil halkta panik yaratmayı ve Hamas mensupları arasında karışıklık oluşturmayı hedefliyor. Haberde, sivillerin tankları görür görmez kaçtığına ilişkin örnekler gösteriliyor.

Bu tip haberlerin ve tahliye çağrılarının, Gazze'deki halk üzerinde baskı oluşturmak ve göçü teşvik etmek amacıyla kullanıldığı değerlendirmesi, söz konusu yöntemlerin operasyonun bir parçası olduğu yönünde yorumlara yol açıyor.

Tahliye çağrıları ve güney vaatleri

İsrail'in Gazze kentinde halkı güneye yönlendirmek için, güneyde çadır, gıda ve hastane bulunduğunu belirten tahliye uyarıları yaptığı aktarılıyor. Ancak haberlere göre Gazze Şeridi'nin güneyinde de ağır saldırılar sürüyor ve temel yaşam gereksinimlerinden mahrum olan bir milyondan fazla kişi, kente bağlı kalmayı tercih ediyor.

Medya, doğrulanma sorunları ve çatışan raporlar

CNN'in İsrail'in kara saldırıları başlattığı yönündeki haberi bazı İsrailli kaynaklarca doğrulanamazken, Gazze'deki AA muhabiri de sahada böyle bir kara harekâtı gözlemlemediğini bildirdi. Kanal 12 ise tankların kente ulaştığı iddialarını yanlış olarak aktardı. Bu farklı raporlar, olayların saha gerçeğinin netleşmesini zorlaştırıyor.

İsrail tarafındaki hedef ve hayal kırıklığı iddiaları

İsrail basınında yer alan haberlerde, ordunun Gazze kentinden çıkış yapan sivillerin sayısının kara harekâtını genişletmeye imkan sağlayacağı öngörülüyor. Walla haber sitesi, Gazze kentinden 350 bin Filistinlinin yerinden edildiğini ve kentin tahliyesinin "zirve noktaya" ulaştığını iddia ederken; bazı askeri değerlendirmeler, ordunun beklentilerinin gerisinde kalındığını ve çatışmaların yoğunlaşmasıyla birlikte daha fazla sivilin kentten ayrılabileceğini belirtiyor.

Operasyonun kapsamı ve insani bilanço

İsrail ordusunun 11 Ağustos'ta Gazze kentinde yoğunlaştırdığı bombardımanlarda, özellikle çok katlı binalar ve sığınak olarak kullanılan yapılar hedef alındı. Gazze yönetiminin Medya Ofisi verilerine göre, bu süreçte Gazze kentinde 3 bin 600 bina ve ev ile 13 bin çadır yok edildi.

Saldırılar 7 Ekim 2023'ten bu yana sürdüğü belirtilen operasyonda, bildirilen can kaybı ve yaralanma sayıları şöyle: 64 bin 964 hayatını kaybetti, 165 bin 312 kişi yaralandı.

Değerlendirme: Neden psikolojik operasyon tartışılıyor?

Mevcut raporlar, askeri eylemlerle birlikte yürütülen tahliye çağrıları ve çelişkili haber akışının, sivil nüfus üzerinde hareketliliği artırma ve yer değiştirmeyi zorunlu kılma amacı taşıyabileceği sonucuna işaret ediyor. Bu yaklaşım, hedeflenen bölgelere hâkimiyet kurma stratejisinin bir parçası olarak okunuyor.

Öte yandan, farklı kaynakların çatışan bilgileri ve sahadan doğrulamanın güçlüğü, uygulamaların niyet ve net etkisinin uluslararası gözlemciler tarafından ayrıntılı şekilde değerlendirilmesini gerektiriyor. İnsanî etki verileri, hem altyapı hem de sivil güvenliği bakımından ortaya çıkan ağır tabloyu gösteriyor.

Sonuç

İsrail'in Gazze'de yürüttüğü askeri faaliyetler ve beraberindeki tahliye çağrıları, ulusal güvenlik söylemleri ile insani boyut arasındaki gerilimi artırıyor. Mevcut raporlar, psikolojik baskı uygulamalarının göçü teşvik etme amacı taşıdığını öne sürerken, saha doğrulamaları arasındaki tutarsızlıklar durumu karmaşıklaştırıyor.

Bu gelişmeler, hem bölgesel güvenlik dengeleri hem de sivil koruma ve insani yardım erişimi açısından uluslararası ve yerel aktörlerin dikkatini çekmeye devam ediyor.

Yazar
EDİTÖR

Aksiyon Haber Ajansı