HBX Academy Aydın'da bitkisel sivrisineksavar krem geliştirme çalışmalarını sürdürüyor
Aydın'da faaliyet gösteren Karya Farma HBX Ar-Ge'ye bağlı HBX Academy, yaz aylarında artan sivrisinek sorununa karşı aromatik bitkilerden elde edilen bileşenlerle krem formunda bitkisel bir sivrisineksavar geliştirmek için Ar-Ge çalışması başlattı. Çalışmanın ilk etabı tamamlandı ve ekip, önümüzdeki süreçte hiçbir sentetik kimyasal madde kullanmadan koruma sağlamayı hedefliyor.
Çalışmanın kapsamı ve hedeflenen bileşenler
ADÜ Teknokent'te yürütülen projede bölgeye özgü ve yoğun bulunan limon okaliptüs, limon otu, lavanta, nane, biberiye, kekik, karanfil ve melisa gibi aromatik bitkilerden elde edilen uçucu yağlar, hidrosoller ve doğal ekstraktlar krem bazında değerlendiriliyor. Proje, HBX Academy'in 18 spesifik stratejik patentlik Ar-Ge vizyonu kapsamında ele alınıyor.
Bilimsel yaklaşım ve etki mekanizmaları
HBX Academy ekibinden Kimyager Aslı Aktaş, çalışmanın yalnızca bileşenleri bir araya getirmek olmadığını; etki mekanizmaları ve formülasyon güvenliğinin bilimsel olarak ele alınmasının gerektiğini vurguluyor. Aktaş, literatürde sivrisineklerin konak bulma davranışında karbondioksit, vücut ısısı, nem, ter bileşenleri, laktik asit, amonyak ve cilt kokusunun rol oynadığını; antenlerdeki olfaktör reseptörlerin bu sinyalleri algıladığını belirtiyor ve şu ifadeyi kullanıyor:
"Literatürde sivrisineklerin konak bulma davranışında karbondioksit, vücut ısısı, nem, ter bileşenleri, laktik asit, amonyak ve cilt kokusunun önemli rol oynadığı belirtiliyor. Sivrisineklerin antenlerinde bulunan olfaktör reseptörler, bu kimyasal sinyallerin algılanmasında temel görev üstleniyor. Bitkisel uçucu yağların ise bu reseptör sistemini etkileyerek veya insan kokusunu maskeleyerek sivrisineklerin yaklaşma davranışını azaltabileceği bildiriliyor. Sivrisinekler insanı büyük ölçüde koku sinyalleri üzerinden algılar. Aromatik bitkilerden elde edilen uçucu bileşenler, bu algılama sürecini maskeleyebilir veya sivrisineğin konak yönelimini zorlaştırabilir. Biz bu nedenle limon okaliptüs, limon otu, lavanta, nane, biberiye, kekik, karanfil ve melisa gibi bitkileri krem formunda kontrollü taşıyıcı sistemlerle değerlendirmeyi hedefliyoruz"
Güvenlik, formülasyon ve uygulama öncelikleri
Aktaş, uçucu yağların güçlü biyolojik bileşenler içerdiğini belirterek doğal olmanın kontrolsüz kullanım anlamına gelmediğini vurguluyor. Cilt üzerine uygulanacak formülasyonlarda; dozaj, taşıyıcı baz, alerji riski, stabilite, koku kalıcılığı, dermatolojik uygunluk ve mikrobiyolojik güvenliğin bilimsel olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Özellikle kekik, karanfil ve nane gibi yoğun uçucu yağ içeren bitkilerde doğru oranlamanın önemine dikkat çekiliyor.
Projenin hedefleri
HBX Academy, Ege'nin aromatik bitki mirasını modern formülasyon bilim ile birleştirerek, açık alan kullanımı için güvenli, pratik, çevreyle uyumlu ve bilimsel temelli bir bitkisel krem modeli geliştirmeyi amaçlıyor. Projenin ilerleyen aşamalarında formül güvenirliği, etkinlik testleri ve dermatolojik değerlendirmelerle ürünün son kullanıcıya uygun hale getirilmesi planlanıyor.
TÜRKİYE’NİN EN SICAK İLLERİ ARASINDA YER ALAN VE SİVRİSİNEKLER NEDENİYLE YAZ AYLARI CİDDİ SIKINTI YAŞANAN AYDIN’DA FAALİYETLERİNİ SÜRDÜREN KARYA FARMA HBX AR-GE’YE BAĞLI HBX ACADEMY AROMATİK BİTKİLERDEN SİVRİSİNEKSAVAR KREM ÜRETMEK İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATTI.