hareketle uzayan yaşam: bağımsızlığı korumanın yolu

Prof. Dr. Buket Akıncı, düzenli fiziksel aktivitenin kalp-damar hastalıkları ve inme riskini azaltıp ilerleyen yaşta bağımsızlığı koruduğunu vurguladı.

Yayın Tarihi: 08.09.2026 10:22
Güncelleme Tarihi: 08.09.2026 10:22

hareketle uzayan yaşam: bağımsızlığı korumanın yolu

hareketin uzun yaşam ve bağımsızlıktaki rolü

Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Buket Akıncı, Dünya Fizyoterapi Günü kapsamında yaptığı açıklamada, uzun yaşamın tek hedefinin ömrü uzatmak olmadığını; asıl hedefin hareketliliği ve bağımsızlığı mümkün olduğunca uzun süre korumak olduğunu belirtti. Akıncı, düzenli fiziksel aktivitenin kalp-damar hastalıkları ve inme riskinin azaltılmasından hastalık sonrası rehabilitasyona kadar geniş bir yelpazede etkili olduğunu söyledi.

hareketin farklı bileşenleri ve katkıları:

Akıncı'ya göre gerçek uzun yaşam, yalnızca hayatta kalmayı değil, yaşamın içinde kalmayı amaçlar. Bunun için kas kuvveti, denge, dayanıklılık ve hareket kapasitesinin korunması önem taşıyor. Tempolu yürümek, bisiklete binmek, yüzmek ve dans etmek gibi aktiviteler kardiyovasküler sağlığı desteklerken; direnç egzersizleri kas kuvvetinin sürdürülmesine, denge çalışmaları düşme riskinin azaltılmasına ve mobilite egzersizleri günlük yaşam hareketlerinin kolaylaşmasına yardımcı olur.

Egzersiz bileşenleri farklı ihtiyaçlara cevap verir: yürüyüş dayanıklılığı artırır; kuvvet egzersizleri sandalyeden kalkma, merdiven çıkma ve yük taşıma gibi günlük görevleri destekler. Bu bağlamda Akıncı, "mesele yalnızca çok hareket etmek değil, doğru şekilde hareket etmektir" ifadesini kullandı.

kişiye özel planlama ve fizyoterapinin önemi:

Akıncı, fiziksel aktivite programlarının herkes için aynı olmaması gerektiğini vurguladı. Kalp hastalığı olan bir kişi ile uzun süre hareketsiz kalan bir bireyin aynı programla başlayamayacağını; inme sonrası yeniden yürümeye çalışan bir kişiyle sağlıklı yaşlanmak isteyen bir yetişkinin ihtiyaçlarının da farklı olduğunu belirtti. Eklem ağrısı, obezite, nefes darlığı, denge kaybı, kas kuvvetsizliği veya hareket korkusu gibi durumlar egzersiz planını doğrudan etkiler.

Fizyoterapistin rolü yalnızca bir egzersiz listesi vermek değil; kişinin hareket kapasitesini, güçlü yönlerini, günlük yaşamda zorlandığı alanları ve potansiyel risklerini değerlendirerek sağlık durumuna ve hedeflerine uygun bir yol haritası oluşturmak. Bu nedenle programın nereden başlayacağı, hangi hareketlerin güvenli olduğu ve ilerlemenin nasıl sağlanacağı kişiye göre belirlenmelidir.

koruyucu yaklaşım: fizyoterapi hastalanmayı beklemez:

Akıncı, fizyoterapinin sadece ameliyat veya hastalık sonrası rehabilitasyonla sınırlı görülmemesi gerektiğini, koruyucu fizyoterapinin de büyük önem taşıdığını söyledi. Hareket kapasitesindeki azalmanın erken fark edilmesi, düşme riskinin belirlenmesi ve kas kaybının önlenmesi gibi müdahaleler, bireyin daha uzun süre bağımsız kalmasına katkı sağlar.

Kalp-damar hastalıkları ve inme riskine sahip kişilerin fizyoterapistlerce daha aktif bir yaşama yönlendirilmesinin yanı sıra hastalık sonrası yeniden hareket kazanılması ve günlük yaşama dönüş sürecinde de fizyoterapinin merkezi bir rolü bulunuyor. Akıncı, "Fizyoterapi yalnızca kaybedilen bir beceriyi geri kazandırmaz; henüz kaybedilmemiş kapasitenin korunmasına ve geleceğe hazırlanılmasına da katkı sağlar" dedi.

Akıncı sözlerini, "Bugün attığımız her adım, güçlendirdiğimiz her kas ve geliştirdiğimiz her hareket becerisi, gelecekteki bağımsızlığımıza yapılan bir yatırımdır" şeklinde tamamladı. Fizyoterapinin birinci basamak sağlık hizmetlerinde, toplum programlarında, okullarda, iş yerlerinde ve yaşlı bakım merkezlerinde daha görünür olması gerektiğini vurgulayarak, hareketsizliğin yalnızca bireysel değil toplumsal bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.

BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON BÖLÜM BAŞKANI PROF....

BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON BÖLÜM BAŞKANI PROF. DR. BUKET AKINCI

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.