Günde 5 Dakika Kegel: Rahim Sarkmasını Önlemede Etkili Bir Yaklaşım

Op. Dr. Gültekin Koçun, pelvik taban güçlendiren kısa egzersizlerin ve yaşam tarzı düzenlemelerinin rahim sarkması riskini azaltmada kritik olduğunu vurguladı.

Yayın Tarihi: 09.04.2026 12:36
Güncelleme Tarihi: 09.04.2026 12:36

Günde 5 Dakika Kegel: Rahim Sarkmasını Önlemede Etkili Bir Yaklaşım

Günde 5 dakika Kegel ile rahim sarkması riski nasıl azaltılabilir

Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü uzmanı Op. Dr. Gültekin Koçun, kadınların sıklıkla konuşmaktan kaçındığı rahim sarkmasının önlenebileceğini belirterek pelvik taban kaslarını güçlendirmenin önemine dikkat çekti. Dr. Koçun, günde yalnızca 5 dakika ayrılarak düzenli yapılan Kegel egzersizlerinin sarkma riskini düşürebileceğini söyledi.

Rahim sarkmasının temel nedenleri

Rahim sarkması (uterus prolapsusu), rahmi yerinde tutan kas ve bağ dokuların zayıflaması sonucu rahmin vajina içine veya dışına doğru kaymasıdır. Op. Dr. Gültekin Koçun, pelvik taban desteğinin hasar görmesinin en önemli nedenleri arasında çok sayıda ve zor vajinal doğumlar, menopoz sonrası östrojen azalması, kronik kabızlık, ağır yük kaldırma, kronik öksürük ve obeziteyi sıraladı.

Hangi yaş gruplarında daha sık görülüyor?

Rahim sarkması her yaşta görülebilse de daha çok menopoz sonrası dönemde artış gösterir. Dr. Koçun, 50 yaş ve üzeri kadınlarda daha sık rastlandığını, en yoğun görülme döneminin 50–60 yaş aralığı olduğunu; klinik verilere göre 60 yaşın üzerindeki her üç kadından birinde farklı derecelerde sarkma tespit edilebildiğini aktardı. Ayrıca çok sayıda doğum yapmış veya bağ dokusu zayıf kadınlarda daha genç yaşlarda da ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.

Tedavi seçenekleri: Ameliyatsız yaklaşımlar ve cerrahi

Her rahim sarkmasının ameliyat gerektirmediğini vurgulayan Dr. Koçun, tedavi kararının sarkmanın derecesine ve hastanın yaşam kalitesine göre kişiselleştirildiğini belirtti. Erken ve orta evrelerde ameliyatsız yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabildiğini, gerektiğinde vajinal pessar, pelvik taban fizyoterapisi, biofeedback ve elektriksel stimülasyon gibi yöntemlerin kullanılabildiğini söyledi.

İleri evrelerde ise cerrahi ön plana çıkar. Rahmin vajina dışına çıktığı, şiddetli idrar veya bağırsak sorunları, vajinal yaralar ve enfeksiyon geliştiği veya yaşam kalitesi ciddi şekilde bozulduğunda cerrahi planlanıyor. Günümüzde ameliyatların çoğu laparoskopik veya robotik yöntemlerle, küçük kesilerden yapılıyor; bu sayede ağrı, kan kaybı azalıyor ve hastalar genellikle daha kısa sürede gündelik yaşama dönebiliyor. Dr. Koçun ameliyat sonrası iyileşme sürecinin genellikle 4 ila 6 hafta sürdüğünü, ilk günlerde erken mobilizasyonun önemli olduğunu aktardı.

Ameliyat sonrası tekrarlama riski ve yaşam tarzı

Cerrahi sonrası tekrar sarkma risminin bulunduğunu belirten Dr. Koçun, bilimsel verilerin ameliyat sonrası hastaların yaklaşık %10–%30unda ilerleyen yıllarda yeniden sarkma olabileceğini gösterdiğini söyledi. Tekrarlama riskinde en belirleyici unsurun hastanın yaşam tarzı olduğuna işaret etti; ağır kaldırma, kronik kabızlık, fazla kilo ve sigaraya bağlı öksürük gibi faktörlerin pelvik tabana yük bindirerek tekrar riskini artırdığı bildirildi.

Koruyucu önlemler ve Kegel egzersizleri

Op. Dr. Gültekin Koçun, rahim sarkmasının tamamen engellenemese bile büyük oranda önlenebileceğini belirterek şu önerileri sıraladı: Düzenli pelvik taban egzersizleri, ideal kilonun korunması, kabızlığın önlenmesi, ağır kaldırmaktan kaçınılması, sigaranın bırakılması ve kronik öksürüğün tedavi edilmesi. Menopoz döneminde uygun hastalarda lokal östrojen tedavisinin dokuların gücünü korumaya yardımcı olabileceğini de ekledi.

Kegel egzersizinin nasıl yapılacağına dair Dr. Koçun şunları anlattı: “Kegel egzersizi, pelvik taban kaslarını doğru şekilde çalıştırmaya dayanır. Bu kaslar idrar akışını durdurmaya yarayan kaslardır. Egzersiz sırasında bu kaslar sıkılır, 3–5 saniye tutulur ve ardından gevşetilir. Hareket gün içinde düzenli aralıklarla tekrarlanmalı ve zamanla alışkanlık haline getirilmelidir.”

Dr. Koçun ayrıca vajinal pessarların mekanik destek sağlayarak ameliyata güçlü bir alternatif oluşturabildiğini ve pelvik taban fizyoterapisi ile destekleyici yöntemlerin kas gücünü artırmada etkili olduğunu belirtti.

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM BÖLÜMÜ’NDEN OP. DR. GÜLTEKİN KOÇUN

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM BÖLÜMÜ’NDEN OP. DR. GÜLTEKİN KOÇUN

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.