Fındıkta maliyet baskısı ve küresel rekabet endişesi

Fiyatlardaki düşüş ve yüksek üretim maliyetleri, Türkiye fındık sektörünü Şili, ABD ve Gürcistan gibi daha ucuza üreten ülkeler karşısında zayıflatıyor.

Yayın Tarihi: 17.09.2026 09:59
Güncelleme Tarihi: 17.09.2026 09:59

Fındıkta maliyet baskısı ve küresel rekabet endişesi

Piyasa görünümü ve üretici-sanayici ayrışması:

Giresun’da hasadın tamamlanmasının ardından serbest piyasada fındık fiyatları düşüş göstererek 190 lira seviyelerine kadar geriledi. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ise 50 randıman esasına göre Levant kalite fındığı 250, Giresun kalite fındığı 255 liradan alımına devam ediyor. Buna karşın serbest piyasada Giresun kalite fındığın 200-205 lira, Levant kalite fındığın ise 175-185 lira aralığında işlem gördüğü bildirildi.

Sanayici ve ihracatçılar açısından TMO ile serbest piyasa arasındaki fark, piyasada hem üretici hem de sektör paydaşları için gündem oluşturuyor. Nakit ihtiyacı olan üreticiler genellikle tüccara satış yaparken, maddi açıdan acil ihtiyacı olmayanlar TMO alımını tercih ediyor.

Uluslararası rekabet ve üretim maliyetleri:

Fındık sanayicisi ve iş insanı Mustafa Demirci, Türkiye’nin yüksek üretim maliyetleri nedeniyle dış pazarda rekabetinin zayıfladığını vurguladı. Demirci, Şili, ABD, Gürcistan ve Azerbaycan gibi ülkelerin daha düşük maliyetlerle üretim yapabildiğini, bunun da Türkiye’nin pazar payı için bir risk oluşturduğunu belirtti. Öne çıkan veriler arasında Şili’nin yaklaşık 15 yıl önce fındık üretimi olmamasına karşın bugün 115 bin ton üretime ulaştığı ve 2030 hedefinin 200 bin ton civarı olduğu, ABD’nin ise 15 yıl önce 30 bin ton olan üretimini 150 bin ton seviyesine çıkardığı ve 2030 için 250 bin ton hedefine sahip olduğu bilgisi yer aldı.

Demirci, Türkiye’de verimliliğin artırılması, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve sürdürülebilir üretim politikalarının hayata geçirilmesinin gerekliliğine dikkat çekti. Ayrıca geçen yıl TMO alım fiyatı 200 lira olmasına rağmen serbest piyasada fındığın 275 liraya kadar yükseldiğinin, bu nedenle üreticilerde benzer fiyat beklentileri oluştuğunun altını çizdi.

İhracat daralması, stok ve finansman baskısı:

Demirci, Türkiye’nin fındık ihracatında görülen gerilemenin de fiyat hareketlerinde etkili olduğunu kaydetti. Önceki yıllarda iç fındık ihracatının 340-350 bin ton seviyelerine ulaştığını, geçen yıl ise bunun yaklaşık 198-200 bin ton seviyesinde kaldığını belirtti. İhracattaki daralma, dış pazardaki talebin zayıfladığına işaret ediyor.

Ayrıca geçen yıldan devreden yaklaşık 200 bin ton civarındaki stokun piyasadaki arzı artırdığı ve fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi. Finansman tarafında ise sanayici ve ihracatçıların önemli miktarda krediye ihtiyaç duyduğu, banka faizlerinin %50-%60 seviyelerinde olmasının sektörde maliyetleri yükselttiği vurgulandı. Demirci, yüksek faizlerin sanayici maliyetlerini doğrudan ürüne yansıttığını ve bunun da serbest piyasa fiyatlarını aşağı çekmesinde etkili olduğunu belirtti.

Sonuç olarak sektör temsilcileri, üretim maliyetlerinin azaltılması, verim ve kalite kayıplarının önlenmesi, ihracat pazarlarının genişletilmesi ve üreticinin yüksek finansman maliyetlerinden korunmasını içeren uzun vadeli bir politika ihtiyacını öne çıkarıyor.

FINDIKTA 'YÜKSEK MALİYET VE KÜRESEL REKABET' UYARISI

FINDIKTA 'YÜKSEK MALİYET VE KÜRESEL REKABET' UYARISI

Yazar
EDİTÖR

Esra Şimşek

Ben Esra Şimşek, 27 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Finans kategorisinde makro ekonomi ve bankacılık sektörünü analiz ediyorum. Hasan'ın aksine ben daha ciddi, kurumsal ve tamamen verilere dayalı bir yazı stiline sahibim. Piyasa analizleri benim işim.