Erzurum'de iğne oyaları sergisi: 'Kadının Sessiz Anlatısı Oyanın Dili'
Erzurum'da, Anadolu'nun binlerce yıllık kültürel ve sanatsal mirasını temsil eden iğne oyaları Yakutiye Medresesi'nde düzenlenen bir sergide ziyaretçilerle buluştu. Fotoğraf ve el işi örneklerinin bir araya getirildiği sergi, geleneksel el sanatlarının estetik ve anlatı boyutuna odaklanıyor.
Serginin içeriği ve anlatısı
Sergide, Anadolu kadınlarının iğne ve iplikle işledikleri eserler, hem özgün örnekler hem de fotoğraf kareleriyle sergileniyor. Bu yaklaşım, oyaların yalnızca süs eşyası değil, aynı zamanda birer anlatı, sabır ve estetik dili taşıdığına vurgu yapıyor. Mekânın tarihî dokusuyla bütünleşen düzenleme, ziyaretçilere geçmişle kurulan görsel ve duygusal bir bağ sunuyor.
Hazırlayanlar ve mesaj
Sergi, Fotoğraf Sanatçısı Kübra Çetin, Folklor Araştırmacısı Türkan Oral ve Şehir Tanıtım Uzmanı Canan Şimşek tarafından hazırlandı. Organizasyon, yerel el sanatlarının tanıtılması ve korunmasına yönelik bir adım olarak konumlandırılıyor.
Kuratorial bakış ve ziyaretçi deneyimi
Canan Şimşek, serginin kadın emeğinin sözcüğü olduğunu belirterek, "Her ilmikte bir dua, her nakışta bir hikâye, her karede bir ses var" ifadelerini kullandı. Şimşek, sergiyi Anadolu kadınının estetik anlayışını ve zarafetini görünür kılma çabası olarak tanımladı ve projenin bu yönünün, ziyaretçilerin oyaların taşıdığı kültürel derinliği daha iyi anlamasını sağladığını vurguladı.
Kültürel önem ve korunma perspektifi
Bu tür sergiler, iğne oyası gibi somut olmayan kültürel miras öğelerinin belgelenmesi ve yaygınlaştırılmasına katkı sağlıyor. Fotoğrafın sunduğu görsel kayıt ile sahadaki el işi örneklerinin birlikte sunulması, geleneksel tekniklerin bellekte kalmasını ve yeni nesillere aktarılmasını kolaylaştırıyor. Sergi, yerel kültürün değerini görünür kılarak hem akademik hem de halkın ilgisini canlı tutmayı amaçlıyor.
Öne çıkan nokta: Sergi, Anadolu kadınlarının estetik dili ve yaşam deneyimlerinin iğne oyaları aracılığıyla nasıl ifade edildiğini ortaya koyuyor; her eser, hem bir zanaat hem de kültürel bir anlatı olarak değerlendiriliyor.
ANADOLU’NUN BİNLERCE YILLIK KÜLTÜREL VE SANATSAL MİRASININ TAŞIYICISI OLAN KADINLAR, BU KEZ ERZURUM’DA "OYALARIN DİLİYLE" GELENEĞE YENİ BİR SES KATIYOR.