Uzman uyarıyor
İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, kanserlerde artış olmadığı; daha çok tanı konabildiğini ve bu durumun tarama yöntemlerinin yaygınlaşması ile hastaların hekime daha kolay ulaşabilmesiyle ilişkili olduğunu belirtti. Özen, kanserin hâlâ kardiyovasküler hastalıklardan sonra önemli bir ölüm nedeni olduğunu ve uygun taramaların koruyucu hekimlik açısından öncelikli olduğunu vurguladı.
Tarama kriterleri ve yaygınlaşma:
Bir kanseri tarayabilmek için o kanserin yaygın olması, taramanın ucuz, güvenilir ve fayda/zarar dengesinin lehimize olması gerektiğini ifade eden Özen, gelişen tedavi yöntemleri sayesinde daha fazla kanserde sağkalım sürelerinin uzadığını, bunun da gündemi canlı tuttuğunu söyledi.
Öne çıkan taranan kanserler:
Özen’e göre en çok taranan üç temel kanser meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolon kanseri. Akciğer kanseri için belirgin evrensel bir tarama testi yok; ancak yüksek risklilerde düşük doz BT öneriliyor. Ciltte çok sayıda beni olan veya değişiklik gösteren kişilerde de dermatolojik takip tavsiye ediliyor.
Kim, ne zaman taranmalı ve hangi yöntemler kullanılmalı:
Rahim ağzı kanseri için cinsel aktivite başladıktan sonra 5 yılda bir smear ve HPV testinin önemli olduğunu belirtti. Meme kanseri taramasının tercihen 40 yaşından sonra mamografi ile başlanması ve kendi kendine elle muayenenin yapılmasının önerildiğini söyledi.
Kolorektal kanser taraması konusunda Özen, kılavuzlar ülkeler arasında farklılık gösterse de hastalarına 45 yaşından itibaren tarama önerdiğini; yöntemin dışkıda gizli kan testi, 10 yılda bir kolonoskopi veya 5 yılda bir sigmoidoskopi olabileceğini anlattı. Amerika 45, Türkiye genelde 50 yaşından başlasa da erken yaşta görülen kolon kanserlerinin daha agresif olabildiği vurgulandı.
Akciğer taraması için 50-74 yaş arası, aktif sigara içen veya yakın zamanda bırakmış ve uzun süre sigara içmiş yüksek risk grubundakilere düşük doz tomografi öneriliyor; fakat seri görüntülemelerin radyasyon yükü dikkate alınmalı.
Prostat kanserinde ise PSA taraması yerine önce üroloji muayenesi yapılması, PSA testinin gerekip gerekmediğinin hasta ile ürolog tarafından birlikte kararlaştırılmasının daha doğru olduğu ifade edildi.
Derideki değişikliklere dikkat:
Vücuttaki benlerin sayısında artış, boyut veya renginde değişiklik, ailede cilt kanseri öyküsü olanların dermatolojiye başvurması gerektiğini söyleyen Özen, özellikle el ayası ve ayak tabanındaki benlerin muayenesinin önemine dikkat çekti.
Özetle, Doç. Dr. Özen herkesin yaşına ve risk profiline uygun taramaları aksatmaması gerektiğini; erken tanının tedavi başarısını ve sağkalımı artırdığını vurguladı.
İÇ HASTALIKLARI UZMANI DOÇ. DR. DÜRİYE SILA KARAGÖZ ÖZEN