Egemen Bağış, SAHA EXPO'da Türkiye-Azerbaycan ilişkisinin dönüşümünü anlattı
Türkiye'nin eski Avrupa Birliği Bakanı ve Büyükelçi Egemen Bağış, SAHA EXPO platformunda Azerbaycan Yeni Çağ Medya Grubu Başkanı Agil Alesger ile yaptığı söyleşide, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin geçmişten bugüne nasıl dönüştüğünü, Karabağ sonrası bölgesel dengeleri, Ermenistan'la normalleşme sürecini ve savunma sanayiindeki yeni güç dengesini değerlendirdi.
Haydar Aliyev ile Erdoğan arasındaki tarihi diyaloğun tanıklığı
Bağış, ilişkilerin bugün ulaştığı seviyenin temelinde güçlü bir kardeşlik hukukunun olduğunu belirtirken, 2003'te Bakü'de gerçekleşen kritik bir görüşmeyi ayrıntılarıyla aktardı. AK Parti'nin yeni iktidara geldiği dönemde, siyasi yasağı nedeniyle henüz başbakan olmayan Erdoğan'ın Bakü'de devlet başkanı düzeyinde ağırlandığını ve o görüşmede Haydar Aliyev'in Erdoğan'a şu sözleri söylediğini anlattı: "Ben yaşlandım, sağlığım da iyi değil. Süleyman Demirel’le çok güzel işler yaptık ama artık sıra sizde. Oğlumu da, ülkemi de sana emanet ediyorum. Türkiye’nin eli her zaman Azerbaycan’ın üstünde olsun."
Bağış, Erdoğan'ın bu söze karşılık olarak "Bu emanet başımın üstündedir" dediğini ve görüşmede kendisinin de bulunduğunu belirtti. O sofradaki samimiyeti hâlâ unutamadığını ifade eden Bağış, o anın kardeşlik ruhunu simgelediğini söyledi.
Kardeşlik hukuku: Çıkar değil gönül temelli bağ
Bağış, iki ülke ilişkisinin klasik diplomasi sınırlarını aştığını vurguladı. Ona göre bu bağ "çıkar temelli değil gönül temelli" olup, "Bizimkisi pazara kadar süren bir ortaklık değil, mezara kadar sürecek bir kardeşlik hukukudur" anlayışına dayanıyor. Bu çerçevede Türkiye'ye yönelik bir tehdidin karşısında Azerbaycan'ın, Azerbaycan'a yönelik bir tehdidin karşısında ise Türkiye'nin duracağı mesajı öne çıktı.
15 Temmuz ve Karabağ süreçlerinin testi
Bağış, 15 Temmuz darbe girişimini Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin en net sınandığı anlardan biri olarak tanımladı. O süreçte İlham Aliyev'in Türkiye'ye yönelik desteğinin unutulmaz olduğunu belirtti; Erdoğan'ın planlanan Bakü ziyaretini ertelemek zorunda kaldığını, Aliyev'in ise "Hiç kafana takma, ben gelirim" diyerek destek mesajı verdiğini aktardı.
Karabağ sürecinde de Türkiye'nin Azerbaycan'a yalnızca siyasi değil, psikolojik ve stratejik destek sunduğunu ifade eden Bağış, bunun uluslararası alanda iki ülkenin artık ayrılmaz bir blok haline geldiğinin görülmesine katkı sağladığını söyledi.
Ermenistan'la normalleşme, Serdar Kılıç açıklamaları ve diplomatik fırsatlar
Bağış, Türkiye'nin Ermenistan özel temsilcisi Serdar Kılıç'ın Erivan'da söylediklerinin bağlamından koparıldığını savundu. Kılıç'ın uzun yıllardır Türk dünyası için çalışan bir diplomat olduğunu belirten Bağış, Kılıç'ın sözlerinin kültürel yakınlığa işaret ettiğini ve aynı coğrafyanın ortak kültürünü yansıttığını söyledi.
Ayrıca Bağış, Ermenistan'ın önünde tarihi bir diplomatik fırsat bulunduğunu, ilk kez aynı anda hem Erdoğan hem de İlham Aliyev ile diyalog kurabilen bir yönetim olduğunu ve Prag'daki Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi'nde bu diyaloğa şahsen tanıklık ettiğini belirtti.
Liderler arası koordinasyon ve stratejik eksen
Türkiye-Azerbaycan liderleri arasındaki koordinasyonun son derece güçlü olduğunu vurgulayan Bağış, "Sayın Erdoğan, İlham Aliyev’den habersiz Ermenistan konusunda tek bir adım atmaz. İlham Aliyev de Sayın Erdoğan’dan habersiz hiçbir adım atmaz" ifadelerini kullandı. Bu güven ilişkisinin yalnızca siyasi değil kardeşlik hukukuna dayalı olduğunu ve hattın bölgedeki en güçlü stratejik eksenlerden biri haline geldiğini kaydetti.
Avrupa'daki protestolar ve diaspora dayanışması
Prag'da Ermeni grupların Azerbaycan Büyükelçiliği önünde protesto düzenleyeceği bilgisini aldıklarını anlatan Bağış, Türk ve Azerbaycanlı gençlerin birlikte organize olarak büyükelçilik önünde toplandığını ve karşılarında boş bir meydan değil omuz omuza durmuş bir dayanışma gördüklerini söyledi. Bu durumun saha düzeyinde de Türkiye-Azerbaycan birlikteliğinin güçlü biçimde hissedildiğini gösterdiğini belirtti.
Savunma sanayiinde yeni güç dengesi
Bağış, Türkiye'nin savunma sanayiindeki ilerlemesine dikkat çekti; İHA sistemlerinden elektronik harp teknolojilerine kadar birçok alanda Türkiye'nin artık küresel ölçekte söz sahibi ülkeler arasına girdiğini söyledi. Bu gelişmenin dost ülkelere güven sağladığını, aynı zamanda Türkiye'ye düşmanca tavır alan çevrelerin tedirginlik yaşadığını ifade etti.
Son değerlendirme: Geçmişin çatışmalarından geleceğin refahına
Bağış, konuşmasını bölgedeki aktörlerin geçmişin çatışmalarını değil geleceğin refahını konuşması gerektiği vurgusuyla tamamladı. Ermenistan'a uzatılan zeytin dalının bölgesel istikrar açısından önemine işaret eden Bağış, ilişkilerde güven ve koordinasyonun korunmasının bölge için belirleyici olacağını dile getirdi.
TÜRKİYE'NİN ESKİ AVRUPA BİRLİĞİ BAKANI, BÜYÜKELÇİ EGEMEN BAĞIŞ, TÜRKİYE-AZERBAYCAN İLİŞKİLERİNİN GEÇMİŞTEN BUGÜNE DÖNÜŞÜMÜNÜ, KARABAĞ SONRASI BÖLGESEL DENGELERİ, ERMENİSTAN'LA NORMALLEŞME SÜRECİNİ VE SAVUNMA SANAYİİNDEKİ YENİ GÜÇ DENGESİNİ DEĞERLENDİRDİ.