Çorum’da 'Geçmişten Günümüze İz Bırakanlar' sempozyumu: Veli Paşa Hanı ve Baltacı Mehmet Paşa konuşuldu

Hitit Üniversitesi'nde düzenlenen sempozyumda Çorum'un tarihi yapıları ve şahsiyetleri, korunma gerekliliği vurgulanarak ele alındı.

Yayın Tarihi: 08.05.2026 15:33
Güncelleme Tarihi: 08.05.2026 15:37

Çorum’da 'Geçmişten Günümüze İz Bırakanlar' sempozyumu: Veli Paşa Hanı ve Baltacı Mehmet Paşa konuşuldu

Çorum’da 'Geçmişten Günümüze İz Bırakanlar' sempozyumu: Veli Paşa Hanı ve Baltacı Mehmet Paşa konuşuldu

Hitit Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen 1. Ulusal Geçmişten Günümüze Çorum’da İz Bırakanlar sempozyumu, Meslek Yüksekokulu Kampüsü Ethem Erkoç Konferans Salonu'nda düzenlendi. Etkinlikte Çorum'un tarihine ışık tutan yapılar ve kentten çıkan önemli şahsiyetlerin yaşamları, arşiv kayıtları ve uzman sunumlarıyla ele alındı.

Sempozyum; katılımcılar ve kapsam

Sempozyumda Hitit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Işık, Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özer Şenödeyici ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Tarih Bölümü Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu sunumlar gerçekleştirdi. Protokol üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda öğrencinin katıldığı etkinlikte, kentin maddi ve manevi mirasının korunması konusu öne çıktı.

Tarihi mirasın korunması vurgusu

Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Zekeriya Işık, 19. yüzyıl sonlarındaki Çorum'un yapısal zenginliğini arşiv kayıtlarına dayandırarak anlattı. Işık, sözlerine şu ifadelerle devam etti: "19. asrın sonlarına geldiğimizde Çorum, arşiv kayıtlarına göre 51 mahallesi, Ulu Camisi, 23 minareli camii, 21 mescidi, 10 medresesi, 2 kütüphanesi, tekke ve zaviyeleri, 11 hanı, bin 100 dükkanı, çarşı ve pazarları ile Türk İslam medeniyetini temsil eden önemli bir merkez hüviyetindedir. Bugün bu yapıların büyük bir kısmı maalesef modernitenin çarkları arasında örselenmiş, öğütülmüş ve kaybedilmiş durumdadır. Geriye kalanları hangi ahvalde bulunursa bulunsun kurtarmak, gelecek nesillere aktarmak başta sorumluluk sahibi şahıs ve kurumlar olmak üzere tüm şehir olarak hepimizin başlıca görevidir."

Işık ayrıca tarihi mekanların toplumun ortak hafızası olduğu ve korunmasının "tarihi bir vebal ve sorumluluk" olduğunu vurguladı.

Veli Paşa Hanı'nın tarihi ve özellikleri

Konuşmasında Veli Paşa Hanının tarihçesine de değinen Işık, orijinal metindeki bilgilere göre Veliyyüddin Paşa'nın 1866'da kahvehane ve bitişiğindeki dükkanları yıktırarak yerine Velipaşa Hanı'nı inşa ettirdiğini belirtti. Hanın planı hakkında verilen bilgiler şöyle: "Üst katta 43, alt katta 16 oda olmak üzere toplam 59 odadan meydana gelen 1 kahvehane, iki ahır, 10 dükkan, bir miktar avlu ve ikişer kanatlı sokak kapısı içeriyor. Velipaşa Hanı'nın 1866 ila 1885 arasındaki bir tarihte inşa edilmiş. Velipaşa'dan günümüze kalan yapıların en önemlisinden biri Velipaşa Konağı. Bugün belediyemiz burayı bir kültür merkezi olarak kullanıyor."

Işık, hanın Osmanlı şehir içi hanlarının özelliklerini taşıdığını ve önemli bir farklılık olarak üç katlı olduğunu; üçüncü katın bir dönem otel olarak kullanıldığını kaydetti.

Baltacı Mehmet Paşa ve Osmancık'ın rolü

Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu ise Osmancıklı Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa'nın yaşam öyküsü ve Osmancık'ın Osmanlıdaki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gündoğdu, sunumunda şu tespiti aktardı: "Osmancık’ın, Osmanlı Devleti’nde üç sadrazam çıkarmış olması bölgenin bu dönemde oynadığı rolle alakalıdır. 17. yüzyılda Baltacı Mehmet Paşa ile bu sayı üçe çıkıyor. Osmancıklıların da haklı olarak övündükleri gibi bir 'sadrazamlar şehri' sıfatını Baltacı Mehmet Paşa ile tamamlamış olacaktır."

Gündoğdu, Baltacı Mehmet Paşa'nın gençliğinin Osmancık'ta geçtiğini, sağlıklı ve zinde bir vücuda sahip olduğunun kayıtlı olduğunu; gemicilik işleri nedeniyle Akdeniz sahillerinde dolaştığını ve Kuzey Afrika'da tanıştığı bir Mağripli şeyhin ileride vezir-i azam olacağına dair haber vermesinin saray hizmetine yönelmesine neden olduğunu aktardı. Ayrıca akrabasından Hacı Sefer aracılığıyla Baltacı Ocağı'na girdiği, bu nedenle "Baltacı" adıyla anıldığı; güzel sesi ve nefesi sayesinde musiki ile ilgilenip müezzin olarak da ün kazandığı ifade edildi.

Sempozyumun çıktıları ve çağrı

Sempozyum, Çorum'un somut mirasına ilişkin arşiv verilerinin ve yerel tarih anlatılarının akademik platformda değerlendirilmesine zemin hazırladı. Etkinlikte öne çıkan ortak mesajlar arasında tarihi yapıların korunması, şehir belleğinin yaşatılması ve mevcut eserlerin gelecek nesillere aktarılması gereği yer aldı.

Katılımcıların vurguları, hem akademik çalışmaların hem de yerel yönetimlerin iş birliğiyle mirasın korunmasına yönelik adımların önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Çorum'da tarihe iz bırakanlar sempozyumda anlatıldı

Çorum'da tarihe iz bırakanlar sempozyumda anlatıldı

Yazar
EDİTÖR

Zeynep Kaya

Merhaba, ben Zeynep Kaya. 25 yaşındayım, İzmir'den çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem kategorisinde veri gazeteciliği yapıyorum. Rakamlar benim işim. Anketlerin, istatistiklerin dilini halkın anlayacağı şekilde haberleştiriyorum. Genelde sessiz ama çok dikkatli bir yapıya sahibim.